Okyanusun derinliklerinde şahin gözlü yaratık keşfedildi: Gözleri tüp gibi dönüyor
Rutgers Üniversitesi'nden evrimsel biyolog Scott Travers'ın Forbes dergisinde yayımlanan çalışmasına göre, bu nadir canlı dünya üzerindeki en zorlu görüş ortamlarından birine uyum sağlamak için sıra dışı bir evrimsel süreçten geçti. Işığın sadece yukarıdan ve çok zayıf bir şekilde geldiği derinliklerde yaşayan balık, avını silüetler veya biyolüminesans parlamaları sayesinde tespit edebiliyor.
TÜP ŞEKLİNDE DÖNEBİLEN KESKİN GÖZLER
Balığın en belirleyici özelliği olan silindirik yapıdaki gözleri, uzun süre boyunca yukarıya sabitlenmiş bir konumda sanılıyordu. Ancak Monterey Körfezi Akvaryum Araştırma Enstitüsü (MBARI) tarafından yapılan gözlemler, bu gözlerin başın içinde dönebildiğini kanıtladı. Sistem iki aşamalı çalışıyor; balık önce hareketsiz bir şekilde süzülerek gözlerini yukarı çeviriyor ve suyun üst kısmını tarıyor, hedef tespit edildiğinde ise gözler ön konuma dönerek hassas bir saldırı gerçekleştiriliyor. Tüp şeklindeki bu yapı, fotonları aşırı hassas retinaya yönlendirerek ışık toplama kapasitesini maksimuma çıkarıyor.
Macropinna microstoma’nın baş kısmı, berrak bir sıvıyla dolu şeffaf bir dokuyla kaplıdır. Bu yapı, ışığın gözlere engelsiz bir şekilde ulaşmasını sağlayan doğal bir pencere görevi görürken aynı zamanda hassas göz yapılarını denizanası gibi zehirli organizmalardan koruyor. Kubbe içindeki sıvı ise yüksek basınç altında başın şeklini korumaya ve gözlerin hareketini stabilize etmeye yardımcı oluyor. Biyolog Scott Travers, bu hassas yapının uzun süre fark edilememesinin nedenini, derinliklerden çıkarılan balıkların yüzeye ulaşmadan önce basınç farkı nedeniyle kubbelerinin çökmesine bağlıyor. Gelişmiş su altı araçları ve yüksek çözünürlüklü kameralar sayesinde canlının doğal ortamındaki gerçek anatomisi ilk kez netlik kazandı.
ENERJİSİNİ KORUMAK İÇİN HAREKETSİZ KALIYOR
Aktif bir takipçi olmayan fıçı gözlü balık, enerjisini korumak için suda neredeyse hareketsiz durarak avının üzerinden geçmesini bekliyor. Zooplankton ve küçük kabuklularla beslenen canlı, görme yeteneğindeki bu mikro iyileşme sayesinde derin okyanusun kısıtlı besin kaynaklarına erişim sağlıyor. Bilim insanları, bu anatomik yapının omurgalıların görme yapısı hakkındaki geleneksel fikirleri değiştirdiğini ve evrimin zorlu çevresel koşullara karşı geliştirdiği en sıra dışı çözümlerden biri olduğunu vurgulandı.
