Yürüyüş boyunca “Asla yalnız yürümeyeceksin”, “Nefret inat yaşasın hayat”, “Vardık varız varolacağız”, “Batsın batsın ahlakınız batsın” ve
“Susma haykır eşcinseller vardır” sloganları atan grup basın açıklaması için pankartı açmak isteyince polis ablukaya aldı.
Basın açıklaması biter bitmez pankart için müdahale eden emniyet güçleri bibergazı sıkarak gözaltı işlemi uygulamaya çalıştı. Çıkan arbedede abluka yarılırken yurttaşlar ara sokaklara kaçtı.
Protestoda 1 avukatın gözaltına alındığı bildirildi.
Abluka altında yapılan basın açıklamasını okuyan DİSK Ege Bölge Temsilcisi Deniz Şahin Gümüştekin, “12-13 Eylül tarihlerinde İzmir başta olmak üzere Türkiye’nin birçok kentinde gerçekleştirilen ve “Ailem Güvende” adı verilen operasyonlarda LGBTİ+ dernekleri, hak savunucuları hedef alınmış; İzmir’de 16 kişi tutuklanmış, bazı internet siteleri ve sosyal medya hesaplarına erişim engelleri getirilmiştir. Bu noktada operasyonun adı ile hedef alınanlar arasındaki çelişki dikkat çekicidir. Bu operasyon aileyi korumaya yönelik değildir. Aileyi korumak; insanların evlerinden sabaha karşı gözaltına alınmasını, derneklerin basılmasını, hak savunucularının kriminalize edilmesini, LGBTİ+’ların kimliklerinin ve varoluşlarının soruşturma konusu yapılmasını gerektirmez. Aileyi korumak; ekonomik krizin altında ezilen milyonlarca insanın insanca yaşayabileceği koşulları yaratmayı, çocukların güvenli ve nitelikli eğitim hakkını güvence altına almayı, kadınları ve çocukları şiddetten korumayı, yoksulluğu ve güvencesizliği ortadan kaldırmayı gerektirir” dedi.
LGBTİ+’ların bir suç örgütü olmadığını ifade eden Gümüştekin, “Bugün Türkiye’de çocukların ve gençlerin karşı karşıya olduğu gerçek tehditler bellidir: Yoksulluk, eğitim hakkından mahrumiyet, çocuk işçiliği, istismar, cinsel şiddet, barınma sorunu, uyuşturucuya erişim, kadına yönelik şiddet ve cezasızlık. Bu sorunlarla mücadele etmenin yolu LGBTİ+’ları hedef göstermek değildir. Bir insanın cinsel yönelimi veya cinsiyet kimliği suç değildir. LGBTİ+’ların varlığı, bir suç örgütü değildir. LGBTİ+ hakları için mücadele etmek suç değildir. Hak temelli çalışmalar yürütmek, dayanışma göstermek, dernek kurmak ve dernek faaliyeti yürütmek suç değildir. Anayasa’nın güvence altına aldığı kişi dokunulmazlığı, özel hayatın korunması, düşünce ve ifade özgürlüğü, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ve dernek kurma özgürlüğü herkes içindir. Bu hakların kapsamını kişinin cinsel yönelimine, cinsiyet kimliğine veya toplumsal cinsiyet ifadesine göre daraltmak hukuk devletiyle bağdaşmaz” ifadelerini kullandı.
“Elbette çocukların cinsel istismardan korunması, fuhuş ve uyuşturucu suçlarıyla mücadele edilmesi, suç oluşturan fiillerin soruşturulması gerekir” diye devam eden Gümüştekin, “Ancak bunun yolu, belirli bir toplumsal kesimi kimliği üzerinden şüpheli konuma getirmek veya LGBTİ+ derneklerini topluca kriminalize etmek değildir. Bir kişinin suç işlediğine ilişkin somut delil varsa soruşturulur. Bir işletmede suç işleniyorsa sorumluları hakkında işlem yapılır. Bir çocuğun istismar edildiğine ilişkin şüphe varsa etkin ve titiz bir soruşturma yürütülür. Fakat bir derneğin LGBTİ+ hakları alanında faaliyet yürütmesi suç değildir. Hukuk devleti, suç ve ceza alanında belirsiz kavramlarla hareket edemez. “Toplumun ahlaki değerleri” adı altında insanların özel yaşamlarına müdahale edilemez. “Aile” kavramı, farklı yaşam biçimlerini ve kimlikleri baskı altına almanın hukuki gerekçesine dönüştürülemez. Devletin görevi toplumdaki farklılıkları ortadan kaldırmak değil, farklılıkların eşit yurttaşlık temelinde bir arada yaşayabilmesini güvence altına almaktır” dedi.
LGBTİ+’lar bu ülkenin yurttaşları olduğunun altını çizen Gümüştekin, “Evlerinde, işyerlerinde, okullarında, üniversitelerinde, sokaklarında yaşayan; vergi veren, çalışan, üreten, sanat yapan, akademik faaliyet yürüten, çocuk yetiştiren, bu ülkenin bütün toplumsal ve siyasal sorunlarını yaşayan insanlardır. Onları “toplumun dışında”, “ahlaki tehdit” veya “aileye karşı unsur” olarak göstermeye yönelik her söylem, ayrımcılığı ve nefret iklimini büyütür. Daha da önemlisi, LGBTİ+ derneklerine yönelik operasyonlar yalnızca belirli dernekleri ve kişileri ilgilendiren bir mesele değildir. Bu, örgütlenme özgürlüğü meselesidir. Bugün LGBTİ+ hakları alanında çalışan bir dernek hedef alınırsa, yarın başka bir hak örgütü, başka bir meslek örgütü, başka bir sendika veya başka bir sivil toplum kuruluşu aynı gerekçelerle hedef haline getirilebilir. Demokratik toplum, devletin makbul gördüğü örgütlerden oluşmaz. Demokratik toplum; iktidarın hoşuna gitmeyen insanların da örgütlenebildiği, konuşabildiği, itiraz edebildiği, dayanışma gösterebildiği toplumdur. Örgütlenme özgürlüğünün olmadığı yerde demokrasiden söz edilemez. İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri olarak LGBTİ+’ların yaşam hakkını, özgürlüğünü, eşit yurttaşlık hakkını ve örgütlenme özgürlüğünü savunuyoruz. Kimsenin cinsel yönelimi, cinsiyet kimliği veya toplumsal cinsiyet ifadesi nedeniyle hedef gösterilmesini kabul etmiyoruz. LGBTİ+ derneklerinin kriminalize edilmesine, hak savunucularının gözaltılarla sindirilmesine, derneklerin ve yaşam alanlarının baskı altına alınmasına karşı çıkıyoruz. Suç varsa somut suç ve somut delil üzerinden soruşturma yürütülmesini; kişilerin kimlikleri, yaşam biçimleri veya örgütsel aidiyetleri üzerinden suçlu ilan edilmemesini istiyoruz” şeklinde konuştu.
Gümüştekin sözlerini: “Aileyi savunmanın yolu insanları birbirine karşı konumlandırmak değildir. Aileyi savunmanın yolu yoksulluğu büyütmek değildir. Çocukları korumanın yolu LGBTİ+’ları hedef göstermek değildir. Toplumu korumanın yolu farklılıkları bastırmak değildir. Ve hukuk devleti, “makbul yurttaş” yaratma aracı değildir. Bizler eşitlikten, özgürlükten, laiklikten, demokrasiden ve hukukun üstünlüğünden yana olanlar olarak ayrımcılığın ve nefretin karşısında durmaya devam edeceğiz” diyerek noktaladı.
Türkiye genelinde 'Ailem güvende' adı verilen operasyonlarla aralarında çok sayıda LGBTİ+ aktivistinin olduğu onlarca kişi hakkında gözaltı kararı verilerek tutuklanmaları İzmir’de protesto edildiBasın açıklaması biter bitmez pankart için müdahale eden emniyet güçleri bibergazı… pic.twitter.com/MXwibs2igV
