CANLI
Ana Sayfa🇹🇷 Türkiye🌍 Dünya📈 Ekonomi⚽ Spor💻 Teknoloji🎭 Magazin
Ana SayfaTürkiyeTuncer Bakırhan, Diyarbakır Newroz'unda
🇹🇷 Türkiye

Tuncer Bakırhan, Diyarbakır Newroz'unda konuştu: 'Artık sözden yasaya, vaatten eyleme geçme zamanıdır'

Evrensel·🕐 5 sa önce·👁 0 görüntülenme
Tuncer Bakırhan, Diyarbakır Newroz'unda konuştu: 'Artık sözden yasaya, vaatten eyleme geçme zamanıdır'
Tuncer Bakırhan, "Cezaevindekiler, Figenler, Selahattinler, Leylalar, Ayşeler ve binlerce tutsak artık özgür olmalıdır. Kayyımlar artık gitmelidir. Sayın Öcalan'ın Amed’de, bu meydanda halkıyla buluşmasının önü artık açılmalıdır" dedi.

Fotoğraf: MADEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Diyarbakır'da "Özgürlük ve Demokrasi Newroz'u" şiarıyla kutlanan 2026 Newroz'undaki konuşmasında önemli mesajlar verdi. Bakırhan devlete "Gelin barış hukukunu kuralım, demokratik dönüşüme kapıyı açalım", muhalefete "Barışı desteklemek muhalefetin 86 milyona borcudur", Türkiye kamuoyuna "Şimdi kucaklaşma ve helalleşme zamanıdır" ve Kürt halkına "Demokratik birlik gecikmeden kurulmalıdır" çağrısında bulundu.Hayatını kaybeden DEM Parti İmralı heyeti üyesi Sırrı Süreyya Önder’i anan Bakırhan, "Cezaevindekiler artık özgür olmalıdır. Figenler, Selahattinler, Leylalar, Ayşeler ve binlerce tutsak özgür olmalıdır. Dağdakiler demokratik siyasete katılabilmeli, sürgündekiler evlerine dönebilmelidir. Halkın iradesini gasbeden kayyımlar artık gitmelidir. Sayın Öcalan'ın Amed’de, bu meydanda halkıyla buluşmasının önü artık açılmalıdır" diye seslendi.Öcalan'ın 27 Şubat çağrısının üzerinden bir yıl geçtiğini hatırlatan Bakırhan, "Silahlar sustu, silahlar yakıldı. Şimdi sıra barış yasalarında. Şimdi sıra hukuki güvencede. Şimdi sıra devlette ve iktidardadır. Artık sözden yasaya, temenniden güvenceye, vaatten eyleme geçme zamanıdır" ifadelerini kullandı.Bakırhan'ın açıklamaları şöyle:"Hepiniz görüyorsunuz. Ortadoğu'da her sınır bir yara, her başkent bir yangın yeridir neredeyse. Bu yangının tam ortasında Kürtler ve Kürt coğrafyası var. Bu tablo içinde Kürtler hem kendi güvenliklerini sağlamaya çalışıyor hem de bölgenin istikrarına katkı sunmaya çalışıyor. Kürt halkı ve siyasi iradesi tüm kadre uğrayanların hakkını, hukukunu ve geleceğini savunuyor. Bölge başkentleri bu gerçeği görmeli. Bugün özellikle Ankara'nın önünde tarihi bir fırsat var. Kürt meselesini çözen bir Türkiye bölgede güçlü bir aktör olur. Bu fırsatı değerlendiren Ankara, Türkiye'de barışı, bölgede istikrarı sağlayabilir. Kaybedecek zaman, harcanacak başka bir nesil yok. Yeterince gençlerimizi, yeterince nesillerimizi kaybettik. Unutmayalım, günü kurtarma derdinde olanlar geleceği kaybeder. Herkesi, şahsi siyaset yerine ilke siyasetini, geçmişin ağır yükü yerine geleceğin umudunu konuşmaya davet ediyoruz. Türkiye'nin geleceği Kandıra Cezaevi'nde, Edirne Cezaevi'nde, Silivri mahkeme salonlarında, Amed zindanlarında değil Mecliste, meydanda ve demokrasi zemindedir.""Hep soruyorlar ya 'Kürtler ne istiyor' diye. Bugün 2026 Newroz'unda Amed meydanında Kürtlerin ne istediğini bir kez daha, hep birlikte tekrar edelim. Kürtler Türkiye'de kimliğinin tanınmasını istiyor. Kürtler ana dilinde eğitim istiyor. Kürtler anayasal güvence istiyor. Kürtler yerel demokrasi istiyor. Kürtler eşit yurttaşlık istiyor. Cumhuriyet kurulurken cephede de Kürtler vardı. Çanakkale'de, Urfa'da, Kurtuluş Savaşı'nda Türkiye'nin dört bir yanında Kürtler vardı. Meclis kurulurken Kürtler vardı. Bu ülke birlikte kuruldu. Bedel birlikte ödendi. Felakette ve acıda ortak olduk. 'O halde sadette neden ortak olmayalım' diyoruz. Cumhuriyetin kuruluşunda yarım kalan hikayeyi herkesin mutlu olacağı bir sonla tamamlayabiliriz. Kürtlerin talebi ayrılık değil, ortaklıktır. İnkar değil, tanınmadır. Lütuf değil, haktır. Kürtler yönetime ortak olmak istiyor. Kürtler artık devletle münazara değil, müzakere yapmak istiyor.""Bakın, Kürtler yaşadıkları ülkelerin başkentlerinde çözüm arıyor. Kürtlere güvenlik penceresinden bakılmamalı. Ortak yaşam penceresinden bakmalıdır. Geçen 27 Şubat'ta Sayın Öcalan tarihi çağrısını yaptı. Üzerinden bir yıl geçti. Silahlar sustu, silahlar yakıldı. Sizler sabırla, umutla beklediniz. Süreci bugüne kadar taşıdınız. Sizlere binlerce kez minnet varız. Şimdi sıra barış yasalarında. Şimdi sıra hukuki güvencede. Şimdi sıra devlette ve iktidardadır. Artık sözden yasaya, temenniden güvenceye, vaatten eyleme geçme zamanıdır.""Bu alanda herkesin bir yakınının cezaevinde, bir yakınının dağda, bir yakınının sürgünde olduğunu çok iyi biliyorum. Cezaevindekiler artık özgür olmalıdır. Figenler, Selahattinler, Leylalar, Ayşeler ve binlerce tutsak özgür olmalı. Dağdakiler demokratik siyasete katılabilmeli, sürgündekiler evlerine dönebilmeli, demokratik siyasete katılabilmelidir. Halkın iradesini gasbeden kayyımlar artık gitmelidir. Sayın Öcalan'ın statüsü ve çalışma koşulları yasal düzenlemeli teminat altına alınmalıdır. Sayın Öcalan'ın Amed’de, bu meydanda halkıyla buluşmasının önü artık açılmalıdır.""Buradan birkaç tane kısa çağrıda daha bulunmak istiyorum. İlk çağrım devlete ve yürütme erkinedir. Gelin barış hukukunu kuralım. Gelin demokratik dönüşüme kapıyı açalım. 2025 silahların yakıldığı yıl oldu. 2026 özgürlük yasalarının konuşulacağı bir yıl olsun.İkinci çağrım muhalefetedir. Muhalefet barıştan korkmamalıdır. Barış demokratik güçlenme demektir. Demokrasi güçlenirse muhalefet güçlenir. Barışı desteklemek muhalefetin, 86 milyona borcudur.Üçüncü çağrım Türkiye kamuoyuna. Yarım asırlık çatışmanın bedelini Türkiye'nin her köşesi ağır ödedi. Neredeyse Türkiye'nin her karışına kan düştü, acı düştü. Artık hiç kimse daha fazla bedel ödememeli. Şimdi kucaklaşma ve helalleşme zamanıdır.Bir çağrım da Kürt halkınadır. Kürtler arası demokratik birlik artık bir tercih değil, tarihi bir ihtiyaçtır. Siyasetimiz farklı olabilir. Ama bölge tufandan geçerken ayrılık ve gayrılık olmamalı. Demokratik birlik gecikmeden kurulmalıdır.""Bu meydanda yakılan ateş bir dönemin kapanışını yeni bir dönemin açılışının müjdesidir. Bu Newroz isyandan inşaaya geçişin Newroz'udur. Bu Newroz ateşi hiç sönmeyecek. Bu mücadele hiç durmayacak. Bu irade asla boyun eğmeyecek. Bu meydan susmayacak. Amed meydanı hiç susmayacak ve bu halk mutlaka kazanacak."Fotoğraf: DHAİçerik yükleniyor...Fotoğraf: ANKA Duygu Ayber Gültekin [email protected] İçerik yükleniyor...Fotoğraf: Hilal Tok/Ekmek ve Gülİçerik yükleniyor...Vladimir Putin | Fotoğraf: kremlin.ru/Wikimedia Commons CC BY 4.0İçerik yükleniyor...Fotoğraf: Ben Wicks/Unsplashİçerik yükleniyor...Fotoğraf: DHAİçerik yükleniyor...

Kaynak: EvrenselOrijinal Habere Git →
İlgili Haberler