T24 yazarı Murat Sabuncu, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’e Yalova ziyareti sırasında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın cumhurbaşkanlığı adaylığına ilişkin değerlendirmelerini ve İmamoğlu’nun adaylığının engellenmesi ihtimaline ilişkin görüşlerini sordu.
Özgür Özel, iktidarın İmamoğlu’nun adaylığını engellemek için her şeyi yapabileceğini belirterek Yavaş’ın adaylığının önemli bir seçenek olduğunu şu sözlerle ifade etti:
"Kimseyi kimsenin yedeği ilan etmiyoruz. Mansur Bey zaten, Ekrem Bey'in iddiası devam ettikçe ben iddiamı çekiyorum demişti. Sonuçta günün ruhuna uygun bir tutumdu ve şu anda kendisi aday olmayı düşündükçe, hem bizim için, gelecek cumhurbaşkanı adayını belirleme noktasında sorumluluğu olanlar için hem de millet için çok önemli bir seçenek."
- Bugün 19 Eylül. 9 Eylül'de Mansur Bey’in Cumhurbaşkanı’yla görüşmesinin üzerinden 10 gün geçti ve tartışma devam ediyor. Şimdi sizin gidişinden haberiniz vardı, bilgilendirilmişsiniz önceden, onu da o gün söylediniz katıldığınız canlı yayında. Fakat 9 Eylül tabii çok simgesel bir tarih. Cumhuriyet Halk Partisi’nin kuruluş yıldönümü. O gün görüşülmesini Cumhurbaşkanı'nın siyasi bir manevrası olarak mı okudunuz yoksa Mansur Bey’in de oraya gidişi o tarihi bilerek, bir sıkıntılı durum mu size göre?
Ben bir sıkıntı görmüyorum. Yani şöyle bir şey var. Mansur Bey için de bizim için de ne sıkıntı? Yani bu meseleyi bizim adımıza değerlendirenlerin tariflerini özgüvensiz olarak görüyorum.
Yani Mansur Bey bana bunu söylediğinde daha ben CHP'nin genel başkanıydım. Dedi ki "Büyük projelerim var. Yurt dışından büyük kaynaklar buldum. Ancak imzalamıyor ve kendisine gidip de bir ziyaret yapmadan da imzalamayacağı anlaşılıyor. Bir ziyaret yapmam da bir mahsur var mı?"
Ben de dedim ki sizin işiniz hizmet etmek. Daha önce Ekrem Bey de gitmişti veya normal bir seyir olsaydı Ekrem Bey de gelir giderdi zaten. Öyle özellikle büyük bir metro projesinden bahsetti.
Dedim yani, "Ankara'ya metro kazandırmak için yapılacak bir ziyarette ben hiç bu mahsuru görmem" demiştim. Bu ziyaretten birkaç gün önce de kendisini bir karşılamada Ankara'ya gelişte bunun üzerine benimle konuştuktan sonraki süreçte randevu talep ettiğini yakında o randevunun verilebileceğini bilgimin olmasını söyledi.
Buradan böyle siyasi mühendislik veya koskoca toplumun yüzde 60'ı Mansur Yavaş'ın gelecek seçimlerde cumhurbaşkanı olabileceğini söylüyorken, Mansur Yavaş’ın bir külliye ziyaretinden böyle özgüvensiz, 'AK Parti'ye geçecek' diyen de var, 'adaylıktan çekilecek' diyen de var. 'Erdoğan tam onu CHP'nin kuruluş gününde çağırdı' diyen de var.
Yani ondan sonra bunların tamamını ben özgüven eksikliği olarak görüyorum. Sonuçta bu süreci, herkes kendi sürecini yönetiyor. Biz de kendi sürecimizi yönetiyoruz. Bir şekilde o sandığa varacağız, o seçimi alacağız. Öyle Erdoğan dokuzuna değil, otuz dokuzuna randevu verse sonuçta sandıkta milletin dediği olacak.
- Sizin çünkü iki santrofor metaforunuz vardı, Ekrem Bey'le Mansur Bey. Ekrem Bey cezaevinde. Mansur Bey'in de henüz başka belediye başkanları da var ama CHP'den Yeni Parti’ye gelmemiş olması yani iki arada duruyor olması. Bunun da tartışıldığı bir konu var biliyorsunuz.
Tüm belediye başkanları için söyleyeyim. Yani ben CHP'deyim. 'Bundan sonra burada olacağım' diye ilan eden ya da 'Ben Yeni Parti’ye gitmiyorum, gitmem' diyenlerin dışında 'Ben Özgür Özel'le birlikte değilim' diyenlerin dışındaki herkesi yanımızda kabul ediyoruz.
Biz 31 Mart 2024 seçiminde Türkiye siyasi tarihinin en büyük yerel seçim başarısını elde ettik. Ve hani bırakın butlanın durumunu 50 yıllık bir başarı kazandık. 50 yıl sonra partiyi birinci parti yaptık. Şimdi hâl böyle olunca, yani biz o seçimi böyle ilmek ilmek, adım adım kazandık ve her bir belediye meclis üyesinin ne kadar önemli olduğunu da biliyoruz.
Geçmişte Meclis çoğunluğumuz olmadığı, başta İstanbul Büyükşehir Belediyesi olmak üzere, Ankara Büyükşehir Belediyesi olmak üzere bütün belediyelerde meclis çoğunluklarımız sağlandı.
Bakın Bursa'da sağlayamadık, başımıza gelen ortada.
O yüzden ben daha ilk parti kurmayla ilgili meseleyi kafamızda tasarlarken hani birileri diyor ya, ismi iyi düşünmediler mi? Daha millet partinin ismini düşünürken biz belediye meclislerindeki olası senaryoları ve riskleri değerlendiriyorduk.
O zaman demiştim. "Belediye meclis üyeleri ve başkanlara gelin" demeyeceğiz, bu konuda bir şeyimiz olmayacak. Bir an önce gelen gelsin, gelmeyen gelmesin" demeyeceğiz. Çünkü kritik dengeler oluşabilir demiştik. İşte onların bazı örneklerini de gördük, olumsuz örneklerini de gördük
. O yüzden ben gelmeyen belediye başkanına, Mansur Bey çıkıp da "Ben Özgür Bey'le değilim, ben Yeni Parti'yle değilim" demedikçe bir problem yok. Zaten kendisiyle düzenli de görüşüyoruz. Hatta bazıları ona kızıyor. Hem sen bu partidesin hem diğer…
Mansur Bey'in Cumhuriyet Halk Partisi'nde yani butlanın olduğu andan itibaren ortaya koyduğu tavır şu ana kadar son derece tutarlı. Bizim kendisiyle aramızda böyle bir fikir ayrılığı ya da bir çelişki bu anlamda herhangi bir çelişkimiz yok.
Ayrıca da çok sayıda belediye başkanı ve meclis üyesi katılabilmek için kendi programlarını yapıyorlar. Ve katılamayanlar da sürekli üzüntülerini belirtiyorlar. Sürekli iletişim halindeyiz.
Mesela birlikte parti kurduğumuz milletvekillerinden meclis kapandıktan sonra beni telefonla, diyelim beni arayanlardan çok, bizim partili olmayıp gönlü burada olan belediye başkanları arıyor ve sürekli durumlarını anlatmaya çalışıyor.
- Peki Mansur Bey hala potansiyel Cumhurbaşkanı adayı mıdır?
Evet. Yani şöyle bir şey söyleyeyim. Biz Cumhuriyet Halk Partisi'ndeyken Cumhuriyet Halk Partisi'nin adayını ön seçimde belirlemek istedik. Ama o sırada yargı operasyonları olunca bunu halka da sorduk. 15,5 milyon oyla Ekrem İmamoğlu seçildi.
Ekrem İmamoğlu o andan itibaren halkın cumhurbaşkanı adayıydı. Onu geri çekmek ancak kendi kararıyla olabilecek bir şey, milletin kararıyla olabilecek bir şey.
O açıdan Ekrem İmamoğlu teknik olarak, hukuken aday olabildikçe cumhurbaşkanı adayıdır zaten. Ve Ekrem Bey'in başına bu geldiğinde Masum Bey çok olgun bir tavır göstererek bu vakitten itibaren Cumhurbaşkanı adaylığıyla ilgili iddiamı geri çekiyorum dedi. Gitti Ekrem İmamoğlu'na. Hem ön seçimde oy verdi hem de arkasında durdu, durmaya devam ediyor. Bu çok önemli bir şey.
Ama bir realite bu iktidar Ekrem İmamoğlu’nun adaylığından o kadar korkuyor o kadar üstüne gidiyor ki hani düşünün kelimelerden açılan davalar var. Geçen gün bir davadan haberdar oldum ve inanamadım. Defalarca baktık, sorduk. Şevket'le beraberdik, açtık bir daha bir daha okuduk. İki yıl, bir ay bir ceza vermişlerdi Ekrem Başkan'a.
Verdikleri ceza Ekrem Başkan kürsüdeyken, AK Parti Tuzla Belediye Başkanı provokasyon yapıyor. Birileriyle kavga ediyor, laf söylüyor falan. Diyor ki "Siz ona uymayın provokasyon yapıyor. O burayı germeye gelmiş." 'O burayı germeye gelmiş' lafından hapis cezası verdi. Önden de iki beraat oldu.
Şimdi hâl böyle olunca insan anlıyor ki Ekrem Başkan aday olmasın diye her şeyi yapacaklar. Bu durumda Mansur Yavaş'ın adaylığı çok önemli bir seçenektir. Ancak şurada hassas bir şey söyleyeyim. İlk günden beri söylüyorum. Kimseyi kimsenin yedeği ilan etmiyoruz.
Mansur Bey kendisi "Ekrem Bey'in iddiası devam ettikçe ben iddiamı çekiyorum" demişti. Sonuçta günün ruhuna uygun bir tutumdu ve şu an kendisi aday olmayı düşündükçe, hem bizim için, hem gelecek cumhurbaşkanı adayını belirleme noktasında sorumluluğu olanlar için hem de millet için çok önemli bir seçenek.
