Netflix'ten Almanya'ya uyarı: Ters teper
Uluslararası dijital platformların Almanya'dan elde ettikleri gelirlerin bir kısmıyla Alman film sektörüne yatırım yapmasını zorunlu kılan yasa tasarısı tartışma yarattı.Başbakan Friedrich Merz liderliğindeki kabinenin önceki gün onayladığı yasa tasarısı; Netflix, Amazon Prime ve Disney gibi platformların Almanya'dan elde ettikleri abonelik ve reklam gelirlerinin yüzde 8'ini Alman film sektörüne yatırmalarını, aksi takdirde para cezalarına çarptırılmalarını öngörüyor. Bu kanunu ihlal eden yayıncılar, eksik kalan yatırım miktarının yüzde 75'i oranında bir para cezası ödemek zorunda kalacak.Tasarının parlamentodan da geçmesi hâlinde söz konusu yasanın 2027 yılının başlarında yürürlüğe girmesi bekleniyor. Hükümet bu yasayla Alman film endüstrisini canlandırmayı ümit ediyor.Almanya'da birçok ödüllü filmin yurt dışında çekilmiş olması, yıllardır beklenen patlamayı gerçekleştiremeyen Alman film endüstrisiyle ilgili eleştirilerin merkezindeki konulardan biri. Sahnelerinin büyük bölümü Çekya'da çekilen ve dört dalda Oscar kazanan Netflix yapımı "Im Westen nichts Neues" (Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok) bu kategorideki Alman filmlerinin başında geliyor.Hükümetin planı hayata geçerse bundan özellikle Potsdam'daki Babelsberg ve Münih'in güneyindeki Bavyera stüdyolarının faydalanması bekleniyor.Yasaya tabi tutulacak platformların Almanya'dan 2026 yılında sağlayacağı toplam gelirin 6,5 milyar euro civarında olacağı tahmin ediliyor. Bu da Alman film sektörüne yaklaşık 520 milyon euro civarında yatırım yapılması anlamına geliyor.Almanya'da hükümet film sektörüne yönelik devlet desteğini de ciddi şekilde artırdı. Filmlerin prodüksiyonu ve dağıtımı için mali kaynak sağlayan kamu fonları yaklaşık iki katına çıkarılarak 250 milyon euroya yükseltilecek. Böylece diğer fonlarla birlikte film sektörüne yönelik federal hükümet desteği 310 milyon euroyu bulacak.Yeni yasa, sadece uluslararası platformlara değil, Almanya'daki özel kanallar ve kamu televizyonlarına da asgari yatırım kotası getiriyor.Kültür ve Medyadan Sorumlu Devlet Bakanı Wolfram Weimer, kabinenin aldığı kararı "Alman sinemasını film çekim mekânları arasındaki küresel rekabette yeni bir seviyeye taşıyoruz" diyerek övdü.Weimer, simdi ise sıranın "hasılat rekorları kıran 'Made in Germany' (Almanya'da üretilmiş) damgalı filmler çekme fırsatını değerlendirme" bakımından sektörde olduğunu söyledi.Ancak Netflix, Almanya'nın bu planına tepki gösterdi. ABD merkezli şirket, söz konusu planın ters tepebileceği ve Alman film endüstrisindeki büyümeyi sekteye uğratabileceği uyarısında bulundu.Netflix'in Almanya'daki küresel ilişkiler direktörü Wolf Osthaus, AFP'ye yaptığı açıklamada, "Düzenlemeler, nihayetinde iddialı projelere yatırım yapmayı zorlaştırır ve bunun sonucunda toplamda daha az yapım ortaya çıkarsa, bu durum ne izleyicilerin ne de prodüksiyon yerinin yararına olur" dedi.Osthaus ayrıca, yayın platformlarının yapımların haklarını süresiz olarak ellerinde tutmalarına izin vermek yerine, hakların yapımcılara kademeli olarak iade edilmesini veya onlarla paylaşılmasını öngören yasa hükümlerini de eleştirdi.Netflix yöneticisi, "Buradaki risk, büyük ve iddialı projelerin artık ekonomik açıdan uygulanabilir olmaktan çıkması olur. Zira bu denli büyük bütçeler, çoğu zaman ortak finansman yoluyla bir araya getirilmez," ifadelerini kullandı.Disney+, Paramount+ ve RTL+ gibi yayıncıları temsil eden bir çatı kuruluş olan VAUNET de tasarıyı eleştirdi.AFP'ye konuşan VAUNET Genel Müdürü Daniela Beaujean, tasarlanan yasayı "medya özgürlüğüne yönelik gereksiz ve orantısız bir müdahale" olarak tanımladı."Almanya'yı çeşitli içeriklere sahip bir prodüksiyon merkezi olarak güçlendirme yönündeki asıl hedef, yasal zorlama yoluyla gerçekleştirilemez" diyen Beaujean, tasarının revize edilmesi için çağrıda bulundu.Alman Bilgi Teknolojileri, Telekomünikasyon ve Yeni Medya Birliği (Bitkom) de hükümetin yanlış bir yol izlediğini savundu.Bitkom yöneticisi Bernhard Rohleder, Almanya'yı prodüksiyon bakımından bir film ve dizi merkezi hâline getirme hedefini paylaştıklarını ancak mevcut yasa taslağının bu hedefi karşılamaktan uzak olduğunu belirtti.Rohleder, "Almanya'nın daha sürükleyici hikâyelere, daha üstün bir yaratıcılığa ve daha iyi ticari koşullara ihtiyacı olduğunu" ifade etti.Almanya'nın dışında Fransa, Danimarka ve İsveç gibi Avrupa ülkeleri de uluslararası yayıncıların bu ülkelerden kazandığı gelirlerin bir kısmıyla yerel yapımlara yatırımda bulunmasını talep ediyor.DW,dpa,AFP/CÖ,BK
