CANLI
Ana Sayfa🇹🇷 Türkiye🌍 Dünya📈 Ekonomi⚽ Spor💻 Teknoloji🎭 Magazin
Ana SayfaDünya"Macbeth", Lizbon'da D. Maria II Tiyatro
🌍 Dünya

"Macbeth", Lizbon'da D. Maria II Tiyatrosu'nun açılışında lanete meydan okuyor

tr.euronews·🕐 1 sa önce·👁 4 görüntülenme
"Macbeth", Lizbon'da D. Maria II Tiyatrosu'nun açılışında lanete meydan okuyor
D. Maria II Tiyatrosu, 1964'teki yangın sırasında sahnede olan aynı trajedi 'Macbeth'le yeniden açılıyor. Pedro Penim'in rejisi, 'lanetli oyun'un hikâyesini ve sahnedeki gerçek ateşle simgeselliğini geri getiriyor.

Lizbon’un Rossio semtindeki Teatro Nacional D. Maria II, neredeyse dört yıldır kapalı kaldıktan sonra, son birkaç on yılın en kapsamlı yenileme çalışmasının ardından sonunda yeniden kapılarını açıyor. Bunu “lanetli” bir oyunla ve neredeyse tamamen tükenmiş biletlerle yapıyor.

William Shakespeare’in “Macbeth”i, 1964’te binayı kül eden yangın çıktığında Teatro Nacional D. Maria II’de sahnelenen oyun, bu yeniden açılışın ilk prodüksiyonu olarak seçildi.

Bu, sanat yönetmeni ve yönetmen Pedro Penim’in bilinçli bir tercihi ve çeşitli yapımları kazalarla sarsan söylentilere bir meydan okuma niteliği taşıyor. Penim’in imzasını taşıyan gösteride sahnede gerçek ateş kullanılıyor; bu da, tiyatroyu küle çeviren felaketi hatırlatan sembolik bir jest.

“Bu, tiyatronun tarihinde bir tür travmaydı; son derece sarsıcı bir an ve bir daha bu oyun sahnelenmedi. Lanetli olduğuna, türlü batıl inançla yüklü olduğuna inanılan bir oyun bu” diyor Teatro Nacional D. Maria II’nin yönetmeni ve sanat yönetmeni Pedro Penim, Euronews’e verdiği demeçte.

Shakespeare’in trajedisi, yüzyıllar boyunca sahne arkasında yaşanan başka trajedilerin hikâyelerini de biriktirdi: yaralanan oyuncular, aksesuarların gerçek silahlarla karışması, gösterişli düşüşler ve sahnede yaşanan ölümler.

“Bu oyun sahnelendiğinde mutlaka bir talihsizlik olur. Ben de yalnızca kadere meydan okumakla kalmayıp tiyatronun kendi tarihiyle bir paralellik kurmaya karar verdim; çünkü yeniden açılıştayız ve aynı zamanda Teatro Nacional D. Maria II’nin 180. yılını kutluyoruz” diye ekliyor yönetmen.

Ancak bu ölçekte bir gösteri ortaya koymak, sorunsuz gerçekleşmedi. İlk amaç, Brezilyalı şair Manuel Bandeira’nın, Rey Colaço-Robles Monteiro Topluluğu’nun 1964’teki uğursuz sahnelemesinde de kullandığı çevirisini kullanmaktı. Ne var ki şairin telif haklarını temsil edenler bu talebe hiçbir zaman olumlu yanıt vermedi ve Pedro Penim kendisini Shakespeare’in metnini bizzat çevirmek zorunda kalmış halde buldu.

Penim’in imzasını taşıyan çeviri şimdi kitap olarak yayımlanacak. “Amacım, decassílabo denen on heceli ölçüyü koruyan bir Portekizce bulmak, ama aynı zamanda çağdaş Portekizli seyirciye kapalı olmayacak kelimeler seçmek ve böylece şiirden bir şey kaybetmeyen bir dil yaratmaktı.”

Yönetmenlik anlayışı ise eseri izleyicinin yorumuna açık bırakmayı hedefliyor. “Bu, binlerce farklı okuma imkânı sunan bir eser.” Yine de bu trajediyi 21. yüzyıla bağlayan kaçınılmaz bir paralellik var. “Burada kötülüğe duyulan büyülenme fikriyle, kötülüğün kendini nasıl sergilediğiyle ilgili bir boyut söz konusu; toplumumuzda nasıl gösteri yaptığını, televizyonu açtığımızda, telefonumuza baktığımızda, insanların sohbetlerinde nasıl karşımıza çıktığını görüyoruz. Bir anda kötülük, kendini gösterirken utanç duymamaya başladı” diye açıklıyor Penim.

“Macbeth’in kullandığı baştan çıkarma dili büyüleyici bir şiirsellik taşıyor, ama aynı zamanda suçun icrası ve tasavvuru anlamında çok ağır bir yük yüklüyor” diye düşünüyor yönetmen.

Bu yapım, tiyatronun kendisine de saygı duruşu niteliğinde: Joana Sousa’nın dekoru, Rossio’daki bu sembolik binanın cephesini yeniden kuruyor ve karakterlerden biri bizzat Kraliçe D. Maria II.

Binada yapılan yenileme çalışmaları, baş salonun teknik ve sanatsal koşullarını da iyileştirerek “Macbeth”e yeni bir soluk kazandırdı. Sahne artık döner ve yükselir bir yapıya sahip. Işık, ses ve sahne mekaniğinde de iyileştirmeler yapıldı.

“Bu oyun, çok farklı bakış açılarıyla, çok sayıda oyuncu kadrosuyla, birbirinden çok farklı yönetmenlerle, dekor tasarımına dair çok değişik önerilerle defalarca sahnelendi. Bizse bu kez bu yorumu Teatro Nacional D. Maria II’nin kalbine taşımak ve bunca yıl boyunca bu oyunun bu sahnede gerçekten yapılmadığı veya sunulmadığı gerçeğinin ardından, tiyatronun kendisini dekor haline getirmek istedik” diye açıklıyor Pedro Penim.

İki buçuk saat süren bu “laneti” sahneye taşımak için Pedro Penim, daha önce birlikte çalıştığı bir oyuncu kadrosuna yönelmiş; özellikle başrol ikilisi öne çıkıyor. Macbeth’i, yönetmenin özellikle vurguladığı üzere “ülkenin en sevilen oyuncularından biri” olan José Raposo canlandırıyor; Raposo, tiyatro edebiyatının en büyük kötü karakterlerinden birine hayat veriyor.

“1964’te tiyatronun yanmasına yaptığı göndermeyle Pedro Penim’in kurduğu bütün bu köprü sebebiyle, gösterinin zaten kendi ağırlığı var; sembolik anlamı da bu yükü artırıyor. Şimdi, bu çalışmalardan sonra, bu ağırlık bizi çok daha yoğun bir biçimde sorumluluk altına sokuyor” diye vurguluyor oyuncu, Euronews’e konuşurken.

Lady Macbeth rolünde ise öyküyü taşıyan isim oyuncu Bárbara Branco. “Teknik açıdan son derece iddialı bir gösteri bu. Pedro [Penim], tiyatronun sahip olduğu tüm özellikleri, platformları, ateşi, suyu vb. sonuna kadar kullanıyor. Biz de her şeyi kullanıyoruz ve bence bu teknik zorluk, sorumluluğu yalnızca oyunun ötesine, karakterlerin ötesine değil, tiyatronun yeniden açılışının da ötesine taşıyor.”

Oyuncu kadrosunda ayrıca Ana Coimbra, Ana Tang, Bernardo de Lacerda, Hugo Van Der Ding, João Grosso, José Neves, June João, Sandro Feliciano, Stela ve Vítor Silva Costa yer alıyor.

“Macbeth” bu cuma, 18’inde perde açıyor ve 31 Ekim’e kadar sahnede kalacak. D. Maria II’nin Garret salonuna dönüşe dair beklenti, şimdiden gişeye yansımış durumda: her zamankinden daha uzun sürecek bu sezonda biletler hızla tükendi, yalnızca görüş açısı kısıtlı birkaç koltuk kaldı.

Kaynak: tr.euronewsOrijinal Habere Git →
İlgili Haberler