CANLI
Ana Sayfa🇹🇷 Türkiye🌍 Dünya📈 Ekonomi⚽ Spor💻 Teknoloji🎭 Magazin
Ana SayfaDünyaOrban’ın Ukrayna vetosuna AB'den sert te
🌍 Dünya

Orban’ın Ukrayna vetosuna AB'den sert tepki: 'Kimse bize şantaj yapamaz'

tr.euronews·🕐 9 sa önce·👁 0 görüntülenme
Orban’ın Ukrayna vetosuna AB'den sert tepki: 'Kimse bize şantaj yapamaz'
Macar lider, Nisan seçimleri öncesinde dozu yükselterek AB kurallarının sınırlarını neredeyse kırılma noktasına kadar zorluyor. Antonio Costa, AB Konseyi Başkanı olarak şimdiye kadarki en büyük sınavında otoritesine yönelik meydan okumayla karşı karşıya.

Macaristan Başbakanı Viktor Orban’ın Avrupa Birliği’nin Ukrayna için hazırladığı 90 milyar euroluk kredi paketini veto etme kararına yönelik öfke, perşembe günü açıkça ortaya çıktı. Brüksel'de bir araya gelen liderler, birer birer söz alarak Orban'ın "kabul edilemez" davranışını şimdiye kadarki en sert ifadelerle eleştirdi.Kınamanın başını, genellikle ılımlı üslubuyla tanınan AB Konseyi Başkanı Antonio Costa çekti. Costa’nın otoritesi, Orban’ın yarattığı bu tıkanmayla doğrudan sınanıyor.Zirvenin sonunda Macar liderin tavırlarına dair aylardır biriken rahatsızlığı dile getiren Costa, "Liderler söz alarak Viktor Orban’ın tutumunu kınadı ve bir anlaşmanın anlaşma olduğunu, tüm liderlerin verdikleri sözü yerine getirmesi gerektiğini hatırlattı," dedi.Euronews’ün sorusu üzerine gazetecilere yaptığı açıklamada Costa, "Hiç kimse AB Konseyi’ne şantaj yapamaz. Hiç kimse Avrupa Birliği kurumlarına şantaj yapamaz," diye konuştu.Costa, kredinin geçen aralık ayında varılan mutabakat doğrultusunda ödeneceğinde ısrar etse de Orban vetosunda geri adım atmadı.AB Konseyi Başkanı Costa ayrıca, zirveden sadece birkaç gün önce Ukrayna’nın Druzhba boru hattını onarmaya yönelik çabalarını ve Macaristan ile Slovakya’nın talepleri doğrultusunda AB öncülüğünde sahada inceleme yapılmasına izin vermesini takdir etti.Bu durum, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy’nin savaş sürerken Rus petrolünün Ukrayna üzerinden yeniden taşınmasına kişisel olarak karşı olduğunu söylemesine rağmen gerçekleşti.Orban, Ukrayna’nın sıkı geçmesi beklenen 12 Nisan seçimleri öncesinde bir enerji krizi yaratmak için boru hattını kasıtlı olarak sabote ettiğinde ısrar ediyor.Zelenskiy ise bu suçlamanın temelsiz olduğunu söyleyerek, kamuoyu önünde Orban’a sert çıkışlarda bulunuyor.Bir diplomata göre Costa, her iki tarafın da söylemini yumuşatması gerektiğini söyledi. Ancak aynı zamanda Macaristan’ın, Rusya Ukrayna’yı füze ve insansız hava araçlarıyla vurmaya devam ederken, transit güvenliğinin sağlanması gibi yerine getirilmesi imkânsız koşulları masaya koyduğunu da belirtti.Costa, "AB’nin ya da üye devletlerin sağlayamayacağı bir koşulu öne sürdüğünüzde bu iyi niyetli bir tutum değildir. Çünkü Druzhba boru hattını yeniden hedef alıp almamaya yalnızca Rusya karar verebilir,” diye konuştu. Moskova’nın 2022’den beri bu hattı 20’den fazla kez hedef aldığını hatırlatan Costa, "Elbette bu, Ukrayna’nın, Komisyon’un, AB Konseyi’nin ya da herhangi bir üye devletin sorumluluğu değildir," dedi.Orban ile ortaya çıkan "veto çıkmazını" aşma çabası kapsamında Brüksel, zirveden iki gün önce Ukrayna’nın dış denetime izin verdiğini ve AB’nin boru hattının onarımı için finansman sağlayacağını açıkladı. Ancak Zelenskiy’ye sahadaki inceleme misyonunu onaylaması yönünde yapılan baskı, Macar liderin fikrini değiştirmeye yetmedi.Bu durum artık Costa’dan Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’e kadar AB’nin üst düzey yönetiminin, kurumların güvenilirliğinin ve Birliğin işleyişinin doğrudan tehdit altında olduğu anlamına geliyor.Von der Leyen perşembe akşamı yaptığı açıklamada, Macaristan’ın Slovakya ve Çekya ile birlikte, aralık ayında mali muafiyet karşılığında kredinin ilerletilmesini en üst siyasi düzeyde kabul ettiğini söyledi.Komisyon Başkanı, "Bu şart yerine getirildi. O halde bulunduğumuz noktayı açıkça ortaya koyalım: Kredi, bir lider verdiği sözü tutmadığı için hâlâ bloke edilmiş durumda. Ama Kiev’de de söylediğimi yineleyeyim: Bu krediyi bir şekilde sağlayacağız," dedi.Almanya Başbakanı Friedrich Merz de Orban’ı gelecekte önlenmesi gereken “ciddi bir sadakatsizlik eylemiyle” suçladı ve gerekirse oylama kurallarının değiştirilmesi gerektiğini söyledi.Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, aralık ayında varılan anlaşmaya uyulması çağrısında bulunarak, enerji güvenliğine ilişkin kaygıların “araçsallaştırılmaması” gerektiği uyarısında bulundu.İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, Avusturya Başbakanı Christian Stocker ve Belçika Başbakanı Bart De Wever de, son düzlüğe girilen ve tonu giderek sertleşen yeniden seçim kampanyasında Orban’ın Kiev’le yaşanan anlaşmazlığı istismar ettiğini söyleyerek eleştiren isimler arasında yer aldı.AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ise daha da ileri giderek vetonun gerekçelerini ve Macaristan’ın sunduğu argümanları sorgulayarak, "Sanırım seçim dönemlerinde insanlar çok da rasyonel olmuyor," diye konuştu.Diplomatların "hararetli ve gergin" olarak tanımladığı yuvarlak masa oturumu, Orban’ı geri adım atmaya ikna etmeye yetmedi. Hatta tam tersine, Macar lider vetosunda daha da ısrarcı oldu. Liderler de kısa sürede, vetonun büyük olasılıkla Macaristan’daki seçimler yapılana kadar devam edeceğini düşünmeye başladı.Zirvenin ardından Orban bir adım daha ileri giderek Brüksel’in, Budapeşte’de AB yanlısı bir hükümeti işbaşına getirmek için Ukrayna ile birlikte çalıştığını öne sürdü.Orban toplantıdan ayrılırken, "Komisyon’un bazı bölümleri ve Avrupa Parlamentosu dahil olmak üzere Avrupa kurumları, Macaristan’da hükümet değişikliği istiyor ve bunu finanse ediyorlar,” dedi.Bu suçlamalar yeni değil, ancak siyasi müdahaleye işaret ettiği için son derece ciddi söylemler.Seçim kampanyası son haftalarına girerken Orban, rakibi Peter Magyar’a yönelik saldırılarını artırıyor. Magyar’ı von der Leyen ile Zelenskiy’nin kukla adayı olarak göstermeye çalışıyor.Brüksel’den ayrılmadan önce "petrol akışı yeniden başlamadan Ukrayna’ya para yok" diyen Orban, "ablukayı kırarak Macar ulusal çıkarını savunduğunu" da iddia etti.Macaristan’ın vetosu, Avrupa açısından son derece hassas bir dönemde geldi.Donald Trump yönetimindeki ABD, Ukrayna’ya tüm yardımları kesmiş durumda ve bu da mali yükü tamamen Avrupalıların omuzlarına bırakıyor.Liderler arasında zorlu müzakerelerin ardından aralık ayında üzerinde uzlaşılan 90 milyar euroluk kredi, Ukrayna’nın 2026 ve 2027 bütçe ihtiyaçlarının omurgasını oluşturuyor. Ukraynalı yetkililer, bu kaynak olmadan bütçeyi denkleştiremeyebilecekleri uyarısında bulunuyor; bunun da cephede ciddi sonuçları olabileceği belirtiliyor.İlk plana göre Kiev’in, dış yardımlarda ani bir kesinti yaşanmaması için ilk ödemeyi nisan başında alması gerekiyordu. Ancak veto ve buna bağlı Macaristan’ın oyu, bu takvimi altüst etti.Kamuoyu yoklamaları Orban’ın Peter Magyar’ın çift haneli oranlarda gerisinde olduğunu gösterse de, seçim öncesinde farkın kapanmasıyla birlikte yine de kazanma ve vetoyu daha da uzatma ihtimali bulunuyor.Sorunu daha da karmaşık hale getiren unsur ise, ülkesi Druzhba hattına bağlı olan Slovakya Başbakanı Robert Fico’nun, Orban seçimleri kaybetse bile boru hattı onarılmadığı sürece blokajı sürdüreceği uyarısında bulunması.Anlaşmazlık, üye devletlerin enerji güvenliğini koruma ile Ukrayna’ya destek verme arasında sıkışan Brüksel için son derece karmaşık bir sınama yaratıyor.AB liderlerinin aldığı kararların uygulanmasını sağlamakla görevli Costa açısından ise Orban’ın meydan okuması, kendi otoritesini de zayıflatma riski taşıyor.

Kaynak: tr.euronewsOrijinal Habere Git →
İlgili Haberler