Özgür Özel için yeni parti iddiaları: CHP'de grup toplantılarının olmaması ne anlama geliyor?
GRUP TOPLANTILARI İPTAL EDİLDİSabah saatlerinde her iki kanattan edinilen bilgiler, tarafların temkinli bir duruş sergilediği yönündeydi. Kulislere yansıyan "bir uzlaşma sağlanabileceği ve her iki tarafın da grup toplantısı yapmayabileceği" duyumu, ilerleyen saatlerde somutlaştı. Genel merkez kaynakları, sabah saatlerinde yaptıkları değerlendirmede, duruma göre hareket edeceklerini belirtmişlerdi.Her iki taraf da bu noktaya herhangi bir aracı veya arabulucu olmadan gelindiğini ifade etse de neticede prensipte bir uzlaşı sağlandığı görülüyor. Edinilen bilgilere göre, Kemal Kılıçdaroğlu'nun tansiyonu düşürme kararı almasının ardından genel merkez, Meclis Başkanlığına grup toplantısı yapılacağına dair bir yazı göndermedi. Bu yazının gönderilmemesi üzerine CHP Grup Yönetimi, Kılıçdaroğlu'nun bu hamlesine karşılık vererek grup toplantısını yapmama kararı aldı.-Kılıçdaroğlu'nun İptal Kararının Arkasındaki SebeplerKılıçdaroğlu'nun grup toplantısını iptal etme kararının arkasında sadece tansiyonu düşürmek değil, teknik ve idari gerekçeler de bulunuyor. Bilindiği üzere, iki grup başkanvekili tedbirli ihraç istemiyle disipline sevk edildi ve bu isimlerden boşalan koltuklar henüz doldurulmadı.MECLİS'TEKİ "ODA TAHLİYESİ"Diğer taraftan, Genel Başkan'ın Meclis'teki odası şu an Grup Başkanı sıfatıyla Özgür Özel'in kullanımında bulunuyor. Bu odanın boşaltılması yönünde Meclis'e daha önce yazı yazılmıştı. Dolayısıyla odanın tahliye edilmesi ve Genel Başkan için yeniden hazırlanması gibi süreçler devam ediyor.Bu hafta grubu toplamanın gereksiz bir gerilime yol açacağını düşünen Kılıçdaroğlu, Meclis'e resmi yazı göndermeyerek adımı atan taraf oldu. Özel kanadı da bu hamleye karşılık vererek teşkilatın çok yorulduğunu, hırpalandığını ve bir molaya ihtiyaç duyulduğunu belirterek toplantıyı iptal etti.-Çarşamba Günü MYK Toplantısı YapılacakYaşanan bu gelişmelere rağmen taraflar arasında kalıcı bir yumuşama süreci beklenmiyor. Bugün "iki taraf arasında bir görüşme veya uzlaşı mı oldu" iddiaları gündeme gelse de taraflar bunu kesin bir dille reddediyor. Açıklamalar da bir yumuşamanın söz konusu olmadığını ortaya koyuyor.Çarşamba günü Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplanacak olan CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), kritik kararlara sahne olacak. Toplantıda, boşalan iki grup başkanvekilinin kimler olacağı ve hangi yöntemle göreve getirileceği netleşecek.ATAMA MI, SEÇİM Mİ TARTIŞMASI?Kulislere yansıyan izlenimlere göre Kılıçdaroğlu, iki ismi doğrudan atama yöntemiyle göreve getirmeyi planlıyor. Ancak grup yönetimi, iç tüzük gereği genel başkanın doğrudan atama yapamaz olduğunu, ilk grup toplantısında milletvekillerinin oylarıyla seçim yapılması gerektiğini savunuyor. Kılıçdaroğlu kanadı ise tüzük yönetmeliğinin genel başkana bu hakkı tanıdığını iddia ederek atama formülünde ısrar ediyor.ÜÇ BÜYÜK İLİN İL BAŞKANLARI İHRAÇ MI EDİLECEK?MYK gündeminde bazı ihraç dosyalarının da yer alması bekleniyor. Bu dosyaların, haklarında özel bir komisyon kurulan ve incelemeleri süren belediye başkanlarıyla ilgili olmadığı, partinin kırmızı çizgilerine aykırı söylem ve eylemde bulunan diğer isimleri kapsayacağı belirtiliyor. Ankara, İstanbul ve İzmir il başkanlarının ihraç edileceği iddiaları genel merkez tarafından henüz doğrulanmasa da yalanlanmış da değil. Çarşamba günü çıkacak kararlar, Özgür Özel cephesinin yeni tepkilerini tetikleyebilir.-Özgür Özel Kanadı Ne Yapacak?Özgür Özel kanadı, grup başkanvekillerinin seçim yerine atamayla göreve getirilmesi durumunda birkaç farklı alternatifi masada tutuyor:Güvensizlik Oylaması: Grupta güvensizlik oylamasına gidilerek, atanan grup başkanvekillerinin en az 70 milletvekilinin oyuyla görevden düşürülmesi.Genel Kurul Boykotu: Atanan isimlerin meşruiyet kazanmaması adına, yaklaşık 75 milletvekilinin Meclis Genel Kurulu çalışmalarına katılmaması.Kapalı Grup Toplantısı: Kılıçdaroğlu'ndan önce Özgür Özel'in grubu kapalı olarak toplayıp seçimle iki grup başkanvekilini belirlemesi. Ancak bu hamlenin yeni ihraç dalgalarına yol açabileceği endişesi de stratejik bir risk olarak değerlendiriliyor.OLAĞANÜSTÜ KURULTAY ÖNÜNDE HUKUKİ ENGELLERİki taraf arasında uzlaşmanın sağlanamayacağı iki temel nokta bulunuyor. Bunlardan ilki olağanüstü kurultay talebi. Çarşamba günü yakın delegenin imzası genel merkeze sunulacak olsa da yönetim, hukuki tedbir kararını gerekçe göstererek bu talebi kabul etmeyecek.Yargıtay'ın "mutlak butlan" (kesin hukuka aykırılık) kararı onaylanırsa mevcut delegelerin yetkisi düşecek; Yargıtay kararı netleşmeden de bir önceki delege yapısı yetkili hale gelemeyecek. Genel merkez bu boşluğu gerekçe göstererek kurultayı gerçekleştirmeyeceğini ilan edecek.-"Parti Seçime Sokulmayabilir" İddiasıUzlaşmazlığın ikinci noktası ise kurultay takvimiyle ilgili. Muhalif kanattan Murat Emir, 25 Temmuz'a kadar kurultay yapılmaması durumunda partinin 6 yıl üst üste kurultay yapmamış sayılacağını ve seçime sokulmama riskiyle karşı karşıya kalacağını belirtiyor. Genel merkez ise ortada mücbir bir sebep olduğunu savunarak bu iddiaya katılmıyor."YENİ PARTİ" İDDİALARIEle alınan kritik başlıklarda görüş ayrılıklarının sürmesi, sürecin bir yol ayrımına doğru gittiğini gösteriyor. Murat Emir, yeni parti iddialarını spekülasyon olarak nitelendirip "Partimizdeyiz ve görevimizin başındayız" dese de kulislerde yeni partinin kuruluş dilekçesinin bu hafta İçişleri Bakanlığına verilebileceği konuşuluyordu.Ancak Özel kanadının bu hafta yeni parti kurmak yerine; ihraçlar ve grup başkanvekillikleriyle ilgili hukuki başvurulara odaklanacağı, ayrıca delege imzalarını teslim edeceği öğrenildi. Acele edilmeyeceği, ihraç kararları geldikçe hukuki itiraz süreçlerinin sonuna kadar işletileceği belirtiliyor.KULİSLERDE KONUŞULAN MİLLETVEKİLİ SAYILARIHer türlü hukuki yöntem denendikten sonra sonuç alınamazsa, toplu istifalar yerine zamana yayılmış peyderpey katılımlarla yeni bir partinin kurulması gündeme gelebilir. Özgür Özel cephesi, süreç içinde en az 75 milletvekilinin yeni partiye geçebileceğini öngörüyor. Siyasette evdeki hesabın çarşıya uymayabileceği, grup içinde her iki tarafa da mesafeli duran ya da CHP'den ayrılma konusunda tereddüt yaşayan isimlerin varlığı da biliniyor. Benzer tereddütler parti teşkilatlarında da hakim.-Teşkilatlarda "Arınma" PolitikasıBu süreçte Kılıçdaroğlu yönetiminin bazı il ve ilçe başkanlarını kapsayan bir arınma politikası izleyebileceği de konuşulanlar arasında.
