Kuma karşı ağaçtan duvar ördüler
Çin’in 1978 yılında çölleşmeyle mücadele amacıyla başlattığı Üç Kuzey Koruma Ormanı Programı kapsamında yürütülen projede tarihi bir dönüm noktasına ulaşıldı. Taklamakan Çölü'nün güney ucundaki son 100 metrelik alanın da ağaçlandırılmasıyla, çölün tüm çevresini kesintisiz olarak saran 3 bin 46 kilometrelik (1.892 mil) yeşil kuşak tamamlandı.
Mühendisler tarafından başlangıçta hareket eden kum tepelerini yavaşlatmak; bölgedeki karayollarını, demiryollarını ve tarım alanlarını kum fırtınalarından korumak amacıyla tasarlanan bu bariyer, çöl sınırında kesintisiz bir çember haline geldi.
Projenin tamamlanması, çöl şartlarının yarattığı zorlukları ortadan kaldırmadı. Yüksek hızlı çöl rüzgarlarının hat üzerinde sürekli yeni boşluklar açtığı, genç fidanlara zarar verdiği ve sulama hatlarını kum altında bıraktığı bildiriliyor. Resmi yayın organı People’s Daily tarafından projenin "en zorlu aşaması" olarak nitelendirilen son 285 kilometrelik bölümde, ekiplerin en hızlı hareket eden kum tepeleri ve en düşük yeraltı su seviyeleriyle yıllarca mücadele ettiği aktarıldı.
Proceedings of the National Academy of Sciences (PNAS) dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, bu ağaçlandırma projesinin atmosfer kimyası üzerindeki etkilerini inceledi. 25 yıllık uydu uzaktan algılama verilerini analiz eden uzmanlar, projenin bölgedeki karbondioksit oranlarını mevsimsel olarak değiştirdiğini tespit etti.
Verilere göre, yılın büyük bölümünde biyolojik olarak durgun olan Taklamakan Çölü, temmuz-eylül dönemindeki yağış mevsiminde değişim gösteriyor. Aylık ortalama yağışın kurak dönemin 2,5 katına çıkarak 16,3 milimetreye ulaştığı bu üç ayda, sınır hattındaki bitki örtüsü hızla fotosentez yapmaya başlıyor.
Bu mevsimsel canlılık, bölgenin karbon dengesini doğrudan etkiliyor. Araştırma sonuçları, ağaçlandırılan çöl sınırının yapay bir karbon yutağı gibi işlev gördüğünü ve büyüme sezonunda atmosferdeki karbondioksiti emdiğini gösteriyor.
Yaz sonunda yapılan ölçümlerde, kurak sezonda milyonda 416 parçacık (ppm) olan yerel atmosferik karbondioksit konsantrasyonunun, yağışlı sezonda 413 ppm’e gerilediği belirlendi.
Çalışmanın ortak yazarı Yuk L. Yung, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, insan eliyle yapılan müdahalelerin, en uç kurak alanlarda bile karbon tutulumunu etkili bir şekilde artırabileceğini ilk kez keşfettiklerini belirterek bu projenin bir çöl sınırını işlevsel bir karbon yutağına dönüştüren ilk başarılı model olduğunu ifade etti.
Atmosfer bilimcler, elde edilen bu karbon yakalama başarısının yüz binlerce metrekarelik iç çöl alanlarını kapsamadığını, sadece mühendislik çalışmasının yapıldığı sınır hattıyla sınırlı olduğunu belirtti. Bölgedeki ekosistemin su ihtiyacının yalnızca yağışlarla karşılanması mümkün olmadığı için Çinli mühendisler, yaz aylarında kuzeydeki nehirlerden gelen sel sularını düzenli olarak bu ormanlara yönlendiriyor.
