Almanya savunma kapasitesini kayda değer ölçüde artırmak istiyor. Ancak mesele artık sadece daha fazla mühimmat ve roketten ibaret değil. Hava savunma sistemleri, dronlar ve insansı robotlar ile uzay sistemleri gibi yeni teknolojiler de giderek daha önemli bir rol oynuyor.
Rheinmetall'in üst yöneticisi Armin Papperger, yeniden silahlanma sürecini, mevcut darboğazları ve gelecekte hangi silah sistemlerinin belirleyici olabileceğini anlatıyor.
Wolgast'ta 424 sınıfı üçüncü filo destek gemisinin kızağa konulması töreninde Papperger’le Almanya'nın savunma sanayisindeki üretimini, Skyranger’in rolünü ve geleceğin silahlarını konuştuk.
Euronews: Sayın Armin Papperger, mart ayında, Almanya’nın roket stoklarının kaygı verici derecede düşük olduğunu söylemiştiniz. Şu an durum nedir?
Papperger: Bence hâlâ öyle. Roketleri bu kadar kısa sürede üretmek mümkün değil; bu yüzden biz Rheinmetall olarak büyük bir yatırım programı yürütüyoruz. Yalnız değiliz, birçok üretici de aynı şeyi yapıyor.
Roket motorlarında, ama aynı zamanda savaş başlıklarında inanılmaz darboğazlar var. Almanya’yı, ama aynı zamanda Avrupa’yı ve NATO’yu, bir tehdit durumunda yeterli sayılabilecek hedef seviyeye yeniden getirebilmek için burada son derece hızlı davranmamız gerekiyor.
Euronews: Skyranger’da hangi aşamadayız? Sistemler sipariş edildi ama zamanında teslim edilebilecekler mi? Yani süreç şu anda ne kadar hızlı ilerliyor?
Papperger: Skyranger konusunda – bu gerçekten sürekli gündeme getirilen bir konu – durum şöyle: Seri teslimatları sözleşmeye göre 2027’de yapmak zorundayız. Bu teslimatlar da yapılacak; şu anda yalnızca çok sınırlı gecikmeler söz konusu.
Yenilememiz gereken bazı teknolojiler var: Öncelikle şasi, radar teknolojisi ve entegre edilmesi gereken füzeler.
Ancak Bundeswehr Donanım, Bilgi Teknolojisi ve Kullanım Dairesi’yle (BAAINBw) ve bakanlıkla birlikte bu alanda iyi bir çözüm bulacağımıza kesinlikle inanıyorum.
Çalışanlarımız bunun üzerinde gece gündüz çalışıyor ve bildiğiniz gibi Skyranger alanındaki üretim kapasitesi olağanüstü şekilde artırılıyor. Gelecek yılın sonundan itibaren yılda 400 adede kadar üretim yapıyoruz ya da yapabilecek durumda olacağız. Dolayısıyla orada hiçbir sıkıntı görmüyorum.
Euronews: Deep Strike kabiliyetleri için bir ortak girişim var. Orada hangi aşamadayız?
Papperger: Bir yanda Destinus, diğer yanda Lockheed Martin ile yürüttüğümüz ortak girişimlerden söz ediyoruz. Lockheed Martin ile topçu roketleri alanında çalışıyoruz; seyir füzeleri üzerinde ise Destinus’la birlikteyiz. Bu iki ortak girişimde sözleşme imza sürecinin son aşamasındayız ve bu yılın sonu, gelecek yılın başı gibi seyir füzeleri için ilk siparişi alacağımızı öngörüyoruz.
Euronews: Daha basit, ama daha fazla sayıda sistem üretmek gerekmez mi? Ukrayna savaşı bize bunu göstermiyor mu?
Papperger: Biz bunu da yapıyoruz, ancak bazı alanlarda bu bana yardımcı olmuyor. Bugün bir Skyranger’in kapasitesine bakarsanız, Mach 3 hızında uçan bir füzeyi bile vurabiliyor. Bunu ne bir “interceptor”la ne de basit bir sistemle yapabilirsiniz.
Bugün Alman Kara Kuvvetleri müfettişiyle konuşursanız size şunu diyecektir: "İki yıl içinde tehdit tablosu bambaşka olacak." Skyranger gerçekten çoklu kabiliyetlere sahip bir sistem. Bunu ne interceptor çözümümüzle ne de basit çözümlerimizle sağlayabiliyoruz.
Örneğin hafif dronları, 1’inci kategori dronları düşürebildiğimiz . 50 kalibrelik silahlarımız da var. Ancak daha sonra örneğin jet motorlu dronlar devreye girdiğinde iş iyice zorlaşıyor, neredeyse karşı koyamaz hâle geliyorsunuz. Bu yüzden daha sürdürülebilir bir çözümün daha iyi olduğuna inanıyoruz.
Euronews: Savunma sanayii ve Rheinmetall gerçekten ne ölçüde bir istihdam motoru?
Papperger: Bence iyi bir istihdam motoruyuz. Şu anda, sivil alanı saymazsak, Rheinmetall’de çalışanların sayısı yaklaşık 34 bin. Yılda net yaklaşık 10 bin kişi büyüyoruz ve hedefimiz 2030’a kadar 70 bine ulaşmak. Buna bir de 210 bin kişiden oluşan tedarik zincirimizi eklediğinizde, neredeyse 300 bin kişiden söz ediyorsunuz. Bu da ciddi bir istihdam motoru demek.
Euronews: Silah ve mühimmat üretimini; Rheinmetall gibi şirketler bu üretimi ne kadar hızlı artırabilir?
Papperger: Zaten yapıyoruz. Özellikle mühimmatta bunu gösterdik. Orta kalibre mühimmat üretimini 1 milyonun altından 4 milyon mermiye çıkardık. Topçu mühimmatında 70 binden 1,5 milyon mermiye yükseldik. Tank mühimmatında ise, yılın durumuna göre 40–50–60 binden 240 bine çıktık. Yani bunu fiilen yapıyoruz. Şu anda yaptığımız bir diğer şey de kamyon sayısını ikiye katlamak.
Yani lojistik araçlar ile taktik araçların sayısı da şimdi iki kattan fazla artırılıyor. Biz üzerimize düşeni yapıyoruz; ancak şu anda daha fazlasını yapmak için gerekli siparişler yok. Rheinmetall’in altı yıla yayılan, 30 milyar avroluk bir yatırım programı var ve şu an yaptığımız yatırımın büyüklüğü gerçekten muazzam. Bu yüzden bugün bir kez daha verilen mesaj, bakanın burada olması, bununla bizzat ilgilenmesi çok önemli; çünkü mesele sadece kapasiteyi artırmak değil, aynı zamanda bu kapasitenin sürdürülebilir olmasını ve insanların kalıcı işler bulmasını sağlamak.
Bu benim için son derece olumlu, çok çok iyi bir işaret oldu ve beni bir ölçüde rahatlattı; çünkü federal hükümetin burada gerçekten sorumluluk üstlendiğini gösteriyor.
Euronews: Sırada ne var? Son dönemde en çok konuşulan konu dronlardı. Bundan sonra ne geliyor? Uzay mı, yoksa o aşamayı da geçtik mi; yoksa savaş robotları, insansı robotlar mı?
Papperger: Robotlar gelecek, bu çok net. Bremen’de insansı robotlar alanında çalışan bir araştırma merkezimiz var. Üzerinde çalışıyoruz; henüz seri üretim ürünlerimiz olmadığı için bunu kamuoyuna pek yansıtmadık, ancak oraya ciddi para yatırıyoruz. Uzay alanına da çok yatırım yapıyoruz; bir yandan uydu üretimi, diğer yandan iletişim verilerinin işlenmesi üzerinde çalışıyoruz.
Yani uydulardan gelen tüm verilerin sağlıklı biçimde işlenmesini istiyoruz. Dronlar kalıcı olacak, diğer unsurlar da öyle; çünkü hepsine ihtiyaç var. Birleşik silah harekâtı için topçuya, zırhlı birliklere, konvansiyonel mühimmata, dronlara ve füze sistemlerine ihtiyaç duyuluyor.
Şimdi mesele, bunların her birinden ne kadar gerektiği. Doğru bir karışım oluşturmak gerekiyor ve bu da zamanla değişecek. Yani her bir alandaki miktarların dağılımı farklılaşacak.
Kendi notumuz: Litvanya’daki Alman zırhlı tugayıyla ilgili güncel Euronews özel haberimizi de izleyebilirsiniz:
