CANLI
Ana Sayfa🇹🇷 Türkiye🌍 Dünya📈 Ekonomi⚽ Spor💻 Teknoloji🎭 Magazin
Ana SayfaEkonomiSigortada tehlikeli rekabet; kâğıt üzeri
📈 Ekonomi

Sigortada tehlikeli rekabet; kâğıt üzerinde büyüme, gerçekte zarar!

Ekonomim.com·🕐 1 sa önce·👁 0 görüntülenme
Sigortada tehlikeli rekabet; kâğıt üzerinde büyüme, gerçekte zarar!
Sigorta sektöründe artan fiyat rekabeti, büyüme rakamlarına rağmen teknik kârlılığı aşındırıyor. Bazı poliçelerde fiyatların rasyonel seviyelerin çok altına indiğini dile getiren Ray Sigorta CEO’su Koray Erdoğan’a göre bu tablo sürdürülebilir değil ve sektörün itibarını da riske atıyor.

SELÇUK ALTUNSigorta sektöründe son dönemde hız kazanan fiyat rekabeti, büyüme rakamlarına rağmen kârlılık tarafında ciddi bir bozulmaya işaret ediyor. Ray Sigorta CEO’su Koray Erdoğan, özellikle büyük ölçekli işlerde fiyatların rasyonel seviyelerin altına indiğini belirterek, bu eğilimin sürdürülebilir olmadığını ve sektörün teknik dengesini giderek zayıflattığını vurguladı. Ray Sigorta CEO’su Koray Erdoğan ile Vienna Insurance Group (VIG) COO’su ve Ray Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Gerhard Lahner, İstanbul Swissotel The Bosphorus’ta sigorta ve ekonomi basını ile bir araya geldi. Sigorta sektörünün 2025 yılı performansını, 2026 yılına ilişkin beklentilerini paylaşan ikili, aynı zamanda ABD-İran eksenli sıcak gündemin hem ekonomiye hem de sektöre kısa ve uzun vadeli etkilerine yönelik açıklamalarda bulundu.Konuşmasına sigorta sektöründeki yoğun rekabet ortamına dikkat çekerek başlayan Ray Sigorta CEO’su Koray Erdoğan, sektörün son iki yıldır giderek sertleşen fiyat rekabeti nedeniyle sürdürülebilirlik riskleriyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Erdoğan, “Bu kadar belirsizliğin olduğu bir ortamda bu denli agresif rekabetin mantığı yok” dedi. Sigorta sektörünün kâğıt üzerinde büyümeye devam ettiğini ancak teknik açıdan ciddi bir bozulma yaşandığını vurgulayan Erdoğan, 2023’te yüzde 110 olan büyümenin 2024’te yüzde 74’e, 2025’te ise yüzde 41’e gerilediğini hatırlattı. Erdoğan, bu büyümenin niteliğinin sorgulanması gerektiğini ifade etti.Erdoğan’a göre sektörün en kritik sorunu, özellikle 2024’ten itibaren tüm branşlara yayılan yoğun fiyat rekabeti. Kasko ile başlayan rekabetin yangın, doğal afetler, sağlık ve hatta trafik sigortasına kadar genişlediğini belirten Erdoğan, bazı alanlarda fiyatların ‘rasyonel seviyelerin çok altına’ indiğini dile getirdi. “Sigorta sektöründe büyümek en kolay iştir. Eğer teknik kârlılığı önemsemiyorsanız fiyat kırarak hızlıca büyüyebilirsiniz. Ancak bu büyümenin kalıcı olması mümkün değil” diyen Erdoğan, geçmişte benzer süreçlerin sert fiyat düzeltmeleriyle sonuçlandığını hatırlattı. Özellikle büyük ölçekli kurumsal poliçelerde fiyat makasının ciddi şekilde açıldığına dikkat çeken Erdoğan, “Bir şirketin 10 birim fiyat verdiği işe başka bir şirket 3 birim teklif verebiliyor. Bu durum sadece şirketleri değil, sektörün genel itibarını zedeliyor” ifadelerini kullandı.Sektördeki en çarpıcı bozulma ise teknik sonuçlarda görülüyor. Erdoğan’ın paylaştığı verilere göre, 2025 yılında sektör vergi öncesi 159 milyar TL kâr açıklasa da bu kârın önemli bölümü yatırım gelirlerinden kaynaklandı. Teknik sonuçlara bakıldığında ise tablo tersine dönüyor. 2024’te 43 milyar TL olan teknik zarar, 2025’te 63 milyar TL’ye yükseldi. Net bileşik rasyonun yüzde 109 seviyesinde gerçekleştiğini belirten Erdoğan, “Bu, sektörün yazdığı her 100 liralık prim karşılığında 109 lira maliyet ürettiği anlamına geliyor” dedi. Bu durumun sürdürülebilir olmadığını vurgulayan Erdoğan, teknik kârlılığın göz ardı edilmesinin uzun vadede daha büyük sorunlara yol açacağını ifade etti.Erdoğan, agresif fiyat rekabetinin en büyük zararının sektörün güvenilirliğine olduğunu söyledi. Geçmişte yaşanan ani fiyat artışlarının tüketicide ciddi tepki yarattığını hatırlatan Erdoğan, benzer bir sürecin yeniden yaşanabileceği uyarısında bulundu: “Bir yıl önce 100 liraya satılan poliçenin ertesi yıl 50 liraya düşmesi ya da sonrasında tekrar 3 katına çıkması, müşterinin kafasını karıştırıyor. Bu dalgalanmalar sektörün itibarını aşındırıyor.” Sektörde hemen her oyuncunun rekabetten şikâyetçi olduğunu ancak aynı rekabetin yine sektör tarafından üretildiğini belirten Erdoğan, “Herkes şikâyet ediyor ama fiyatları da biz düşürüyoruz. Bu çelişkiyi çözmemiz gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.Küresel gelişmelerin de sektördeki riskleri artırdığını ifade eden Erdoğan, özellikle jeopolitik gerilimlerin ve faiz politikalarındaki belirsizliğin 2026 görünümünü zorlaştırdığını söyledi. Faizlerin yüksek seyrini koruması halinde yatırım gelirlerinin kârlılığı desteklemeye devam edebileceğini ancak teknik taraftaki bozulmanın süreceğini belirten Erdoğan, “Teknik zarar artmaya devam edecek gibi görünüyor” dedi. Erdoğan, sektörün sadece bilanço verilerine bakarak değerlendirilmesinin yanıltıcı olabileceğini belirterek, sigortacılığın doğası gereği ileriye dönük risk yönetimine odaklanılması gerektiğini vurguladı: “Bilançolar bir dikiz aynasıdır, geçmişi gösterir. Bizim işimiz ise geleceği öngörmektir. Bugün yapılan hatalı fiyatlamaların etkisi önümüzdeki yıllarda ortaya çıkar.”Ray Sigorta olarak agresif büyüme yerine dengeli ve kârlı büyümeyi tercih ettiklerini belirten Erdoğan, sektörde ilk 5 hedefleri olduğunu ancak “ne pahasına olursa olsun büyüme” yaklaşımını benimsemediklerini söyledi. Erdoğan, “Sürdürülebilirlikten ödün vermeden büyümek mümkün. Aksi halde bir yıl büyüyüp sonraki yıl küçülmek zorunda kalırsınız. Önemli olan kalıcı başarıdır” dedi.Ray Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı ve Vienna Insurance Group (VIG) COO’su Gerhard Lahner, Türkiye’nin Vienna Insurance Group içindeki konumuna dikkat çekerek, Ray Sigorta’nın performansından büyük memnuniyet duyduklarını söyledi. Lahner, Türkiye’nin grubun faaliyet gösterdiği yaklaşık 30 ülke arasında ilk 5’te yer aldığını bilgisini verdi. Türkiye’ye bakış açılarının net olduğunu vurgulayan Lahner, “Bizim stratejimiz uzun vadeli. Burada sürdürülebilir büyümeyi desteklemeye devam edeceğiz” dedi. Grup olarak Türkiye’de güçlü bir yapılanmaya sahip olduklarını ve organik büyümeye devam edeceklerini ifade eden Lahner, stratejilerini şöyle özetledi: “Mevcut organizasyon ve lisans yapısı büyüme için yeterli. Satın almalar ancak istisnai durumlarda gündeme gelebilir. Önceliğimiz organik büyüme. Pazar payımızı artırarak ilerlemek istiyoruz. Ancak olağanüstü bir fırsat ortaya çıkarsa bunu da değerlendiririz.”Ray Sigorta’nın finansal performansına değinen Lahner, şirketin güçlü bir gelişim sergilediğini ifade ederek, Türkiye sigorta pazarında ilk 5 içine girmeyi ve orada kalıcı olmayı hedeflediklerini vurguladı. Grubun yatırım yaklaşımına ilişkin de bilgi veren Lahner, 10 yıldan uzun bir süredir Türkiye’den temettü almadıklarını ve elde edilen kârın büyük ölçüde yeniden yatırıma yönlendirildiğini belirterek, “Biz kısa vadeli kazanç peşinde değiliz. Sigortacılık uzun vadeli bir iş. Kaynakları güvenli ve sürdürülebilir şekilde değerlendiriyoruz” dedi. Aynı zamanda yönetim anlayışları hakkında da bilgi veren Lahner, yerel ekiplerin önemine vurgu yaparak, faaliyet gösterdikleri ülkelerde yerel yöneticilerle çalışmayı tercih ettiklerini söyledi. Bu yaklaşımın hem toplumsal bağlılığı hem de kurumsal sürdürülebilirliği güçlendirdiğini ifade etti.Türkiye’nin demografik yapısına da dikkat çeken Lahner, “Türkiye, Avrupa’ya kıyasla daha genç bir nüfusa sahip. Bu da özellikle hayat sigortası ve emeklilik sistemleri açısından önemli bir fırsat yaratıyor” ifadelerini kullandı. Özel emeklilik sistemlerinin geliştirilmesinin uzun vadede büyük katkı sağlayacağını belirten Lahner, bu alanda çalışmaların önemine işaret etti. Öte yandan, sigorta sektörüne ilişkin değerlendirmelerinde Türkiye’ye özel risklere de dikkat çeken Lahner, bunları; ‘bazı şirketlerde yetersiz sermaye yapısı, özel emeklilik sistemlerinin yeterince yaygınlaşmaması ve bireylerin risk farkındalığının düşüklüğü’ olarak sıraladı.İran-ABD-İsrail üçgenindeki savaşın sektördeki küresel etkilerine yönelik de açıklamalarda bulunan Lahner, şunları söyledi: “Devam eden bu talihsiz savaşların nasıl gelişeceğini kimsenin öngörebildiğini sanmıyorum. Burada birkaç unsur var. Temel yaklaşımımız, özellikle finansal piyasalar açısından belirsizliğin süreceği yönünde. Döviz kurları, hisse fiyatları, değer kayıpları ya da başka dalgalanmalar gibi etkenlerin piyasalar üzerinde belirleyici olmaya devam edeceğini düşünüyoruz. İlk ve doğrudan etkisi esas olarak nakliyat sigortalarında yaşandı. 20 milyar dolar gibi bir maliyet ortaya çıktı. Küresel ticaretin boyutunu düşününce çok da büyük bir rakam olduğunu düşünmüyorum. Henüz görmediğimiz şey ise ikinci tur etkilerin ne olacağı. Biz bunun sonbaharda daha net görüleceğini varsayıyoruz. Çünkü genellikle sonbaharda, en azından ABD ve Avrupa pazarlarında, bir sonraki yılın reasürans düzenlemelerinin asgari düzeyi ortaya çıkar ve tablo o zaman daha net hale gelir. Dünyanın başka bir yerinde fiyatlar yükseldiğinde, bunun yerel fiyatlara da etkisi oluyor. Bunun örneklerini kasırgalarda ABD’de ya da Türkiye’deki depremlerde gördük.”Basın buluşmasında, Vienna Insurance Group bünyesinde 2012 yılından bu yana üstün toplumsal katkı sunan grup şirketlerine verilen Günter Geyer Sosyal Sorumluluk Ödülleri kapsamında bu yıl Ray Sigorta’nın layık görüldüğü Altın Ödül de takdim edildi. Ray Sigorta, 6 Şubat 2023’te gerçekleşen deprem felaketinin ardından afet bölgesinde eğitime kalıcı katkı sunmak amacıyla harekete geçmiş, çalışanlarının gönüllü bağışları ve VIG’nin desteğiyle Hatay İskenderun’da Umut İlkokulu’nu hayata geçirmişti. 2024 yılının Eylül ayında öğrencilerle buluşan okul, her yıl 125 öğrenciye eğitim veriyor.

Kaynak: Ekonomim.comOrijinal Habere Git →
İlgili Haberler