Fransa'da bir otomobil bayisinde ticari direktör olarak çalışan Thomas'ın işten çıkarılmasının ardından başlattığı hukuk mücadelesi yaklaşık 6 yıl sürdü. 1998 yılından beri şirkette çalışan Thomas, 2020 yılında "ağır kusur" gerekçesiyle görevden uzaklaştırıldı ve ardından işine son verildi. Ancak davada fesih mektubundaki bir ayrıntı öne çıktı: Belgeyi imzalayan kişinin şirket adına bu işlemi yapmaya yetkili olup olmadığı.
Thomas, sipariş yönetimi, müşteri ilişkileri ve ekip taleplerine yanıt vermeme gibi gerekçelerle 24 Haziran 2020'de görevden uzaklaştırıldı. 22 Temmuz'da ise işine son verildi. Fesih mektubunun altında yer alan "pour ordre", yani "vekaleten" ifadesi dava sürecinde belirleyici oldu. Belgeyi imzalayan kişinin Thomas'ın çalıştığı şirketin değil, grubun bordro işlemlerini yürüten başka bir şirketin insan kaynakları sorumlusu olduğu belirlendi.
Şirket, fesih belgesini imzalayan kişinin işveren adına karar alma yetkisine sahip olduğunu mahkemede kanıtlayamadı. İlk derece iş mahkemesinde sonuç alamayan Thomas, dosyayı istinaf mahkemesine taşıdı. Üst mahkeme, belgeyi imzalayan kişi ile işveren arasında gerekli yasal yetki bağının kurulamadığına hükmetti. Bu nedenle fesih işlemi usulen geçersiz kabul edildi.
İmza yetkisine ilişkin sorun nedeniyle mahkeme, şirketin Thomas'a yönelttiği "ağır kusur" iddialarının içeriğini incelemeye gerek görmedi. Mahkeme, işten çıkarmanın gerçek ve geçerli bir nedene dayanmadığına karar verdi. Bunun sonucunda Thomas'ın tazminat ve diğer işçilik alacaklarının ödenmesine hükmedildi.
Yaklaşık 6 yıl süren yargılama sürecinin ardından karar 1 Nisan 2026'da onandı.
130 bin euro maddi tazminat,60 bin 600 euro kıdem ve işten çıkarılma tazminatı,27 bin 270 euro ihbar süresi ödemesi,10 bin euro kötü çalışma koşulları tazminatı
Görevden uzaklaştırıldığı döneme ilişkin maaş ve izin alacaklarının da eklenmesiyle şirketin ödeyeceği toplam tutar 242 bin 595 euroya ulaştı.
