CANLI
Ana Sayfa🇹🇷 Türkiye🌍 Dünya📈 Ekonomi⚽ Spor💻 Teknoloji🎭 Magazin
Ana SayfaDünyaTürkiye'de kadın-erkek eşitiği: En derin
🌍 Dünya

Türkiye'de kadın-erkek eşitiği: En derin uçurum siyasette

DW Türkçe·🕐 1 sa önce·👁 4 görüntülenme
Türkiye'de kadın-erkek eşitiği: En derin uçurum siyasette
Dünya Ekonomik Forumu'nun 145 ülkede cinsiyet eşitliğini ölçtüğü araştırmada Türkiye yine son sıralarda yer aldı. Kadın-erkek uçurumu eğitimde kapanma noktasına gelirken siyaset ve çalışma yaşamında büyüyor.

Türkiye'de kadınlarla erkekler arasındaki eğitim farkı neredeyse kapanmış durumda. Ancak eğitimden çalışma yaşamına ve siyasete geçildiğinde tablo tersine dönüyor.

Eğitim alanındaki cinsiyet farkının yüzde 98,7'sini kapatan Türkiye, ekonomik katılım ve fırsatlarda ancak yüzde 52,5'e, siyasi yetkilendirmede ise yüzde 11,8'e ulaşabiliyor.

Dünya Ekonomik Forumu'nun (WEF) 16 Eylül'de yayımladığı Küresel Cinsiyet Farkı Raporu 2026'ya göre Türkiye, bu tabloyla 145 ülke arasında 126'ncı sırada. Rapor, eğitimdeki cinsiyet farkı ile ekonomik ve siyasi alanlardaki fark arasındaki büyük ayrışmayı ortaya koyuyor.

Türkiye'nin genel eşitlik skoru yüzde 64,9. Geçen yıl yüzde 63,3'lük skorla 135'inci sırada bulunan Türkiye, böylece dokuz basamak yükseldi.

Ancak bu yükselişe rağmen Türkiye, sıralamanın son 20 ülkesi arasında.

Endeks kadınların mutlak koşullarını değil, kadınlarla erkekler arasındaki farkı ölçüyor. Skorun 1'e, yani yüzde 100'e yaklaşması eşitliğe yaklaşıldığını gösteriyor. WEF, sıralamanın ise ülkelerin kendi skorlarının yanı sıra diğer ülkelerin performansından ve endekse dahil edilen ülke grubundaki değişikliklerden de etkilendiğine dikkat çekiyor.

Eğitimsel Kazanımlar başlığında Türkiye 0,987'lik skorla kadınlarla erkekler arasındaki farkın yüzde 98,7'sini kapatmış durumda. Türkiye bu alanda 93'üncü sırada bulunuyor.

İlköğretime ve yükseköğretime kayıtta WEF endeksinde tam eşitlik skoru kaydedildi. Ortaöğretime kayıtta Türkiye 120'nci, okuryazarlıkta ise 95'inci sırada.

Ancak eğitimden çalışma yaşamına geçildiğinde fark belirgin biçimde büyüyor. Türkiye'nin Ekonomik Katılım ve Fırsatlar skoru yüzde 52,5'e düşüyor ve Türkiye bu alanda 145 ülke arasında 130'uncu sırada yer alıyor.

Alt göstergelerde de benzer bir tablo görülüyor. Türkiye işgücüne katılımda cinsiyet farkı bakımından 130'uncu, tahmini kazanılmış gelir göstergesinde 126'ncı sırada. Yasa yapıcılar, üst düzey yetkililer ve yöneticiler göstergesinde 119'uncu sırada bulunan Türkiye'nin profesyonel ve teknik çalışanlardaki sırası ise 96.

WEF'in "tahmini kazanılmış gelir" göstergesi, kadınların elde ettiği ekonomik kaynakları erkeklerle karşılaştırıyor. Hesaplamada kadın ve erkeklerin ekonomik olarak aktif nüfustaki payları, ücret farkı, gayrisafi yurt içi hasıla ve nüfus verileri kullanılıyor.

Veriler eğitim ve tahmini kazanılmış gelir göstergeleri arasında 33 basamaklık fark olduğunu ortaya koyuyor. Eğitimde kadınlarla erkekler arasındaki fark yüzde 1,3'e kadar inerken ekonomik katılım ve fırsatlarda yüzde 47,5 düzeyinde kalıyor.

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) Haziran 2026 verileri çalışma yaşamındaki farkı daha somut gösteriyor. Mevsim etkisinden arındırılmış işgücüne katılım oranı kadınlarda yüzde 35,4 iken erkeklerde yüzde 70,7. İstihdam oranı ise kadınlarda yüzde 32,0, erkeklerde yüzde 66,1.

Kadınlarla erkekler arasındaki fark yoksulluk ve sosyal dışlanma verilerinde de görülüyor. TÜİK'in 2025 verilerine göre 18-64 yaş grubunda yoksulluk veya sosyal dışlanma riski kadınlarda yüzde 28,4, erkeklerde yüzde 21,8. Aradaki fark 6,6 puan.

Türkiye'de cinsiyet farkının en büyük olduğu alan ise siyaset.

Siyasi Yetkilendirme skoru yüzde 11,8. Başka bir ifadeyle bu alandaki cinsiyet farkının yüzde 88,2'si henüz kapanmış değil.

Bununla birlikte Türkiye, geçen yıla göre en belirgin ilerlemeyi siyasi yetkilendirmede kaydetti. Siyasi Yetkilendirme skoru 2025'te yüzde 5,9 iken 2026'da yüzde 11,8'e yükseldi. Türkiye'nin bu alandaki sırası da 139'unculuktan 117'nciliğe çıktı.

Alt göstergelerde ise belirgin farklılıklar var. Türkiye kadınların parlamentodaki temsili bakımından 101'inci sıradayken bakanlık görevlerindeki temsil bakımından 134'üncü sırada yer alıyor.

Sağlık ve hayatta kalmada ise skor yüzde 96,8. Böylece Türkiye'nin dört ana göstergesi arasında eğitim yüzde 98,7 ve sağlık yüzde 96,8 ile eşitliğe en yakın alanlar olurken ekonomik katılım yüzde 52,5, siyasi yetkilendirme yüzde 11,8'de kalıyor.

Türkiye'nin konumu Avrupa ülkeleriyle karşılaştırıldığında da dikkat çekiyor.

Avrupa, 2026'da cinsiyet farkının yüzde 75,7'sini kapatarak Kuzey Amerika'yı geçti ve WEF'in sekiz bölgesi arasında ilk sıraya yükseldi. Avrupa'daki ülkelerin yaklaşık yüzde 95'i yüzde 70'in üzerinde eşitlik skoruna sahip.

Türkiye ise yüzde 64,9'luk skoruyla bu seviyenin yaklaşık 11 puan altında.

WEF, Türkiye ve Romanya'yı Avrupa'nın en düşük skora sahip iki ülkesi olarak gösteriyor. İki ülke de ilk sırada yer alan İzlanda'nın 20 puandan fazla gerisinde. İzlanda kadınlarla erkekler arasındaki farkın yüzde 93'ünü kapatarak 17'nci yıl üst üste ilk sırada yer aldı. İzlanda'yı Finlandiya, Norveç, Namibya ve İngiltere izliyor.

Türkiye'de görülen eğitim-ekonomi ayrışması küresel ölçekte de mevcut.

WEF'e göre 2026'da dünya genelindeki cinsiyet farkının yüzde 69,2'si kapanmış durumda. Sağlık ve eğitim eşitliğe en fazla yaklaşılan alanlar. Buna karşılık kadınlarla erkekler arasındaki fark ekonomik ve özellikle siyasi güç söz konusu olduğunda büyüyor.

145 ülkenin 2026 verilerine göre sağlık ve hayatta kalma alanındaki küresel eşitlik skoru yüzde 96,9, eğitimde yüzde 96,2. Ekonomik Katılım ve Fırsatlar alanında bu oran yüzde 61,7'ye, Siyasi Yetkilendirmede ise yüzde 22,1'e düşüyor.

Tahmini kazanılmış gelirde kadınlarla erkekler arasındaki farkın yalnızca yüzde 54,9'u kapanmış durumda.

Raporda kadınların ekonomik ve siyasi gücün en yüksek olduğu pozisyonlarda halen düşük temsil edildiğine dikkat çekiliyor. Kadınlar dünyadaki CEO pozisyonlarının beşte birinden azını elinde bulunduruyor. Kadınların üstlendiği bakanlıkların ise yalnızca yaklaşık onda biri yüksek etkili portföyler arasında bulunuyor.

Rapor, küresel ölçekte ilerlemenin her alanda aynı yönde olmadığını da gösteriyor.

2025 ve 2026 endekslerinin her ikisinde bulunan 143 ülkenin yaklaşık üçte ikisi eşitlik skorunu artırdı. Ancak ülkelerin yüzde 36'sında gerileme yaşandı.

En dikkat çekici gerileme siyasi alanda. Siyasi Yetkilendirme skoru 2025'te yüzde 22,5 iken bu yıl yüzde 22,1'e düştü. Buna karşılık ekonomik katılım ve fırsatlar yüzde 61,3'ten yüzde 61,7'ye yükseldi.

Kadınların ülke yönetimlerinin başındaki temsili de son yıllarda geriliyor. Kadınların yönettiği ülkelerin oranı 2022'de zirve yaptıktan sonra 2016 seviyesine geri döndü.

2026 raporu aynı zamanda Küresel Cinsiyet Farkı Endeksi'nin 20'nci yılı.

WEF'in 2006'dan bu yana kesintisiz izlediği 97 ülkede genel eşitlik skoru 20 yılda 5,2 puan artarak yüzde 69,4'e çıktı. Mevcut hız sürerse ekonomik eşitliğe 129, siyasi eşitliğe 194 yılda ulaşılabileceği hesaplanıyor. Genel cinsiyet farkının tamamen kapanması için ise 120 yıl gerekiyor.

Türkiye'deki ayrışma ise özellikle ekonomi ve siyasette belirginleşiyor. Eğitimde eşitliğe yalnızca 1,3 puan kalırken ekonomik katılımda 47,5, siyasi yetkilendirmede 88,2 puanlık fark kapanmayı bekliyor.

Kaynak: DW TürkçeOrijinal Habere Git →
İlgili Haberler