CANLI
Ana Sayfa🇹🇷 Türkiye🌍 Dünya📈 Ekonomi⚽ Spor💻 Teknoloji🎭 Magazin
Ana SayfaDünyaNükleere dönüş: Çernobilden 40 yıl sonra
🌍 Dünya

Nükleere dönüş: Çernobilden 40 yıl sonra yeniden popüler

DW Türkçe·🕐 1 sa önce·👁 0 görüntülenme
Nükleere dönüş: Çernobilden 40 yıl sonra yeniden popüler
Ukrayna ve İran savaşları elektrik üretiminde fosil yakıtların lojistiğinin ne kadar kırılgan olabileceğini gösterdi. Ülkeler daha güvenilir alternatif olarak yeniden nükleer enerjiye yöneliyor.

1986'daki Çernobil faciası, nükleer enerjiye dair küresel korkuları artırdı ve Avrupa ile diğer bölgelerde bu teknolojinin gelişimini yavaşlattı. Ancak aradan geçen kırk yılın ardından dünya genelinde nükleere ilgi yeniden canlanıyor, Ukrayna ve İran'daki savaşla birlikte bu eğilim hız kazanmış durumda.Dünya çapında 31 ülkede 400'den fazla nükleer reaktör faaliyetteyken yaklaşık 70 yeni reaktörün de inşası sürüyor. Bugün nükleer enerji, dünya elektriğinin yaklaşık yüzde 10'unu üretiyor.Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı (IEA) Fatih Birol, Çernobil ve 2011'de Japonya'daki Fukuşima felaketi sonrası nükleer enerjiye ilginin azaldığını ancak şimdi tablonun değişmekte olduğunu söylüyor:"Ortadoğu'daki savaşla birlikte nükleerin geri döneceğinden yüzde 100 eminim. Güvenli bir elektrik üretim sistemi olarak görülüyor ve Amerika'da, Avrupa'da, Asya'da çok güçlü bir geri dönüş göreceğiz."ABD, 94 faal reaktörle dünyanın en büyük nükleer enerji üreticisi konumunda. Washington yönetimi nükleer kapasitesini 2050'ye kadar dört katına çıkarma hedefiyle yatırımlarını artırıyor.Çin ise 61 reaktör işletiyor ve yaklaşık 40 yeni reaktör inşasıyla dünyada bu alana en hızlı yatırım yapan ülke konumunda. Hedefi, ABD'yi geçerek küresel nükleer kapasitede birinci sıraya yükselmek.Rusya ve İran savaşı kaynaklı enerji şokları yaşayan Avrupa Birliği (AB) de nükleer stratejisini gözden geçiriyor. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa'nın nükleer enerjiyi azaltmasını "stratejik hata" olarak nitelendirdi ve yeni santral yatırımlarının teşvik edileceğini açıkladı:"Avrupa'nın güvenilir, uygun fiyatlı ve düşük emisyonlu bir enerji kaynağına sırt çevirmesi stratejik bir hataydı... Son yıllarda nükleer konusunda küresel bir canlanma görüyoruz ve Avrupa bunun parçası olmak istiyor."Avrupa Komisyonu artık nükleer enerjiyi, rüzgâr ve güneş enerjisiyle birlikte "temiz enerji" kaynaklarından biri olarak görüyor ve iklim hedeflerine ulaşmada önemini vurguluyor.1990'larda nükleer Avrupa elektriğinin yaklaşık üçte birini sağlıyordu. Bugün bu oran yüzde 15'e gerilemiş durumda.Kıtada Fransa başta olmak üzere İsveç ve Finlandiya gibi bazı AB üyeleri nükleer enerjinin öncüsü durumda. Buna karşılık Almanya, Avusturya ve İtalya nükleer enerjiyi yasaklayan ülkeler arasında yer alıyor.Belçika geçen yıl önemli bir politika değişikliğine giderek reaktörlerin kapatılmasını öngören yasayı iptal etti ve santrallerin ömrünü uzattı. İspanya ise 2027-2035 arasında faal yedi reaktörünü kapatmayı planlıyor.Paris merkezli danışmanlık şirketi Colombus Consulting'den Nicolas Goldberg, COVID-19 salgını ve Ukrayna savaşıyla yaşanan gaz arz krizinin, "yenilenebilir elektriğin tek başına yeterliliğinin sınırlarını ve Avrupa'nın ithal doğalgaza olan bağımlılığını ortaya koyduğu" görüşünde.57 reaktörle elektriğinin yüzde 70'ini nükleerden sağlayan Fransa, dış şoklara karşı en dayanıklı ülkelerden biri olarak gösteriliyor.Almanya'da yıllar boyunca nükleer karşıtı protestolar hükümetler üzerinde baskı yarattı. Eleştirmenler bu teknolojiyi güvensiz ve sürdürülemez görüyordu. Avrupa'nın en büyük ekonomisindeki son üç reaktör de 2023'te kapatıldı. Karar, Ukrayna işgali nedeniyle Rusya'dan ucuz doğalgaz temininin imkânsızlaştığı bir ortamda, iş çevrelerinden gelen aksi yöndeki çağrılara rağmen uygulandı.Rusya nükleer teknoloji ihracatında lider konumda, biri Türkiye'de olmak üzere dünya genelinde 20 reaktör inşa ediyor.Türkiye'nin ilk nükleer santrali olacak Mersin'deki Akkuyu'da üretime kısa sürede başlanması hedefleniyor. Rus yapımı bu santrale ek olarak Sinop ve Trakya'da da santraller inşa edilerek elektriğin yüzde 10'unun nükleerden karşılanması hedefleniyor.Rusya'nın kendi topraklarında ise 34 faal reaktör bulunuyor.Topraklarının bir kısmı Rusya işgali altındaki Ukrayna, elektriğinin yaklaşık yarısını nükleer enerjiden sağlıyor. Nisan 1986'da Çernobil'deki 4 numaralı reaktör patladığında Ukrayna henüz Sovyetler Birliği'nin parçasıydı.2011'de Fukuşima ile manşetlere taşınan Japonya ise 15 reaktörü yeniden devreye aldı, 10 reaktörün daha kısa sürede yeniden faaliyete geçmesi bekleniyor.Güney Afrika, Afrika kıtasında nükleer santrale sahip tek ülke konumunda. Mısır'da Rusya tarafından bir santral inşa ediliyor.AP / MUK,BÜ

Kaynak: DW TürkçeOrijinal Habere Git →
İlgili Haberler