EKONOMİ’nin sektör kaynaklarından edindiği bilgilere göre, özellikle teknoloji, enerji ve veri merkezi alanında faaliyet gösteren küresel şirketler Türkiye’deki yapılanmalarını güçlendirmeye hazırlanıyor. Kaynaklar, yatırım kararlarında maliyet unsurunun önemini korumasına rağmen güvenliğin son dönemde çok daha belirleyici hale geldiğine dikkat çekiyor.
Türkiye, küresel teknoloji şirketlerinin yatırımlarında daha görünür bir konuma gelmeye başladı. Amazon Web Services (AWS), mayıs ayında İstanbul’daki AWS Local Zone altyapısını genel kullanıma açtı. Google ise Turkcell iş birliğiyle Türkiye’de yeni bir Cloud Region kurulacağını ve bunun şirketin Türkiye’ye yönelik 10 yıllık 2 milyar dolarlık yatırım planının parçası olduğunu daha önce açıklamıştı.
Sektör kaynaklarının verdiği bilgiye göre ise iki şirketin Türkiye planları açıklanan teknoloji yatırımlarının ötesine uzanıyor. Kaynaklar, Amazon’un Dubai’deki bölgesel yapılanmasının önemli bölümünü Türkiye’ye taşıdığını, Google’ın da benzer yönde hazırlık yaptığını belirtti. İstanbul’un böylece yalnızca yatırım yapılan bir pazar değil, Ortadoğu ve çevre ülkelerdeki faaliyetlerin yönetilebileceği alternatif bir bölgesel merkez olarak değerlendirilmeye başlandığı ifade ediliyor. Söz konusu iddialara ilişkin görüşlerine başvurduğumuz Amazon and Google ise konu hakkında yorum yapmadı.
Kaynaklara göre bu hareketlilik Amazon ve Google ile sınırlı değil. Dubai’de bölgesel üsleri bulunan bazı Japon, Çinli, Hintli ve ABD’li şirketlerin de İstanbul seçeneğini değerlendirdiği, yönetici ve uzman kadrolarının bir bölümünü Türkiye’ye kaydırmaya başladığı belirtiliyor. İstanbul’un iş ve yaşam merkezlerinde küresel şirketlerin yabancı üst düzey yöneticileri ile uzman çalışanlarının daha görünür hale gelmesi de bu hareketliliğin sahadaki yansımalarından biri olarak gösteriliyor.
Türkiye’ye yönelik hareketlilik Körfez ve Asya’dan yeni yatırım arayışlarına da yansıyor. Sektör kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Suudi Arabistan’ın büyük grupları yatırım ekiplerini Türkiye’ye göndererek farklı bölgelerde incelemelerde bulunuyor. Asyalı yatırımcıların da benzer arayışta olduğu belirtilirken, Çinli büyük bir grubun Kırklareli’nde yatırım hazırlığı yaptığı ifade ediliyor. Şirketin adı ve yatırımın büyüklüğüne ilişkin ise henüz kamuoyuna açıklanmış bir bilgi bulunmuyor.
Yeni yatırım dalgasında öne çıkan alanlardan birini veri merkezleri oluşturuyor. Yapay zekâ ve bulut teknolojileriyle hızla artan kapasite ihtiyacının Türkiye’ye yönelik ilgiyi artırdığı, İstanbul ve çevresinin yanı sıra Trakya’nın da veri merkezi ve teknoloji yatırımları açısından yatırımcıların radarına girdiği belirtiliyor.
Küresel şirketlerin Türkiye’ye yönelik ilgisini destekleyen önemli unsurlardan biri de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan yeni vergi düzenlemeleri oldu. Küresel şirketlerin bölgesel yönetim merkezlerini Türkiye’ye taşımalarını teşvik etmeyi amaçlayan düzenlemeye göre, şirketlerin İstanbul Finans Merkezi’nden yönetilen yurt dışı operasyonlarından elde ettikleri kazançların yüzde 100’ü, İFM dışındaki merkezlerden yönetilenlerin ise yüzde 95’i, 20 yıl boyunca kurumlar vergisine esas kurum kazancından indirilebilecek. Bu merkezlerde çalışan nitelikli personele de belirli şartlarla ücret istisnası getirilecek.
Düzenleme, bölgesel yönetim merkezlerinin önemli bölümünün bulunduğu Dubai karşısında İstanbul’un elini güçlendirecek yeni bir unsur olarak görülüyor. Sektör kaynakları, Ortadoğu’da güvenlik risklerinin arttığı bir dönemde bu avantajların da devreye girmesiyle küresel şirketlerin Türkiye planlarını yeniden değerlendirdiğini belirtiyor. Güvenlik, coğrafi konum ve vergi avantajlarının birlikte öne çıkmasıyla Dubai’deki bazı bölgesel fonksiyonların İstanbul’a kaymasının önümüzdeki dönemde hızlanabileceği ifade ediliyor.
Küresel şirketlerin değişen güvenlik algısının dikkat çekici örneklerinden biri 1-3 Eylül tarihlerinde Dubai World Trade Centre'da gerçekleştirilen elektrik ve enerji fuarında görüldü. Bölgenin en büyük elektrik altyapısı ve enerji buluşmalarından biri olan organizasyonun 50'nci yılı nedeniyle güçlü bir uluslararası ve üst düzey katılım bekleniyordu. Ancak fuara katılan sektör temsilcilerinin aktardığına göre, bazı büyük küresel şirketler organizasyona temsilci gönderirken üst düzey yöneticilerini Dubai'ye göndermedi, bazıları ise katılımını sınırlı tuttu. Kaynaklar, fuardaki bu tablonun şirketlerin Ortadoğu'daki güvenlik risklerine karşı daha temkinli hareket etmeye başladığını gösterdiğini belirtiyor. Aynı güvenlik hassasiyetinin yatırım ve bölgesel merkez tercihlerine de yansıdığına dikkat çeken kaynaklar, Türkiye'nin bu noktada Dubai'ye alternatif olarak öne çıktığını ifade ediyor.
