NASA'nın süpersonik jetinde şok arıza: Gökyüzünde sadece 9 dakika kalabildi
Havacılık meraklılarının heyecanla beklediği süpersonik yolculuk provasında şanssız bir duraksama yaşanıyor. NASA’nın ses hızını aşan uçuşlarda devrim yaratması hedeflenen X-59 jeti, geçtiğimiz cuma günü gerçekleştirdiği ikinci test uçuşunda teknik bir engelle karşılaştı.
Gökyüzüyle yeniden buluşan bu özel uçağın, kalkıştan sadece dokuz dakika sonra kokpitte yanan bir uyarı lambası nedeniyle piste erken dönmek zorunda kaldığı açıklandı. NASA’nın Armstrong Uçuş Araştırma Merkezi proje müdürü Cathy Bahm, uçuş kısa sürse de değerli veriler topladıklarını belirterek ekibin moralinin yüksek olduğunu dile getirdi.
Sivil süpersonik uçuşlar, yani ses hızından daha hızlı seyahatler, 1973 yılından bu yana ABD üzerinde yasaklı durumda bulunuyor. Bu yasağın temel sebebi, ses duvarı aşıldığında ortaya çıkan ve yerleşim yerlerinde büyük sarsıntılara yol açan şiddetli "ses patlamaları" olarak biliniyor. NASA, Lockheed Martin ile ortaklaşa geliştirdiği X-59 ile bu durumu değiştirme amacında. "Quesst" adı verilen görev kapsamında üretilen bu uçak, ses hızını geçtiğinde o devasa patlamalar yerine sadece hafif bir "tıkırtı" sesi çıkaracak şekilde tasarlandı. Eğer bu teknoloji başarıya ulaşırsa, gelecekte kıtalar arası yolculuk süreleri yarı yarıya inebilir.
X-59'un yaklaşık 30 metre uzunluğundaki gövdesi ilk kez 29 Ekim 2025'te havalanmış ve 67 dakika süren o deneme tam anlamıyla planlandığı gibi sonuçlanmıştı. İlk uçuşta uçak, 3 bin 600 metre irtifaya ve saatte 370 kilometre hıza ulaşarak rüştünü ispatladı. Cuma günü yapılan ikinci testte ise sınırların biraz daha zorlanması hedefleniyordu. Pilot Jim Less’in uçağı 6 bin metre yüksekliğe çıkarıp saatte 418 kilometre hıza ulaştırması bekleniyordu; ancak havalandıktan kısa süre sonra beliren teknik uyarı bu planları sekteye uğrattı.
Pilot Less, öğle saatlerinde gerçekleşen kalkışın aslında sorunsuz başladığını, tam ilk test noktasına hazırlanırken gelen uyarının ardından derhal üsse dönme kararı aldıklarını anlattı. Dokuz dakikalık bu kısa macera, havacılıktaki "önce güvenlik" prensibinin önemini bir kez daha hatırlattı.
