Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, Budapeşte Finans Zirvesi’nde küresel ekonomideki dönüşüm ve merkez bankalarının rezerv politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Küresel ekonomik entegrasyonun son yıllarda önemli kazanımlar sağladığını belirten Karahan, jeopolitik rekabetin artmasıyla ülkelerin artık yalnızca maliyet ve verimliliği değil, ekonomik ilişkilerin güvenliğini de dikkate aldığını ifade etti.
Karahan, jeopolitik gerilimlerin enerji ve kritik girdiler üzerinde daha uzun süreli arz şoklarına yol açabileceğini belirterek, para politikasında şokların doğrudan etkisinden çok enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları üzerindeki sonuçlarının takip edilmesi gerektiğini söyledi.
Rezerv yönetiminde altının öneminin arttığına dikkat çeken Karahan, merkez bankalarının altın talebinin yüksek seviyede olduğunu belirtti. Altının rezervlerdeki payının 2020’li yıllarda yüzde 11’den yüzde 29’a yükseldiğini aktaran Karahan, bu eğilimin doların küresel rezerv para konumunun sona erdiği anlamına gelmediğini vurguladı.
Doların uluslararası finans sisteminde hâlâ güçlü ve likit bir konumda olduğunu belirten Karahan, artan jeopolitik riskler ve piyasalara erişim belirsizliklerinin rezerv tercihlerinde değişime neden olduğunu söyledi.
Karahan, küresel ekonominin daha parçalı hale geldiği dönemde rezerv yönetiminde güvenlik, likidite ve getirinin yanı sıra erişim unsurunun da dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
