CANLI
Ana Sayfa🇹🇷 Türkiye🌍 Dünya📈 Ekonomi⚽ Spor💻 Teknoloji🎭 Magazin
Ana SayfaDünyaNükleer santralleri dibimizde! İran'dan
🌍 Dünya

Nükleer santralleri dibimizde! İran'dan 'Radyoaktif sızıntı' mektubu geldi

sozcu.com.tr/dunya·🕐 1 sa önce·👁 0 görüntülenme
Nükleer santralleri dibimizde! İran'dan 'Radyoaktif sızıntı' mektubu geldi
Orta Doğu'yu kasıp kavuran savaş, nükleer bir felakete dönüşme riskini de tetikledi. İran, ABD ve İsrail'in nükleer tes...

İran'da süren İsrail ve ABD saldırıları yalnızca askeri hedefleri değil, İran'ın nükleer altyapısını da vuruyor. Zenginleştirme merkezleri, reaktörler ve araştırma kompleksleri birbiri ardına hedef alınırken Tahran, konuyla ilgili ciddi bir mektup yayınlayarak dünya ülkelerini 'radyoaktif sızıntı tehlikesi' konusunda uyardı.  İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Birleşmiş Milletler'e yazdığı resmi mektupta böyle bir felaketin tüm dünyayı etkileyeceğini söyledi.

EN YAKIN ÜLKELERDEN BİRİ TÜRKİYE

İran tarafından yayınlanan mektupta dikkat çeken en kritik uyarı ise olası radyoaktif sızıntı riski oldu. Arakçi, nükleer tesislerin hedef alınmasının bölgede ciddi radyoaktif sızıntılara zemin hazırlayabileceğini ifade etti. Nitekim geçtiğimiz yıl Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Grossi yaptığı açıklamada, Natanz Nükleer Tesisi'nde radyolojik ve kimyasal sızıntı tespit edildiğini, sızıntının hem çalışanlar hem de çevre için önemli bir sağlık ve güvenlik riski taşıdığını belirtmişti.

Arakçi imzasını taşıyan mektupta, ABD ve İsrail'in İran'daki nükleer tesislere yönelik saldırıların uluslararası hukuku açıkça ihlal ettiği vurgulandı. Arakçi, her iki ülkenin de bu saldırıların yol açtığı zararları tazmin etmesi gerektiğini bildirdi.

İran, dünyanın en kapsamlı nükleer altyapılarından birine sahip. Saldırıların odağındaki başlıca tesisler şunlar:

Natanz: Tahran'ın yaklaşık 250 kilometre güneyinde yer alan İran'ın en büyük uranyum zenginleştirme tesisi. Hava saldırılarına karşı yer altına inşa edilen ana tesis, yaklaşık 50 bin santrifüj kapasitesine sahip.

Fordo: Tahran'ın yaklaşık 160 kilometre güneyinde, Kum yakınlarında yer alan, yüksek düzeyde korunan bir yeraltı uranyum zenginleştirme merkezi. Bir dağın derinliklerindeki tesisin gizli inşası 2009 yılında ortaya çıkmış ve İran'ın nükleer emelleri konusunda uluslararası endişeleri artırmıştı.

İsfahan: İran'ın orta kesiminde yer alan İsfahan, ülkenin en büyük nükleer araştırma kompleksine ev sahipliği yapıyor. Tesiste yaklaşık 3 bin bilim insanı çalışıyor ve tesisin İran'ın nükleer programının merkezi olduğu düşünülüyor.

Arak (Hantap) Reaktörü: Merkezi eyaletindeki Hantap şehri yakınlarında bulunan bu tesis, nükleer silah yapımında kullanılabilecek plütonyum üretme potansiyeline sahip olduğu için uluslararası toplumun en çok dikkat ettiği tesislerden biri.

Buşehr Nükleer Santrali: İran'ın güneyindeki Buşehr kentinde bulunan ve Rusya'nın yardımıyla inşa edilen santral, ülkenin tek faal nükleer enerji üretim tesisi olma özelliğini koruyor.

İran'daki nükleer tesisler, coğrafi açıdan Türkiye ile doğrudan komşuluk ilişkisi içinde. İki ülke arasındaki kara sınırı yaklaşık 500 kilometre uzunluğunda olup, başta Natanz ve Arak olmak üzere pek çok kritik tesis, Türkiye'nin doğu illerine kuş uçuşu 1.500 ila 2.000 kilometre mesafede konumlanıyor.

Buşehr Nükleer Santrali ise İran'ın güneyinde, Türkiye sınırına daha uzak bir noktada yer alsa da olası bir radyoaktif sızıntı durumunda hâkim rüzgar yönleri ve atmosferik taşınım göz önüne alındığında Anadolu'nun doğu ve güneydoğu illerinin etkilenme riski taşıdığı değerlendiriliyor. Nitekim 1986 Çernobil faciasında da görüldüğü üzere, nükleer bir kaza sonrası radyoaktif bulutların binlerce kilometre ötedeki ülkeleri etkileyebildiği bilinmektedir.

Kaynak: sozcu.com.tr/dunyaOrijinal Habere Git →
İlgili Haberler