Suça sürüklenen çocuklar: "Ceza indirimi olmasın"
TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu'nda savcılar sunum yaparak yaşadıkları sorunlar ve önerilerini aktardı.Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekili Pınar Akdoğan, çocuk suçlarında yaşadıkları sıkıntıları ve tespitlerini Meclis'te anlattı. Bazı örnekler de veren Akdoğan, "Çocuk 6 kez otobüs duraklarının camlarını kırmış. Oyun olarak görüyor. Burada ebeveynlerin sorumluluğu ön plana çıkıyor. Ebeveynlerin mağduriyetleri gidermesi gerekiyor" dedi. Akdoğan, çocuklara ceza indiriminin de 15-18 yaş için kaldırılmasını önerdi.Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekili Akdoğan, 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu ile çocuk cezalarının 12-15 ve 15-18 yaş arası olarak ayrıldığını söyledi.15-18 yaş aralığında; kasten öldürme, nitelikli cinsel istismar, yağma ve terör suçları bakımından ceza sorumluluğunu tam olması gerektiğini belirten Akdoğan, bu suçlarda indirim olmaması gerektiğini kaydetti."Yaş küçüklüğüne göre indirim uygulamak çocuklarımızı korumak anlamına gelmez" görüşünü de komisyonla paylaşan Akdoğan, Mattia Ahmet Minguzzi davasını hatırlatarak, "Örneğin kamuoyunda birçok olayda yaşandığı gibi; Minguzzi davası, Hakan Çakır dosyası. Bu dosyalar o kadar üzücü bir hale geliyor ki bu cinayet işleyen çocuklar sosyal medyada gülerek poz veriyor, bir başka çocuğun kulağını kesip bunu paylaşıyorlar yani suçu eğlenceli ve prestijli bir alan olarak, içselleştirerek gösteriyorlar. Bu da diğerlerine örnek teşkil ediyor. Bizim bunlara engel olmamız gerekiyor. Amacımız onları topluma kazandırmak ancak pamuklara sarıp koruyarak değil. 15-18 yaş aralığı; gelişen internet çağında ve sosyal faaliyetler içerisinde 15-18 yaş aralığını algıda çok faydasız değerlendirmek doğru değil, onların algıları çok daha açık yani 20 yıl önceki 15-18 yaş grubu ile şimdiki 15-18 yaş grubu birbirinden çok daha farklı" değerlendirmesi yaptı.15-18 yaş aralığındaki çocuklara ceza indiriminin kaldırılmasını öneren Pınar Akdoğan,12-15 yaş arası indirimlerin de yeniden değerlendirilebileceğini söyledi."Kasten öldürme," "nitelikli cinsel istismar" ve "terör" gibi suçlarda indirimin olmaması gerektiğini tehdit yaralama gibi suçlarda ise şu ankinden daha az indirimlerin ele alınması gerektiğini savundu. Bir örnek olay da anlatan Akdoğan, "Çocuklar sürekli kamu malına zarar veriyor, otobüs duraklarının camlarını kırıyor. Bu çocuklar bunu 6'ncı kez yapmış ve çocuklar bunu bir oyun gibi algılıyorlar. Çocukta bu algı oluşmuyor bile çünkü niye? Biz yasa gereği tekerrürü uygulayamıyoruz. Biz yasa gereği bu suçu anlatamıyoruz çocuğa, yapmış olduğunun suç olduğunu algılayamıyor. Burada algı kopuyor. Burada ebeveynlerin sorumluluğu ön plana çıkıyor" dedi.Komisyonun AKP'li Başkanı Pervin Tuba Durgut'un, "Mesela, ilk yaptığında onun tamiri ya da işte maddi hasarın karşılanması gibi bir yaptırıma tabii tutulsa en azından suç olduğunu fark edecek" demesi üzerine Akdoğan, "Kesinlikle öyle" dedi ve "Burada bir mağduriyet varsa ebeveynlerce bu mağduriyetin giderilmesi gerekiyor. Kontrollü olur çünkü her aile en azından çocuğunu korur, kollar. Bu sadece devletin koruyup kollamasıyla oluşacak bir şey değil" değerlendirmesi yaptı.Çocuk suçlarına özel olarak Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) tekerrür eden yani tekrar eden suçlar da yeni cezalar verilemediğini de hatırlatan Akdoğan, "Bu hükümlerin düzenlenmesinde fayda var çünkü çocuklarımızdaki suç algısı bu şekilde oluşmuyor. Çocuk bu suçu 5-6 defa da işleyebiliyor, 7 defa da işleyebiliyor. Bazı aileler ve çetelerin elinde bu çocuklar adeta suç çiftliklerinde yetişiyorlar, o çocukların gözünde o bir kariyer basamağı gibi algılanıyor. Bazı çocuklarımız da var ki kimsesiz çocuklarımız; cinayet işlemek, gasp, uyuşturucu ticareti, hırsızlık, bunlar birçok çetenin eline düştüğünde çete içinde bir terfi gibi, bir gurur nişanesi gibi görülüyor. Bunların önüne geçebilmek adına da tekerrür hükümlerinin uygulanmasının faydalı olacağını düşünüyorum" görüşünü savundu.Cumhuriyet Savcısı Nedim Başarangil de komisyona yaptığı sunumda Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığının önleyici görevlerine dikkati çekti. Savcı Baraşangil, "Suç işlendikten sonra bir suçun bir mağdurunun da olduğu düşünülerek çocukları korumanın önceki aşamaya göre daha az dikkate alınması gerektiğini düşünüyorum çünkü uygulamada gördüğümüz, karşılaştığımız çocuk tipleri, inanın, böyle kitaplarda okunan veya basından gördüğünüz çocuk tipleri değil. Çocuklar çok fazla suç işlemeye meyilliler, suç oranları çok artmış durumda" dedi.Söz alan Başsavcı Vekili Akdoğan, "Biz önleyici tedbirlerin muhatabı değiliz, biz yargıyız; biz olay olur, akabinde müdahale ederiz. Keşke bu şekilde olmasa da çocuklarımız önümüze gelmese, biz de bunun taraftarı değiliz, hepimizin evladı var. Bu çocukları koruyup kollamak hepimizin görevi ama yargının görevi burada başlamıyor. Burada yürütmenin görevi çok önemli, burada ailenin görevi çok önemli, devletin görevi çok önemli" ifadelerini kullandı.
