SECO'nun haziran ayı raporuna göre, İsviçre ekonomisinin 2025 yılında %0,9, 2026 yılında ise %1 oranında büyümesi bekleniyor. Kurum daha önce 2026 için %1,1 büyüme öngörüyordu. Bu revizyonun arkasında ise Avrupa pazarındaki toparlanmanın beklenenden daha yavaş ilerlemesi yatıyor.
Raporda özellikle dış ticaretin ve ihracat kalemlerinin ekonomiyi ayakta tutan en güçlü unsur olmaya devam ettiği vurgulandı. İlaç, kimya ve saat ihracatındaki istikrarlı seyir, iç talepteki zayıflığı bir nebze telafi ediyor.
SECO sadece 2026 yılını değil, 2027 yılını da revize etti. Daha önce %1,7 olarak açıklanan 2027 büyüme beklentisi %1,6'ya çekildi. Böylece her iki yıl için de öngörülen büyüme oranı, 1980'den bu yana ortalama %1,8 olan tarihi ortalamanın altında kalmış oldu.
Bu tablonun nedeni olarak, küresel ticaret politikalarındaki belirsizlik ve jeopolitik riskler gösteriliyor. Özellikle Orta Doğu'daki gelişmelerin tedarik zincirleri üzerindeki baskısı ve enerji maliyetlerindeki dalgalanma, İsviçre gibi ihracata dayalı yapıları doğrudan etkiliyor.
İsviçre Maliye Bakanlığı'nın daha önceki açıklamalarında da vurguladığı gibi, Avrupa ekonomisindeki toparlanma zaman alıyor. Bu nedenle iç tüketimde beklenen sıçrama gerçekleşmedi. Büyümeyi sırtlayan ana unsur ise dış ticaret oldu.
Pharma devlerinin ve lüks tüketim markalarının ihracatı, frankın güçlü seyrine rağmen dirençli kaldı. Goldman Sachs da 2026 için %1,2'lik bir büyüme öngörerek, ticaretin ekonomik aktiviteyi destekleyeceğini belirtti.
Kısacası İsviçre %1,7'ye yükseltmedi, tam tersine temkinli bir şekilde beklentileri aşağı çekti. Ancak ticaretin gücü sayesinde resesyon riskinden uzak durmayı başarıyor. 2026 için %1'lik büyüme, küresel ölçekte yavaşlamaya rağmen İsviçre ekonomisinin hala dayanıklı kaldığını gösteriyor.
