Kedilerin birbirini yalaması, aynı evde yaşayan hayvanlar arasında sık görülen davranışlardan biri. Bilimsel olarak “allogrooming” adı verilen bu davranış uzun süre doğrudan sevgi, yakınlık ve sosyal bağlarla açıklansa da araştırmalar daha karmaşık bir tabloya işaret ediyor. Yalama kimi zaman kedileri birbirine yaklaştırırken, bazı durumlarda gerilimi azaltmak, çatışmadan kaçınmak ya da sosyal üstünlük kurmak için de kullanılabiliyor.
Serbest dolaşan kedi kolonileri üzerine yapılan gözlemler, karşılıklı yalamanın sosyal grup içindeki bağları güçlendirdiği ve ortak bir grup kokusunun oluşmasına katkı sağladığı görüşünü desteklemişti. Ancak 1998'de 25 kediyle yürütülen bir araştırmada yalama seanslarının yaklaşık yüzde 35'inde agresif davranışların görülmesi, bu yaklaşımın tek başına yeterli olmayabileceğini ortaya koydu.
Araştırmacılar, özellikle kapalı alanlarda doğrudan kavganın taşıdığı risk nedeniyle kedilerin yalamayı gerginliği kontrol altında tutan bir sosyal araç olarak da kullanabileceğini değerlendiriyor.
Belçika'daki Ghent Üniversitesi'nden kedi davranışı uzmanı Morgane Van Belle ve ekibi, 53 iki kedili evden alınan videoları inceleyerek karşılıklı yalamanın farklı durumlarda farklı işlevler üstlenebildiğini gösterdi. Birbirine sokulan ve benzer beden duruşları sergileyen kediler arasındaki yalama, sosyal bağları destekleyen bir davranış olarak öne çıkıyor. Özellikle duyu sinirleri açısından zengin kulak bölgesinin yalanması kediler üzerinde rahatlatıcı bir etki oluşturabiliyor. Bazı yalama seansları ise oyunun başlangıcı niteliğinde olabiliyor.
Bununla birlikte aynı davranış her zaman huzurlu biçimde sonlanmıyor. Kulakların geriye yatırılması, ısırma veya patileme gibi hareketler yalamanın ardından çatışmanın başlayabildiğini gösteriyor. Kedilerden birinin diğerinin üzerine eğildiği ve stres işaretlerinin görüldüğü durumlarda davranışın anlamı daha da değişebiliyor.
Bu tür anlarda yalama, örneğin bir uyuma alanını ele geçirmek isteyen kedinin doğrudan kavgaya girmeden karşısındakini uzaklaştırmasını sağlayan bir yatıştırma sinyali olabilir. Boyun bölgesine yönelen yalamanın ise bazı durumlarda örtülü bir agresif tehdit niteliği taşıyabileceği değerlendiriliyor.
Karşılıklı yalamanın yalnızca sosyal iletişimle açıklanamayabileceğine dair bir başka ipucu, kedilerin hedef aldığı bölgelerde ortaya çıkıyor. Baş ve boyun, kedilerin kendi başlarına temizlemekte en fazla zorlandıkları alanlar arasında yer alıyor. Kedilerin birbirlerini özellikle bu bölgelerden yalaması, davranışın hijyenik bir işleve de sahip olabileceği görüşünü güçlendiriyor.
Karşılıklı yalamanın ne sıklıkta görüldüğü üzerine çalışan veteriner davranış bozuklukları uzmanı Dr. Terry Curtis de hijyen açıklamasını makul buluyor. Bununla birlikte yabani kedilerin ev kedilerinden farklı yalama biçimleri gösterebileceğine dikkat çekiyor. Curtis, 25 yıllık mesleki deneyimine dayanarak kedilerin zihinsel dünyasını tamamen çözmenin son derece güç olduğunu vurguluyor. Davranış üzerinde sosyal bağ, stres, alan paylaşımı, oyun ve temizlik gibi birden fazla etkenin aynı anda rol oynayabilmesi, karşılıklı yalamanın tek ve kesin bir açıklamasının bulunmasını zorlaştırıyor.
Bu nedenle bir kedinin diğerini yalaması tek başına “sevgi gösterisi” olarak okunabilecek basit bir işaret değil. Davranışın anlamını anlayabilmek için kedilerin beden dili, birbirlerine göre konumları ve yalamanın öncesinde ya da sonrasında yaşananlar birlikte değerlendirilmek zorunda.
