CANLI
Ana Sayfa🇹🇷 Türkiye🌍 Dünya📈 Ekonomi⚽ Spor💻 Teknoloji🎭 Magazin
Ana SayfaDünyaPKK'dan sonra İran'da PJAK da silah bıra
🌍 Dünya

PKK'dan sonra İran'da PJAK da silah bırakır mı?

DW Türkçe·🕐 1 sa önce·👁 2 görüntülenme
PKK'dan sonra İran'da PJAK da silah bırakır mı?
Türkiye'de PKK silah bırakırken İran'daki PJAK, çözüm sürecinin tarafı olmadığını savunuyor. Ancak örgüt Tahran'la benzer bir sürece de kapıyı kapatmıyor.

Türkiye'de PKK'nın silahsızlanma ve fesih sürecine ilişkin uygulamalara hukuki zemin oluşturması amaçlanan çerçeve yasanın ardından gözler sürecin bölgesel etkilerine çevrildi.

Türkiye'nin "PKK'nın Suriye'deki uzantısı" olarak gördüğü YPG'nin omurgasını oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri geçen Ağustos ayında kendini feshetti. Böylece Suriye'de Şam ve Kürt güçleri arasında siyasi süreç başladı.

Peki PKK'nın İran'daki uzantısı olarak görülen PJAK'ın durumu ne olacak?

Türkiye'de PKK/KCK ile bağlantılı bir yapı olarak değerlendirilen PJAK (Kürdistan Özgür Yaşam Partisi) kendini bağımsız bir "siyasi hareket" olarak tanımlıyor ve Türkiye'deki sürecin dışında duruyor.

Örgütün Türkiye'de yürüyen sürecin tarafı olmadığını savunan PJAK Yönetim Konseyi Üyesi ve Sözcüsü Rivar Abdanan, DW Türkçe'ye yaptığı açıklamada, "Herhangi bir Kürt örgütünün ya da partisinin silahsızlanması veya feshedilmesi PJAK için bir yükümlülük oluşturmaz" dedi.

Abdanan, PJAK'ın bağımsız bir yapı olduğunu, kararlarını İran'daki siyasi gelişmelere göre aldığını iddia etti.

Türkiye gibi Tahran da PJAK'ı silahlı bir terör örgütü olarak görüyor. Ayrıca ABD ve İsrail'i İranlı Kürt silahlı gruplar üzerinden ülkede yeni bir cephe açmaya çalışmakla suçluyor.

Hatta İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Temmuz ayında Türkiye'nin böyle bir girişimin engellenmesinde etkili olduğunu dile getirmişti. Erakçi, Kasım 2025'te Tahran'da Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile düzenlediği ortak basın toplantısında da PKK'nın silahsızlanma sürecini desteklediklerini açıklamıştı.

PKK'nın silahsızlanmasının en önemli aşamalarından biri PKK'nın Kuzey Irak'taki silahlı varlığının geleceği.

Kandil'deki kampların boşaltılması hâlinde buradaki silahların ve örgüt mensuplarının ne olacağı sürecin kalıcılığı açısından önem taşıyor.

PJAK'ın da Kandil bölgesinde varlık göstermesi, PKK'dan ayrılacak kadro veya askeri kapasitenin başka bir yapıya aktarılıp aktarılmayacağı sorusunu gündeme getiriyor.

Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Tebriz Araştırmaları Enstitüsü Başkanı Dr. Mehmet Rıza Heyet, DW Türkçe'ye yaptığı değerlendirmede, Ankara'nın sürecin başarısını yalnızca PKK'nın fesih kararı üzerinden değerlendirmeyeceği görüşünde.

Süreçte silahların, kadroların, kampların ve komuta zincirinin geleceğinin de belirleyici olacağına dikkat çeken Heyet, "Bir örgüt feshedilir ancak silahlı gücü aynı dağlarda, aynı imkanlarla ve aynı ideolojik çerçevede başka bir isim altında faaliyet göstermeye devam ederse sorunun gerçekten sona erdiğinden söz edilemez" dedi.

PJAK sözcüsü Abdanan ise PKK'nın Kandil'deki varlığının değişmesi hâlinde bunun PJAK'ın bölgeden çekileceği anlamına gelmediğini savunuyor. PJAK'ın bulunduğu bölgelerde varlığını sürdüreceğini iddia eden Abdanan, ancak "Silah artık bizim için merkezi bir konumda değil" diye de ekliyor.

PJAK'ın faaliyetlerinin Türkiye'ye değil İran'a yönelik olduğunu söyleyen Abdahan, faaliyetlerinin ve geleceğe ilişkin kararlarının İran'daki siyasi koşullara bağlı olduğunu ifade ediyor.

Abdanan ayrıca PJAK'ın geçmişte de bugün de Türkiye ve Irak için bir güvenlik tehdidi oluşturmadığını savunuyor. Örgütün faaliyetlerinin yalnızca İran'a yönelik olduğunu vurguluyor.

PJAK'ın kaç mensubu bulunduğuna ilişkin bir rakam vermeyen Abdanan, ABD veya başka bir devletten silah aldıkları iddiasını ise reddediyor.

Mehmet Rıza Heyet de PKK'nın silahlı kapasitesinin kalıcı biçimde ortadan kalkması hâlinde Türkiye'nin PJAK ve KCK ile bağlantılı gördüğü diğer yapılara daha fazla dikkat yöneltebileceğini düşünüyor.

Ancak Heyet'e göre Ankara'nın temel kaygısı bir örgütün yerine diğerini koymak değil PKK'nın kadro, silah ve lojistik kapasitesinin başka bir yapı altında varlığını sürdürmesini engellemek.

PJAK açısından geleceği belirleyecek asıl gelişmeler İran'da yaşanacak.

PJAK sözcüsü Abdanan, Tahran'ın Türkiye'dekine benzer bir müzakere süreci önermesi hâlinde kapıyı tamamen kapatmıyor.

Ancak Kürt meselesinin yalnızca silah bırakma tartışmasına indirgenmesine karşı çıkıyor ve "İran İslam Cumhuriyeti mevcut merkeziyetçi ve çoğulculuk karşıtı devlet yapısından uzaklaşmaya hazır olur ve ülkede köklü değişiklikler için somut bir siyasi program ortaya koyarsa, bu elbette olumlu olur. Ancak bugüne kadar İran İslam Cumhuriyeti'nde böyle bir irade ya da eğilim görmedik" diyor.

Sahadaki tablo ise Türkiye'dekine benzer bir sürecin İran'da kısa vadede başlamasının önünde ciddi engeller bulunduğunu gösteriyor.

PJAK silahlı kapasitesini korurken örgütün silahlı kanadı ile Devrim Muhafızları ve İran güvenlik güçleri arasında ülkenin batısında çatışmalar sürüyor. Haziran ayında Merivan, Bane ve Mahabad çevresinde taraflar arasında yeni çatışmalar yaşandı.

Tahran'ın PJAK'ı güvenlik tehdidi olarak görmesi ve PJAK'ın da silahlı kapasitesini tamamen terk etmemesi nedeniyle taraflar arasında Türkiye'dekine benzer bir siyasi sürecin başlayacağına işaret eden somut bir adım henüz bulunmuyor.

Türkiye'deki sürecin İran'a olası etkisini değerlendiren Abdanan, "Türkiye'deki barış süreci ve ülkenin demokratik bir cumhuriyete geçişi başarıyla sonuçlanırsa bu İran'daki Kürt meselesinin çözümü ve tüm Ortadoğu'nun demokratikleşmesi açısından değerli bir model ve deneyime dönüşebilir" diyor.

İran'da 2000'li yılların başında kurulan PJAK, faaliyetlerini ağırlıklı olarak ülkenin batısında, özellikle İran-Irak sınır hattı ile Batı Azerbaycan ve Kürdistan eyaletlerinin bazı bölgelerinde yürütüyor.

Örgüt kendisini Kürtlerin siyasi, kültürel ve yerel yönetim haklarını savunan bir hareket olarak tanımlıyor.

İran ise PJAK'ı silahlı bir örgüt olarak görüyor ve uzun yıllardır örgütle güvenlik güçleri arasında çatışmalar yaşanıyor. Özellikle İran-Irak sınır hattındaki dağlık bölgeler PJAK'ın faaliyet gösterdiği alanlar arasında sayılıyor.

PJAK'ın siyasi çizgisi ile Abdullah Öcalan'ın geliştirdiği "demokratik konfederalizm" yaklaşımı arasında yakınlık bulunduğu biliniyor. Ancak örgüt, bu ideolojik yakınlığın PKK ile örgütsel bağ anlamına gelmediğini savunuyor.

Kaynak: DW TürkçeOrijinal Habere Git →
İlgili Haberler