Çin Devlet Başkanı Şi Jinping, Washinton ile Pekin arasındaki ticaret, Tayvan ve yapay zekâ gibi kritik başlıkların gündemde olduğu görüşmeler için ABD'ye geldi. Şi, iki ülkenin “tarihi bir sorumluluk taşıdığını” söyledi.
ABD Başkanı Donald Trump ise Şi'nin perşembe günü başlayan resmi ziyareti kapsamında Beyaz Saray'da yaptığı görüşmenin açılışında, Çin lideriyle geliştirdiği “gerçekten harika dostluğu” övdü.
Şi, resmi görüşmeler öncesinde yaptığı açıklamada Trump'a hitaben, “Çin-ABD ilişkilerinin dev gemisini geleceğe doğru istikrarlı bir rotada ilerletmek için sizinle çalışmaya hazırım” dedi.
Çinli lider ayrıca, iki ülkenin “çatışma ve karşı karşıya gelmeme çizgisini koruması gerektiğini” söyledi.
Şi, Çin ve ABD'nin dünyanın ve çağın yaşadığı önemli değişimler karşısında insanlığın gelişimini ve ilerlemesini destekleme konusunda “tarihi bir sorumluluk taşıdığını” ifade etti.
“İkimizin de yuva olarak adlandırdığı bu gezegende iki büyük ülkenin bir arada yaşaması için doğru yolu elbette bulabiliriz” diyen Şi, samimi, derinlikli ve sürekli diyaloğun iki ülkenin birbirini daha iyi anlamasına, ortak noktalar bulmasına ve farklılıkları bir kenara bırakarak karşılıklı güven oluşturmasına yardımcı olacağını söyledi.
Trump ise 2016'daki ilk başkanlık seçiminden bu yana Şi ile bir dostluk geliştirdiğini belirterek, bu ilişkinin “karşılıklı saygı ve halklarımızın hayati çıkarları üzerine kurulu, gerçekten harika bir dostluk” olduğunu söyledi.
Ancak iki liderin açıklamalarının ardından görüşmelerde daha zorlu başlıkların ele alınması bekleniyor.
Trump, ABD ile Çin'in “daha dengeli” ticari ilişkiler kurmak için çalıştığını söyledi. Görüşmelerde dış politika, ticaret, finansal iş birliği, güvenlik ve önemli bir başlık olarak gördükleri yapay zekânın ele alınacağını belirtti.
Şi ise Çinli şirketlerin ABD'de “adil muamele görmesini” umduğunu, Çin'in de ABD şirketlerini ülkesinde ağırlamaya devam edeceğini söyledi.
Çin lideri, iki ülke arasındaki rekabetin “sağlıklı olması ve sınırlar içinde tutulması gerektiğini” vurguladı.
İki ülke çarşamba günü, 10 Kasım'da sona ermesi planlanan bir yıllık ticaret ateşkesini iki ay uzatma konusunda anlaşmıştı. Taraflar daha kalıcı bir anlaşmaya ulaşmak için müzakerelerini sürdürüyor.
Çin ayrıca, ABD'nin ileri teknoloji çiplerine yönelik ihracat kısıtlamalarını gevşetmesini istiyor.
Şi, iki ülke arasındaki rekabeti “birinin kazanıp diğerinin kaybettiği bir mücadele değil, birbirini yakalama yarışı” olarak nitelendirdi.
Şi'nin Trump'tan, daha önce mayıs ayında Pekin'de yapılan görüşmede olduğu gibi, Tayvan'a silah satışlarını kalıcı olarak durdurmasını istemesi bekleniyor.
Çin, Tayvan'ı ABD-Çin ilişkilerindeki en hassas konu olarak görüyor. Trump ise mayıs ayında Tayvan'a silah satışlarını Çin ile müzakerelerde “çok iyi bir pazarlık kozu” olarak nitelendirmişti.
İran konusunda ise Çin, Trump yönetiminin Pekin'i ekonomik baskı ve Çin'in sahip olduğu nüfuzu kullanarak Tahran'ı ABD'nin savaşın sona erdirilmesine yönelik şartlarını kabul etmeye ikna etme girişimlerine direnmişti.
Çin, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik savaşını kınamış, Şi daha önce çatışmanın “orman kanununa” dönüş anlamına gelebileceği yönündeki endişesini dile getirmişti.
Şi, açılış konuşmasında yapay zekâya da değinerek iki ülkenin teknolojinin kullanımında insanların kontrolünün korunmasını sağlama sorumluluğu bulunduğunu söyledi.
Çin lideri, iki ülkenin yapay zekâyı insanlığın yararına geliştirme ve yönetme kapasitesi ile sorumluluğuna sahip olduğunu belirterek, teknolojinin gelişiminin “her zaman insan kontrolünde olması ve insanların refahına hizmet etmesi” gerektiğini ifade etti.
Trump da perşembe günü sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, teknolojiye ilişkin küresel kaygıların arttığı bir dönemde yapay zekânın görüşmelerin önemli gündem maddelerinden biri olacağını söyledi.
İki ülkenin maliye bakanları da hafta başında bir araya geldi. ABD, iki ülke arasında yapay zekâ kaynaklı olayların bildirilmesine yönelik yeni bir “bildirim mekanizması” oluşturulmasını önerdi.
Görüşmelerin açılış bölümünün sonunda Şi, Çin'in önümüzdeki beş yıl içinde 100 bin Amerikalı genci eğitim ve değişim programları için ülkeye davet edeceğini açıkladı.
Çin ayrıca Atlanta Hayvanat Bahçesi'ne iki panda gönderecek. Şi, pandaları “dostluk elçisi” olarak nitelendirdi.
