CANLI
Ana Sayfa🇹🇷 Türkiye🌍 Dünya📈 Ekonomi⚽ Spor💻 Teknoloji🎭 Magazin
Ana SayfaDünyaTrump'ın "Savaş Bakanı" Pete Hegseth ger
🌍 Dünya

Trump'ın "Savaş Bakanı" Pete Hegseth gerçekte kim?

DW Türkçe·🕐 9 sa önce·👁 0 görüntülenme
Trump'ın "Savaş Bakanı" Pete Hegseth gerçekte kim?
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, kendisini "Hristiyan vatansever" olarak nitelendiriyor. Karşıtları ise onu "aşırı sağcı provokatör" olmakla suçluyor. Peki uluslararası hukuka meydan okuyan Hegseth gerçekte kim?

ABD ve İsrail'in saldırısıyla başlayan İran savaşı ile birlikte dikkatler bir kez daha Washington'a, dünyanın en güçlü ordusunun başındaki Pete Hegseth'e çevrildi.ABD Savunma Bakanı Hegseth, kendisini "Hristiyan bir vatansever" olarak görüyor. Birçokları ise onun "aşırı sağcı bir provokatör" olduğunu söylüyor.Hegseth, sözünden çıkmadığı Başkan Donald Trump'ın isteği üzerine artık kendisini "Savaş Bakanı" olarak nitelendiriyor.Emekli bir asker, eski televizyon yorumcusu Hegseth, her vesileyle Trump'a hayranlığını dile getiriyor, muhafazakar Amerikan televizyon kanalı Fox News'te çalıştığı dönemde de Trump'ın "ciddiyetini" ve "siyasi içgüdülerini" överdi.Dış ve güvenlik politikalarına ilişkin sert çıkışlarıyla, dikkatleri üzerine çekerdi. Bu çıkışları, sadık destekçisi olduğu Trump nezdinde ve kısaltması MAGA olan "Amerika'yı yeniden muhteşem yap" (Make America Great Again) hareketinde büyük beğeni toplardı.Trump'ın, Amerikan ordusunun ön saflarındaki asker olarak gördüğü Hegseth'in savunma bakanı olarak yaptığı açıklamalar günümüzde de geniş yankı buluyor.Özellikle savaş hukuku ve sivillerin korunması ilkelerini hiçe saydığı gerekçesiyle tartışmalara yol açan söylemleri, şaşkınlık ve endişeye yol açıyor. Tıpkı, İran savaşı konusunda yaptığı açıklamalarda olduğu gibi.Hegseth, Mart ayı başında düzenlediği basın toplantısında, askerlerin uymak zorunda oldukları angajman kurallarını "saçma" olarak nitelendirmiş, bu kuralların "savaşın doğasına aykırı olduğunu" öne sürmüştü.Oysa Hegseth'in "saçma" diyerek hedef aldığı bu uluslararası kurallar, silahlı ihtilaflarda sivillerin korunması ve savaş suçu işlenmesinin önlenmesini öngörüyor.Dünyanın en büyük ve en gelişmiş nükleer cephaneliklerine sahip "süper güç" ABD'nin savunma bakanının bu açıklaması, uluslararası toplumda soğuk duş etkisi yarattı.Ama Pete Hegseth, söylemlerini yumuşatmak yerine daha da sertleştirdi. Mart ortasında, İran'a işaret ederek "Düşmanlarımıza merhamet yok, acıma yok" açıklamasını yaptı.Uluslararası hukukçu Jacquelin Hellman, Hegseth'in bu ifadelerinin "açıkça yasaklanmış bir uygulamayı yansıttığına", askeri jargonda bunun "teslim olanların da öldürülmesi anlamına geldiğine" işaret ediyor.Madrid Cumplutense Üniversitesi öğretim üyesi Hellman, tek başına söylemin cezalandırılamayacağını belirtmekle birlikte, silahlı kuvvetler tarafından bu yönde eylemler gerçekleştirildiği takdirde, yani "verilmiş bir emrin uygulanmasına dönük eylemler" tespit edilmesi halinde, bu cümlenin savaş suçu olarak sınıflandırılabileceğini belirtiyor.Aslında Bakan Pete Hegseth ilk kez savaş suçları ile gündeme gelmiyor.Amerikan ordusunun, Venezuela açıklarında uyuşturucu taşıdığı şüphesi ile bot ve teknelere düzenlediği saldırılar da "yargısız infaz" eleştirilerine yol açtı.Hukukçular ve uzmanlar, havaya uçurmak yerine neden teknenin duruldurulmadığını, teknede bulunduğu iddia edilen uyuşturucaya neden el konulmadığını ve şüphelilerin yakalanarak neden hakim karşısına çıkarılmadıklarını sorguladı.Hatta Amerikan ordusunun saldırılarından birinde, ilk saldırıdan sonra iki kişinin hayatta kaldığı belirlenmiş, ikinci bir saldırı ile öldürülmüşlerdi.Amerikan basınından, Hegseth'in "kimsenin hayatta kalmaması" emrini vermesi nedeniyle ikinci saldırının düzenlendiği bilgisi yer almış, bu da sert tepkilere yol açmıştı.Savunma bakanı daha sonra bunu reddetti. Ardından da operasyonun komutanı Frank Mitch Bradley, ikinci saldırı kararını kendisinin aldığını söyleyip, bu kararını da "hayatta kalanların da tehdit teşkil ettiğini" öne sürerek gerekçelendirmişti.ABD Savunma Bakanı Hegseth'in, Cenevre Sözleşmeleri ve Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin Roma Statüsü ile sorunlu olduğuna işaret eden başka ipuçları da var.Hegseth, eski asker Shawn Ryan'ın podcast'inde, savaş suçu işlemekten mahkum edilen üç Amerikan askerini savunmuştu. Trump, ilk başkanlığı döneminde, Afganistan ve Irak'ta savaş suçu işlemekten mahkum edilen bu üç Amerikan askerini affetmişti.Hegseth de, Ryan'ın podcast yayını esnasında, askerlerin bağlı kalmakla yükümlü oldukları ve ihlal ettikleri angajman kurallarını "uyulması imkansız" diyerek eleştirmişti. Pete Hegseth, "askerlerin ellerini kelepçeliyor" dediği kuralların, "kendilerini yenilgiye uğratmak için yazıldıklarını" öne sürmüştü.Bu kurallar nedeniyle Amerikan askerlerinin, silahlı hasımlarına ancak kendilerine nişan almaları halinde ateş edebildiğini söyleyen Hegseth, kendisinin Irak'ta asker olarak görev yaptığı dönemde emrindeki askerlere "Çocuklar, biz buna uymayacağız!" dediğini de açıkça itiraf etmişti.1980 yılında Minneapolis'te doğan, Princeton Üniversitesi'nde siyaset bilimi okuyan Hegseth, "The Princeton Tory"  adlı muhafazakar öğrenci gazetesinin yayıncısı ve baş editörüydü.Üniversiteden sonra Amerikan ordusuna katılan, Guantanamo Hapishanesi'nde, daha sonra da Irak ve Afganistan'da farklı görevler üstlenen Hegseth, 2014 yılında kariyer değişikliği yaptı. Ulusal Muhafızların yedek askeri oldu, aynı zamanda Fox News'te yorumcu ve sunucu olarak görev yapmaya başladı.Kendisini, cephelerde görev almış deneyimli bir asker ve muhafazakar değerler için mücadele azimine sahip biri savaşçı olarak tanıttı.Hegseth'in, sosyal medyadan sıklıkla paylaştığı ve Haçlı Seferleri ile ilişkilendirilen dövmeleri, "Modern Savaşçılar" (Modern Warriors) ve "Amerikan Haçlı Seferi" (American Crusade) adlı kitapları ünlenmesine ivme kazandırdı.Aslında Hegseth, 2024 yılına kadar Ulusal Muhafızların yedek askeriydi. Ancak birliğindeki silah arkadaşları onu "aşırılık yanlısı" olduğunu söyleyerek ihbar etmesi üzerine kendi isteğiyle ayrıldı.Hegseth'in göğüsünde, Haçlıların sembolü olarak belgelenen "Kudüs Haçı" dövmesi yer alıyor. Pazusunda da sadece Haçlıların savaş narası olmakla kalmayıp, aşırı sağ çevrelerde de popüler olan Latince "Deus Vult" yazıyor. Bu da "Tanrı istiyor" anlamına geliyor.Kilise üyeliği de Pete Hegseth'in, ideolojisi hakkında ipuçları veriyor. Çünkü Hegseth'in üyesi olduğu Reformcu Evanjelik Kiliseler Birliği (Communion of Reformed Evangelical Churches), ABD'yi Hristiyan bir teokratik devlete dönüştürmek isteyen bir hareket.ABD Başkanı Trump'ın, Hegseth'i savunma bakanı yapmak istediğini duyurması, sadece muhalefette değil, kendi partisinde de itirazlara ve tepkiye yol açmıştı.Ancak Trump, "Pete sert, akıllı ve 'Önce Amerika'nın ikna olmuş bir destekçisi" diyerek tercihinde ısrar etti.Hegseth'in siyasi deneyime sahip olmaması, Trump için çok da önemli değildi. O liyakattan çok sadakati önceliklendirdi ve Hegseth'i Amerikan ordusunun başına getirdi.Oysa, sadece liyakat değildi sorun. Hegseth'in, kişiliği, savunma bakanlığı görevine uygunluğu ile ilgili de pek çok soru işareti var.Kadınların cephede görev almasını eleştiren, "ordunun muhabere yetkinliğinin, cinsiyet eşitliğinden daha önemli olduğunu" öne süren Hegseth, bir kadına tecavüz etmekle suçlanan bir isim.Mahkeme dışında yapılan bir anlaşma ve ödeme sonucunda söz konusu kadın 2017'de Hegseth'in kendisine tecavüz ettiği yönündeki suçlamasını geri çekmişti.Pete Hegseth'in alkolle de sorunu olduğu sürekli gündemde yer alıyor. O ise bunu da reddediyor.

Kaynak: DW TürkçeOrijinal Habere Git →
İlgili Haberler