CANLI
Ana Sayfa🇹🇷 Türkiye🌍 Dünya📈 Ekonomi⚽ Spor💻 Teknoloji🎭 Magazin
Ana SayfaTürkiyeKaplumbağa "Mahmut" ile serbest dalıcını
🇹🇷 Türkiye

Kaplumbağa "Mahmut" ile serbest dalıcının sıra dışı dostluğu

Haberler.com·🕐 12 sa önce·👁 0 görüntülenme
Kaplumbağa "Mahmut" ile serbest dalıcının sıra dışı dostluğu
- Demre'de sarı kanosuyla gönüllü su altı temizliği yapan Sercan Demirkaya'nın "Mahmut" adını verdiği yeşil deniz kaplumbağasıyla yaklaşık 5 yıldır süren karşılaşmaları özel bir hikayeye dönüştü Demirkaya: "Biz, 3-4 kaplumbağayla beraber sürekli dalış yapıyorduk. Ama onlar bir süre sonra artık gitti. Hala zaman zaman gördüğüm oluyor ama beni hiç bırakmayan, hiçbir zaman yanımdan ayrılmayan tek Mahmut oldu"

Antalya'nın Demre ilçesinde gönüllü olarak su altı temizliği yapan serbest dalıcı Sercan Demirkaya ile "Mahmut" adını verdiği dişi yeşil deniz kaplumbağasının yaklaşık 5 yıldır aynı sularda süren karşılaşmaları sıra dışı bir dostluğa dönüştü.

Yılın büyük bölümünde Çayağzı Limanı ve çevresinde sabahın erken saatlerinde sarı kanosuyla denize açılan Demirkaya, su altından atık topladığı sırada Mahmut'la sık sık bir araya geliyor.

Demirkaya'nın sarı kanosunu gördüğünde yanına yaklaşan "Mahmut", uzun süre çevresinde yüzüyor ve zaman zaman yüzgeciyle ona temas ediyor.

Yıllardır aynı bölgede karşılaşan ikili arasında, günlük rutinlerinin bir parçası haline gelen sıra dışı bir bağ oluştu.

Yaklaşık 19 yıldır ilçede yaşayan, serbest dalıcılığın yanı sıra fotoğraf ve video alanında çalışmalar yapan Demirkaya, AA muhabirine, buraya taşınmasının en önemli nedenlerinden birinin deniz kaplumbağaları olduğunu anlattı.

Demirkaya, "Karadaki iş stresi ya da can sıkıntısını gidermek için kendime tek bulduğum yer direkt deniz altı, suyun altı oluyor. Zaten ilkokulda denize dalma sevdam ya da tutkusu ya da hobisi mi diyeyim. O şekilde başladı." dedi.

Mahmut'la ilk karşılaşmasının, fotoğraf arşivini incelediğinde aslında yaklaşık 11 yıl öncesine dayandığını fark ettiğini anlatan Demirkaya, o dönem deniz kaplumbağalarını henüz bireysel özellikleriyle ayırt etmediğini söyledi.

"O zamanlar kaplumbağaların su altı çekimine de bu kadar odaklanmamışım. Kaplumbağaya bakıyorum ama öyle spesifik olarak bakmıyorum. Hani herkesin dediği gibi, 'Nasıl tanıyorsun, nasıl tanıyorsun?' diyorlar ya, hepsi aynı gözüyle bakıyordum. O süreçle Mahmut'la bire bir tanışma arasında yaklaşık 4-5 sene bir fark var. Ben o süre zarfında hala kaplumbağalara sürekli dalış yapıyorum, sürekli onlarla dalıyorum. Dikkatimi çekmesi epey bir süre, 4-5 sene sürdü."

Demirkaya, 2021'den itibaren Mahmut'u diğer deniz kaplumbağalarından ayırt etmeye başladığını ve onu gözlemlediğini belirterek, "Biz, 3-4 kaplumbağayla beraber sürekli dalış yapıyorduk. Ama onlar bir süre sonra artık gitti. Hala zaman zaman gördüğüm oluyor ama beni hiç bırakmayan, hiçbir zaman yanımdan ayrılmayan tek Mahmut oldu. Bu sene beşinci senemizdeyiz." diye konuştu.

"Mahmut" ismi bir skeçten geliyor

Demirkaya, deniz kaplumbağasına "Mahmut" ismini verme hikayesini de şöyle anlattı:

"Tolga Çevik'in sunduğu, yani oynadığı Komedi Dükkanı skeçleri, programı vardı. Çok çok fazla severdim. Hatta sürekli günübirlik izlerdim. Onun böyle skeçlerinde ya da sahnelerinde hep 'Arkadaşım, ismin ne?' dediklerinde 'Mahmut' deyip geçiştiriyorlar. Yani karakterlerin adı genelde Mahmut oluyordu. Benim de Mahmut'la aynı şekilde oldu. İlk gördüm, radara girdi. Sürekli aynı kaplumbağa olduğunu fark ettim. Sürekli görüşmeye başladık. Oradan Mahmut diye çıktı, Mahmut diye kaldı."

Mahmut'un dişi olmasına rağmen ismini değiştirmeyeceğini anlatan Demirkaya, onun kendisini ve kullandığı kanoyu ayırt ettiğini düşündüren karşılaşmalar yaşadığını dile getirdi.

Demirkaya, bunu gözlemlemek için arkadaşlarıyla denemeler de yaptıklarını ifade ederek, "Her seferinde sadece direkt benim olduğum kanoya geliyor. İkincisi de bir arkadaşımızla sahilde Mahmut'u bulduk. Ben kıyıdaydım o sırada. Mahmut kanoya gitti. Kanonun etrafında dönüyor, üstündeki insanlarla beraber. Ben de kıyıdan denize gireceğim. Denize kıyıdan girmem gerekti. O gün denize sadece 3-5 metre adım attım. Dizime kadar girdim. Hayvan bir anda kanoyu bırakıp, bir anda dönerek hızla gelip etrafımda dolanmaya başladı." diye konuştu.

Onu birkaç gün göremediğinde endişelendiğini, bölgedeki tekne kaptanlarının da zaman zaman kaplumbağanın durumuyla ilgili haber verdiğini aktaran Demirkaya, video atılmasının kendisini mutlu ettiğini söyledi.

Demirkaya, bu sezonda 2-3 gün Mahmut'u bulamadığı zamanlar olduğuna değinerek, "O zaman ciddi anlamda kafaya takıyorum. Çünkü burada başka bir canlı tarafından herhangi bir saldırıya uğramış olabilir. Fiziksel bir dış hasar ya dediğim gibi tekneler, pervaneler... Bir şekilde onu görmem lazım. Etrafa soruyorum. Onlardan da haber yoksa eğer bu defa ciddi ciddi kendisini bulana kadar aramaya başlıyorum. Çok şükür şu ana kadar hiçbir sıkıntı yaşamadık." ifadelerini kullandı.

"İki-üç dakika geçmedi, karşımdaydı"

Geçirdiği kaza nedeniyle bir yıl denizden uzak kaldığı bir dönemde Mahmut'la yaşadığı karşılaşmayı da anlatan Demirkaya, şunları aktardı:

"Yavaş yavaş değneklerle adım atmaya başladığımda ilk geldiğim yer burası oldu. Hani belki bir umut diye, sadece bir kere. Bir keresinde yine gelip burada limanda çekek yeri dediğimiz, yürüyerek denize girebileceğimiz bir yer var. Oraya gittim. İşte orada oturuyorum. Yavaş yavaş artık diz kapaklarına kadar denize girebileceğim dönemlerdi. Mesela orada çok hoşuma gitmişti. Orada olacağını hiçbir şekilde beklemiyorum. Denize girdim 2-3 dakika geçmedi, karşımdaydı. Bildiğin önümde Mahmut'u gördüm. Hani ya tesadüf mü, yoksa gerçekten mi? Hayvan istediğimde geliyor. Hiçbir fikrim yok ama ben hissedip geliyor kısmına inanmayı tercih ediyorum."

"Karşılaşmalarımda ona dokunmuyorum"

Demirkaya, onunla karşılaşmalarında zorunlu olmadıkça kaplumbağaya dokunmadığını, zaman içinde onun kendisine yönelik temasının arttığını söyledi.

Mahmut'un dalış sırasında başını bile okşadığına dikkati çeken Demirkaya, "Kafa okşaması bir hobi oldu. En sevdiği şey tokat. Bu arada gerçekten çok güzel tokat atıyor. Dürüst olmak gerekirse mecbur kalmadıkça dokunmuyorum. Bazen çok mecbur kalırsam kendimden uzaklaştırmak zorunda kalıyorum ama o artık ilk dönemlerdeydi. Hatta sosyal medyada falan videoları görünce 'Artık evlenin, artık bir araya gelin de biz de kurtulalım.' ya da 'Artık öpsün seni de biz de rahatlayalım.' diyorlar. ya benim hayatımda gördüğüm ciddi anlamda en sosyal deniz kaplumbağası. Çünkü her suyun altına indiğimde ya başıma gelir, ya başımı okşar. ya ne bileyim ufaktan gelir yanağıma tokat atar, ya kameraya kafasını böyle dürtmeye başlar. Her sene 'Bu kadar da olmaz.' dediğim şeyler bir sonraki sene fazlasıyla oluyor. Yani resmen bu sene mesela ciddi ciddi elini omzuma atıp böyle arkadaş gibi ya da teselli eder gibi sarılmışlığı var. Bu artık benim için en üst noktaydı." diye konuştu.

"Bir şekilde birbirimizi buluyoruz"

"Özellikle tam yaz sezonunda, Mahmut ilk geldiğinde birkaç aylık süreç boyunca sabah gün doğumunda kalkarım." diyen Demirkaya, onun yanına gidene kadar suyun altını tarayarak orada bulduklarını kanonun içine attığını anlattı.

Demirkaya, bu sürede kaplumbağanın yanına geldiğini belirterek, "O büyük ihtimalle ya beni buluyor ya da ben onu buluyorum. Bir şekilde birbirimizi buluyoruz. Hani 'Ne buldun, ne çıkardın?' diye böyle sürekli evcil hayvan gibi arkamda dolanıyor. Büyük ihtimalle merak ediyor. Çünkü rengarenk, renkli renkli şeyler buluyorsun." ifadelerini kullandı.

Mahmut'la yıllar sonra da aynı sularda karşılaşmayı istediğini dile getiren Demirkaya, bundan 15 yıl sonra da hem onunla hem de yavrusuyla birlikte yüzme düşüncesinin çok muazzam olduğunu kaydetti.

"Bence en güzel dönemlerimiz şu sıralar"

Yıllar içerisinde Mahmut'un hareketlerini ve vücut dilini daha iyi anlamaya başladığını söyleyen Demirkaya, "Bu süre zarfında şundan çok emin oldum: Yüzdüğü kısımlara gittiğimde oradaysa eğer benim yanıma geleceğine artık tamamen eminim. O yüzden arkadaşlığımızın iyi bir seviyede olduğunu düşünüyorum. Ama 'Ara ara hırçın.' dememin kastı da işte bazen dediğim gibi o tokat yemeler ya da kafamın üstüne oturması, göbeğimin üstüne oturması ve vücut temasını çok seviyor. Teması çok sevmesi, bu bence arkadaşlığımızın çok iyi bir dönemde olduğunu söylüyor." diye konuştu.

Demirkaya, Mahmut'un her yıl bölgeden ayrıldığı dönemin kendisi için zor olduğunu, kaplumbağanın dönüşünü artık sosyal medyadan hikayelerini takip edenlerin de beklediğini anlattı.

"Güle güle gitsin, güle güle gelsin"

Onun ekimin ilk haftasında gideceğini tahmin ettiğini aktaran Demirkaya, "Gittiğinde zaten ertesi gün hemen anlıyorsun. Yani ertesi gün bir umut diyorsun. İki, üç, dördüncü gün derken 'Tamam.' diyorsun, 'Artık gitti.' ya sadece kendine dikkat etmesini isterim. Başka hiçbir şey istemiyorum. Yani güle güle gitsin, güle güle gelsin." ifadelerini kullandı.

Artık Mahmut'un gelmesini bekleyen sadece kendisinin olmadığını dile getiren Demirkaya, şunları kaydetti:

"Gerçekten arka planda binlerce insan var. 'Tamam, seni de seviyorum, seni de takip ediyoruz ama senden çok Mahmut'u takip ediyorum.' diye çok mesaj alıyorum. O yüzden sağ salim gidip sağ salim gelmesini istiyorum. Hatta bana kalırsa hiç gitmemesi ama yapacak bir şey yok. Kendimi çok şanslı hissediyorum, ciddi anlamda ben bu arkadaşlıktan sonra, bu yıllardan sonra kendimi çok özel hissediyorum. Çünkü böyle bir deniz kaplumbağasıyla böyle bir ilişki kurabilmek, ne bileyim? Sanırım herkese nasip olmaz."

Kaynak: Haberler.comOrijinal Habere Git →
İlgili Haberler