Eski Millî İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun 2011 yılında Silivri Cezaevi'ndeki ölümüne ilişkin ikinci dalga operasyonda gözaltına alınan gazeteci Selahattin Günday hafta sonu tutuklandı. Günday'la birlikte iki acil tıp teknisyeni de cezaevine gönderildi.
Savcılık, gazeteci Selahattin Günday'ı "istihbarat faaliyetiyle ilgili bilgi ve belgeleri ifşa etmek" ve "kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak", iki acil tıp teknisyenini (ATT) ise "kasten öldürme" suçlamasıyla tutuklama talebiyle sulh ceza hâkimliğine sevk etti.
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının tutuklamaya sevk gerekçesinde Günday ve iki sağlık personelinin "üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve tutuklama nedeninin bulunduğu" savunuldu.
Silivri Sulh Ceza Hakimliği de aynı suçlardan tutuklama kararı verdi. Hakimlik gerekçesinde, şüpheliler hakkında "somut olgulara dayalı kuvvetli şüphe nedenleri" bulunduğu belirtildi.
Günday'a yöneltilen suçlama 10 Mart 2011'de Kozinoğlu'nun Beşiktaş Adliyesi'ne girişinde gizli görüntü çektiği iddiasına dayanıyor.
Birlikte gözaltına alındığı kameraman İdris T. ise adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.
Gazeteci Selahattin Günday adliyedeki ifadesinde görüntüyü kendisinin çekmediğini söyledi. Kozinoğlu'nun adliyeye geldiği gün kameraman arkadaşı İdris T. ile görev yaptığını belirten Günday, Odatv soruşturması kapsamında Kozinoğlu'nun adliyeye geleceğinin basında yer alması üzerine 50'yi aşkın gazeteciyle adliye önünde beklediklerini anlattı.
Arka kapıda yaşanan hareketlilik üzerine gazetecilerle birlikte buraya gittiklerini anlatan Günday, iki kişinin adliyeye girmeye çalıştığını ve gazetecilerin bu kişilerden birinin Kozinoğlu olabileceğini düşünerek çekim yaptığını, kendilerinin ise "görüntüyü çekemedik diye üzüldüğünü" anlattı.
Yaklaşık 10-15 dakika sonra Kozinoğlu'nun protokol kapısından yeniden geldiğini belirten Günday, bu kez Kozinoğlu olduğunu sonradan anladığı kişinin sakin şekilde adliyeye girdiğini ve bu görüntüyü kameraman İdris T.'nin kayda aldığını söyledi. Günday, "Hatta o görüntüde siyah Adidas logolu bereyi takan benim ve yanımdakiler de benim gibi gazetecilerdir" dedi.
İdris T.'nin çektiği görüntüyü haber merkezine ulaştırdıklarını ve son dakika bilgisi olarak haberleştirdiklerini belirten Günday, merkeze gönderdikleri görüntünün arka kapıdan giriş görüntüsü olmadığını hatırladığını söyledi. Arka kapı görüntüsünün başka haber ajanslarından veya orada çekim yapan diğer gazetecilerden alınmış olabileceğini belirten Günday, "Ancak ben bu hususu tam olarak hatırlamıyorum" ifadelerini kullandı.
Günday, basında Kozinoğlu'nun ölümünün kalp krizi olarak haberleştirildiği dönemde "ölümün şüpheli" olabileceği haberini yapan ilk gazeteci olduğuna da dikkat çekti.
Günday, gazeteciliğin etik değerlerine bağlı davrandığını ve gazetecilik dışında başka bir amacının olamayacağını da söyledi.
Selahattin Günday'ın avukatları da üç temel gerekçeyle suçlamaya ve tutuklamaya karşı çıkıyor.
Avukatlar görüntüleri Selahattin Günday'ın çekmediğine, o tarihte MİT Kanunu'nun 27'nci maddesindeki hükümlerin yürürlükte olmadığına ve 15 yıllık zaman aşımının dolduğuna işaret ediyor.
Günday'ın avukatları Hüseyin Ersöz ve Enes Hikmet Ermaner, savcılık ifadesinde Kaşif Kozinoğlu'nun girdiği ve görüntülendiği kapının Beşiktaş Adliyesi Ek Binası'nın duruşma salonlarına açılan giriş olduğunu belirtti. Günday ve kameramanların olay günü bu kapıda bulunmadığını ve burada herhangi bir görüntü çekmediğini savunan avukatlar şunları kaydetti:
"Savcılık makamı tarafından bize sorulan ve Cihan Haber Ajansı muhabirinin göründüğü fotoğrafın üzerinde İhlas Haber Ajansının logosu bulunmaktadır. Söz konusu alana müvekkilimiz tarafından gidilmemiş, ifadesinde de açıkça belirtildiği üzere o alanda bir kamera kaydı gerçekleştirilmemiştir."
Avukatlar, Günday'ın kolluk ifadesine 2011 yılına ait üç haberden oluşan 12 sayfalık bir dosya sunduklarını da belirtti. Bu haberlerde, ölümün şüpheli olabileceğine ilişkin açıklamaların, Kozinoğlu'nun avukatı Hüseyin Yarsuvat ile yapılan röportajlarla kamuoyuna aktarıldığına dikkat çekildi.
Avukat Ersöz ayrıca 29 Nisan 2012 tarihli bir Anadolu Ajansı haberine dikkat çekti. Beşiktaş Adliyesi Ek Hizmet Binası'nın kapanması sırasında muhabirlerle yapılan röportajda, Cihan Haber Ajansı muhabirinin Kozinoğlu'nu ilk kez görüntüleyen kişi olduğunu kendi ağzından söylediğinin haberde yer aldığını belirtti.
Ersöz, Kozinoğlu'nun ismi ve fotoğrafının, Beşiktaş Adliyesi'ne gelmesinden çok önce de çok sayıda haber kanalı ve gazetede yayımlandığını vurguladı.
Selahattin Günday'ın avukatı Hüseyin Ersöz, X hesabından yaptığı paylaşımda, müvekkilinin tutuklanmasına tepki göstererek "Selahattin Günday, 2011 senesinde Kaşif Kozinoğlu'nun Beşiktaş Adliyesi'ne girerkenki görüntülerini haberlerleştirdiği iddiasıyla, '2011 senesinde yürürlükte olmayan' MİT Kanunu'nun 27'nci maddesi kapsamında tutuklandı" dedi.
MİT Kanunu'nda 2014 yılında esaslı değişiklikler yapıldığını ve söz konusu maddenin baştan sona yeniden düzenlendiğini belirten Ersöz, "2011 senesinde işlendiği iddia olunan bir suçtan, 2014 senesinde yapılan düzenleme dayanak gösterilerek tutuklama kararı verilmiş oldu" dedi.
Ersöz, tutuklama kararının zaman aşımına uğramış bir eyleme dayandırıldığını da savundu.
Kozinoğlu'nun Mart 2011'de Beşiktaş Adliyesi'ne gelişi ve adliye çevresindeki görüntülerinin birçok ajans ve gazete tarafından haberleştirildiğini belirten Ersöz, söz konusu fiilin "15 yıllık zaman aşımına uğramış olduğunu" söyledi.
Bu itirazları savcılık ifadesi ve Sulh Ceza Hakimliği sorgusunda dile getirdiklerini belirten Ersöz, "dikkate alınmadı ve ne yazık ki her yönüyle hukuk skandalı olan bir karara imza atıldı" dedi.
