CANLI
Ana Sayfa🇹🇷 Türkiye🌍 Dünya📈 Ekonomi⚽ Spor💻 Teknoloji🎭 Magazin
Ana SayfaTürkiyeKudüs aslında İstanbul’da düştü: 1917 Ha
🇹🇷 Türkiye

Kudüs aslında İstanbul’da düştü: 1917 Haydarpaşa patlaması

Yeni Şafak·🕐 11 sa önce·👁 0 görüntülenme
Kudüs aslında İstanbul’da düştü: 1917 Haydarpaşa patlaması
6 Eylül 1917’de Haydarpaşa Garı ve Limanı’nda yaşanan büyük patlama, sadece bir cephaneliği değil, Osmanlı Devleti’nin Orta Doğu’daki varlığını ve Kudüs müdafaasını yerle bir etti. Askeri kayıtlara "kaza" diye geçirilen ancak İngiliz ve Fransız istihbaratının ortak operasyonu olduğu belgelerle kanıtlanan bu sabotaj, Filistin’in düşüşüne ve bugün Gazze’de yaşanan soykırıma kadar uzanan bir felaketler zincirinin ilk halkası oldu.

Hadisenin arka planı 1917 yılının Mart ayına uzanıyor. İngilizlerin Bağdat’ı işgal etmesi üzerine Osmanlı idaresi, müttefiki Almanya ile birlikte Bağdat’ı geri almak ve Filistin cephesini tahkim etmek amacıyla "Yıldırım Ordular Grubu"nu teşkil etti.

Almanya; İngiliz birliklerini Orta Doğu çöllerinde bağlayarak Avrupa’daki Batı Cephesi’ni rahatlatmak ve Osmanlı’yı savaşta tutabilmek amacıyla devasa bir askera sevkıyat başlattı. Ssavaş uçakları, toplar, milyonlarca mermi ve teknik uzmanlardan oluşan askerler İstanbul’a aktarıldı.

Bu devasa desteği Filistin Cephesi’ne ulaştıracak tek bir çıkış kapısı vardı: Demiryolu hattının başlangıcı ve ikmal merkezi olan Haydarpaşa Garı ve Limanı. Bu sebeple 1917 yazının sonunda Haydarpaşa; yüz binlerce top mermisi, yakıt depoları, henüz montajı yapılmamış yeni savaş uçakları ve cepheye hareket emri bekleyen Mehmetçiklerle dolduruldu. Koca bir cephenin kaderi o rıhtımda toplandı.

Tarihler 6 Eylül 1917’yi gösterdiğinde rıhtımdaki vagonlarda ilk patlama meydana geldi. Saniyeler içinde cephane trenleri zincirleme olarak havaya uçtu; alevler akaryakıt depolarına sıçradı ve tarihi gar binasının çatısı ile kuleleri çöktü.

Alevlerin şiddetinden dolayı itfaiye ve askeri birlikler Haydarpaşa Hastanesi hizasından ileriye geçemedi; gar sahasına ancak ertesi gün öğleden sonra girilebildi.

Dönemin Harbiye Nezareti, halkta infial oluşmasını ve başkentin kalbindeki büyük güvenlik zafiyetini gizlemek amacıyla olayı kamuoyuna "cephane sandığının düşmesi sonucu yaşanan bir kaza" olarak duyurdu. Bu örtbasın bir diğer kritik sebebi ise yabancı ortaklı demiryolu şirketinin Avrupalı sigorta firmalarından tazminat alabilmesiydi; çünkü poliçeler sabotaj ve savaş eylemlerini karşılamıyordu.

Haydarpaşa’da cephanelerin yok olması doğrudan cephenin çöküşünü getirdi. Uçaksız, cephanesiz ve lojistik desteksiz kalan Osmanlı savunma hattı, patlamadan sadece 7 hafta sonra başlayan İngiliz taarruzuna direnemedi. Gazze savunması yarıldı ve 9 Aralık 1917’de Kudüs İngiliz işgaline uğradı.

İşgal yılları ve Kurtuluş Savaşı’nın çetin şartları içinde uzun yıllar unutulan bu büyük facia, son yıllarda yapılan arşiv çalışmalarıyla yeniden hafızalara kazındı.

Gar sahasının hemen arkasında bulunan ibadethanenin adı, yürütülen resmi girişimler sonucunda Haydarpaşa 1917 Şehitleri Camii olarak tescillendi. Her yıl 6 Eylül tarihinde bu camide düzenlenen merasimlerle; cepheye dahi varamadan payitaht rıhtımında şehadete yürüyen Osmanlı neferleri dualarla yad ediliyor.

Kaynak: Yeni ŞafakOrijinal Habere Git →
İlgili Haberler