Uzmanlardan net yanıt: Körfez ülkeleri savaşa girer mi?
Orta Doğu’da artan gerilimle birlikte Körfez ülkelerinin olası bir savaşta nasıl bir rol üstleneceği tartışılıyor. Uzmanlara göre bölge ülkeleri, askeri kapasiteleri ve stratejik öncelikleri nedeniyle doğrudan çatışmadan uzak durmaya çalışıyor.“KAPASİTE SAVUNMA AĞIRLIKLI, TAARRUZ YOK”Dr. Elçin Başol, Körfez ülkelerinin askeri kapasitesine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:“Tek başlarına savaşa girmek gibi bir kapasiteleri yok. Son 15 yılda ciddi bir askeri modernizasyon sürecinden geçtiler ama kapasiteleri savunma ağırlıklı. Taarruz ağırlıklı bir güçleri yok. Patriotlar var, hava savunma sistemleri mevcut. ABD’yle entegre çalışan radar ve erken uyarı ağları var. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin gelişmiş hava kuvvetleri var. Ama bu ülkeler İran gibi bir aktörle tek başına geniş çaplı bir savaş yürütecek kapasiteye sahip değil.”“KÖRFEZ’İN ROLÜ DESTEK VE LOJİSTİK”Başol, Körfez ülkelerinin savaşta doğrudan saldırı yerine destek rolü üstleneceğini belirtti:“Körfez’in rolü saldırıdan çok ABD operasyonlarına destek ve alan açma şeklinde olur. Lojistik ve üs desteği zaten sağlanıyor. Hava savunma entegrasyonu ile İran’dan gelebilecek füze ve dron saldırılarına karşı ortak bir sistem kurulabilir. Bu sistem fiilen zaten çalışıyor diyebiliriz.”“SAVAŞA GİRMEK İNTİHAR OLUR”Başol, Körfez ülkelerinin savaşa gönüllü olarak katılmasının mümkün olmadığını vurguladı:“İstenmeden sürüklenebilirler ama gönüllü olarak girmeleri imkânsız. Bu intihar olur. Çünkü İran’la doğrudan savaşmanın maliyeti çok yüksek. Körfez ülkeleri son yıllarda İran’la doğrudan çatışma yerine gerilimi yönetme ve dengeleme stratejisine geçmişti.”SUUDİ ARABİSTAN KİLİT AKTÖRBaşol, özellikle Suudi Arabistan’ın denge politikası izlediğini ifade etti:“Suudi Arabistan kilit aktör. Riyad son yıllarda iç dönüşüm ve ekonomik istikrar hedefi doğrultusunda büyük bir savaştan kaçınacaktır. ABD ile güvenlik ilişkisini korurken İran’la doğrudan çatışmadan uzak durmaya çalışacaktır. Bu durum diğer Körfez ülkeleri için de geçerli.”“MEZHEPSEL GERİLİM RİSKİ VAR”Dr. Fırat Demirkol ise olası bir savaşın bölgesel fay hatlarını tetikleyebileceği uyarısında bulundu:“Körfez ülkeleriyle İran’ın karşı karşıya gelmesi, bölgedeki mezhepsel fay hatlarını harekete geçirebilir. Bölgede İran dışında da özellikle Irak başta olmak üzere hatırı sayılır Şii nüfus var. Ayrıca İran’ın ‘direniş ekseni’ üzerinden etkili olduğu paramiliter yapılar bulunuyor.”“İÇ SAVAŞ RİSKİ TETİKLENEBİLİR”Demirkol, gerilimin sadece devletler arası kalmayabileceğini belirtti:“Bu gerilimin artması sadece ülkelerin birbiriyle savaşması anlamına gelmez. Aynı zamanda ülkelerin içinde mezhepsel iç savaş riskini de tetikleyebilir. Bu durum, genel çerçevede İsrail’in işine yarayabilecek bir tablo ortaya çıkarabilir.”ABD ÜZERİNDEN DENGE STRATEJİSİDemirkol, Körfez ülkelerinin doğrudan çatışma yerine dolaylı bir strateji izlediğini ifade etti:“Körfez ülkeleri bu riski almamak için doğrudan İran’ı hedef almayı düşünmüyor. Bunun yerine ABD üzerinde baskı kurarak İsrail’e verilen desteğin azaltılmasını ve gerilimin düşürülmesini hedefliyor olabilirler.”
