CANLI
Ana Sayfa🇹🇷 Türkiye🌍 Dünya📈 Ekonomi⚽ Spor💻 Teknoloji🎭 Magazin
Ana SayfaTürkiyeKontrolsüz ağrı kesici kullananlara "böb
🇹🇷 Türkiye

Kontrolsüz ağrı kesici kullananlara "böbrek" uyarısı!

Haberturk·🕐 9 sa önce·👁 0 görüntülenme
Kontrolsüz ağrı kesici kullananlara "böbrek" uyarısı!
Ağrı kesiciler günlük yaşamda sık kullanılan ilaçlar olsa da kontrolsüz kullanımı böbreklerde hasar oluşturabiliyor

Baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları, diş ağrısı ya da ateş… Ağrı kesiciler günlük yaşamda sık kullanılan ilaçlar arasında yer alıyor. Ancak daha önce benzer bir şikayette kullanılmış olmaları, her koşulda kontrolsüz biçimde kullanılabilecekleri anlamına gelmiyor. Özellikle bazı ağrı kesicilerin gereğinden sık, yüksek dozda veya kişinin mevcut hastalıkları ve kullandığı diğer ilaçlar dikkate alınmadan kullanılması böbrek fonksiyonlarını olumsuz etkileyebiliyor.

İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Füsun Topçugil, ağrı kesici kullanımında yalnızca ilacın türünün değil; kullanım süresinin, dozunun, kişinin yaşı, böbrek fonksiyonları, eşlik eden hastalıkları, sıvı kaybı yaşayıp yaşamadığı ve kullandığı diğer ilaçların da birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Böbrekler, kandaki atık maddelerin süzülmesi ve vücudun sıvı-elektrolit dengesinin korunması gibi önemli görevler üstleniyor. Böbreklerin bu işlevlerini sürdürebilmesi için yeterli kan akımının korunması gerekiyor.

Steroid olmayan antiinflamatuvar ilaçlar (NSAİİ) olarak adlandırılan bazı ağrı kesiciler, ağrı ve inflamasyonla ilişkili mekanizmalar üzerinde etkili olurken böbreklerde kan akımının düzenlenmesine katkı sağlayan prostaglandinlerin üretimini de azaltabiliyor. Özellikle böbreğe giden kan akımının zaten azaldığı bazı durumlarda bu etki daha önemli hale gelebiliyor.

Uzm. Dr. Topçugil, “Ağrı kesicilerin böbrek üzerindeki etkisini değerlendirirken yalnızca ‘hangi ilaç kullanıldı?’ sorusuna bakmıyoruz. İlacın ne kadar süre ve hangi dozda kullanıldığı, kişinin yeterli sıvı alıp alamadığı, böbrek fonksiyonları, tansiyon ve diyabet gibi kronik hastalıklarının bulunup bulunmadığı ve eş zamanlı kullanılan ilaçlar da önem taşıyor. Bu nedenle aynı ilacın oluşturabileceği risk her bireyde aynı olmayabilir” dedi.

Ağrı kesici kullanımında gözden kaçabilen durumlardan biri de sıvı kaybı. Kusma, ishal, yüksek ateş veya yeterli sıvı alınmaması nedeniyle vücudun susuz kaldığı dönemlerde böbreklere ulaşan kan miktarı azalabilir.

Bu tabloya böbrek kan akımını etkileyebilen bir NSAİİ'nin eklenmesi, bazı kişilerde akut böbrek hasarı gelişme riskini artırabiliyor. Yoğun sıvı kaybının bulunduğu dönemlerde kişinin kendi kararıyla ve tekrarlayan şekilde ağrı kesici kullanması konusunda dikkatli olunması gerekiyor.

Ağrı kesicilerin yalnızca tek başına değil, kişinin kullandığı diğer ilaçlarla birlikte değerlendirilmesi de önemlidir. Bazı tansiyon ilaçları ile idrar söktürücülerin NSAİİ grubu ilaçlarla birlikte kullanılması, belirli koşullarda böbrek fonksiyonları açısından risk oluşturabiliyor.

Ağrı kesicilerin böbrekler üzerindeki olası etkileri herkeste aynı düzeyde değil. Önceden böbrek fonksiyonlarında azalma bulunanlar, ileri yaştaki bireyler, hipertansiyon, diyabet veya kalp yetmezliği bulunanlar ile sıvı kaybı yaşayan kişilerde risk artabiliyor.

İdrar söktürücü veya böbrek kan akımı ve basıncı üzerinde etkili bazı tansiyon ilaçlarını kullanan kişilerin de reçetesiz ağrı kesici kullanımında daha dikkatli olması gerekiyor. Bu durum, söz konusu kişilerin hiçbir koşulda ağrı kesici kullanamayacağı anlamına gelmiyor. Kullanılacak ilacın türü, dozu ve süresinin kişinin sağlık durumuna göre değerlendirilmelidir.

Uzman hekim tarafından önerilen dozun aşılması özellikle karaciğer açısından ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Ayrıca farklı ilaçların içerisinde aynı etken maddenin bulunması nedeniyle kişinin farkında olmadan toplam dozu artırması mümkün olabiliyor.

Bu nedenle “hangi ağrı kesici daha güvenli?” sorusunun yanıtı yalnızca ilaç grubuna göre değil; kişinin sağlık durumu, kullandığı diğer ilaçlar ve ağrının nedeni dikkate alınarak verilmelidir.

Tekrarlayan baş, bel, eklem veya başka bir bölgedeki ağrıyı sürekli ilaçla baskılamak, ağrının altında yatan nedenin değerlendirilmesini geciktirebilir. Ağrı kesici ihtiyacının giderek sıklaşması veya kişinin günler boyunca düzenli olarak ilaç kullanma gereksinimi duyması durumunda yalnızca kullanılan ilacı değiştirmek yerine ağrının kaynağının araştırılması gerekir.

Topçugil, “Ağrı vücudun verdiği bir belirtidir. Tekrarlayan ağrıda yalnızca semptomu baskılamaya odaklanmak yerine nedeninin değerlendirilmesi gerekir. Özellikle kişinin ağrı kesici kullanım sıklığı artıyorsa, birden fazla ilaç kullanıyorsa veya eşlik eden kronik hastalıkları bulunuyorsa kontrolsüz ilaç kullanımından kaçınılmalıdır” dedi.

Akut böbrek hasarı bazı kişilerde idrar miktarında azalma, bulantı, halsizlik, iştahsızlık veya vücutta şişlik gibi belirtilerle ortaya çıkabilir. Ancak böbrek fonksiyonlarındaki bozulma her zaman erken dönemde belirgin yakınmalara neden olmayabilir.

Böbrek fonksiyonlarının değerlendirilmesinde kan kreatinin düzeyi ve buna göre hesaplanan tahmini glomerüler filtrasyon hızı (eGFR) gibi laboratuvar değerlerinden yararlanılabilir. Gerektiğinde idrar incelemeleri ve kişinin klinik durumuna göre farklı tetkikler de değerlendirmeye dahil edilebilir.

Uzm. Dr. Füsun Topçugil sözlerini şöyle tamamladı: “İlaçların doğru kullanıldığında önemli bir tedavi aracı olduğunu unutmamak gerekiyor. Buradaki temel konu ağrı kesicilerden korkmak değil, bilinçsiz ve gereksiz kullanımdan kaçınmaktır. Özellikle kronik hastalığı bulunan, düzenli ilaç kullanan veya sık ağrı kesici ihtiyacı duyan kişilerin kendi kendine ilaç kullanımını sürdürmek yerine sağlık profesyoneline danışması önemlidir.”

Kaynak: HaberturkOrijinal Habere Git →
İlgili Haberler