Yağmurda çamurda, bata çıka Newroz
Fotoğraf: Fatih Polat/Evrensel Fatih Polat Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihinde yaptığı çağrının ardından geçtiğimiz yıl gerçekleşen Amed Newroz’una katılanlarla yaptığımız sohbetlerde, içinden geçilen dönemin özellikleri ve önceki ‘çözüm süreci’ girişimlerinin sonuçsuz kalmasının da etkisiyle ‘temkinli iyimserlik’ diye özetlenebilecek yaklaşımlar öne çıkıyordu. İnsanlar devlete, AKP iktidarına güven duymadıklarını ifade etseler de, henüz önüne bir niteleme sıfatı koyamadıkları bu ‘sürecin’ ilerlemesini istiyor ve desteklediklerini dile getiriyorlardı. Ama bu yılki Amed Newroz’unda daha farklı bir tablo söz konusu.Newroz mitingi tarihinden bir gün önce (20 Mart) Bismil ve Batman’da işçi ve sendikacılarla yaptığımız sohbetlerde sözü 17 aydır bir biçimde gündemde olmayı sürdüren sürece getirdiğimizde, duyduğumuz en iyimser vurgu, ‘Tek taraflı adımlarla süreç olmaz’ cümlesi oldu. Onun dışındaki cümleler çok büyük oranda eleştirel içerikteydi.21 Mart’a gelindiğinde ise, Amed Newroz alanında bazen hafif yağmurun yağdığı bazen güneşin çıktığı, kara bulutların üzerimizden bir türlü çekilmediği bir hava vardı. Mitingin sonlarına doğru ise gökyüzü tam anlamıyla içini döktü. Sabah ilk olarak, basının da bulunduğu protokol noktasına girerken, arama noktalarını hafif yağmur altında, ancak çamur olmayan bir noktadan giriş yaptık. Basın için oluşturulan platforma çıkarak miting alanını yukarıdan görüntülemek mümkün oluyordu. Bu yıl için en dikkat çeken yönlerden birinin, alanda yaygın olarak taşınan Öcalan portresinin olduğu bayraklar olduğunu söyleyebiliriz. Öcalan’ın yaptığı son açıklamada yansıtılan büyük boy fotoğrafı da miting alanının farklı noktalarına yerleştirilmişti. Önceki yıllarda Öcalan resimlerinin alana girişine izin verilmez, sokulanların gizli sokulduğu bilinirdi. Bu sefer bu noktada Bahçeli ve Erdoğan’ın, Cumhur İttifakının çeşitli aktörlerinin Öcalan’a karşı kullandığı pozitif üslubun bir yansıması gibi de okumak mümkün bu tabloyu.Fotoğraf: Fatih Polat/EvrenselAncak bu, alanda Kürt meselesinin çözümüne ilişkin pozitif bir yola girildiğine dair bir duygunun hakim olduğu anlamına gelmiyor. Tam aksi bir durum var. Protokol bölümünde görüntü aldıktan sonra, protokol bölümüyle demir bariyerlerle ayrılan kitlenin içine girerek görüş almak için bulunduğumuz yerden çıkıp, 15 dakikaya yakın yürüyerek ve hafif yağmurun ardından bile tam bir çamur tarlasına dönmüş olan toprak bölgeden halkın giriş yaptığı noktaya geçmek tam anlamıyla ayrı bir dünyada kısa bir seyahat gibiydi. Bot ya da ayakkabı, artık ayağınızda ne varsa çamura batmadan yürümek mümkün değildi. Kirlenmeden yürümeye çalışmak hiç yol almamak demekti. Tek gerçekçi çözüm, kendini çok kasmadan çamura bırakarak devam etmek. Bunu yağmurlu Newrozlarda hep yaşayanlar açısından ise elbette bir azap durumunun tekrarı olduğu açıktı. İnsanlar, kendilerini bu duruma düşürenlere söylene söylene kapıya varmaya çalışıyordu.Fotoğraf: Fatih Polat/EvrenselAlana girdiğimizde bir yandan hafif bir yağmur yağıyordu. Newroz ateşinin yakıldığı noktaya yakındık. Alandakilerden görüş almak istediğimizde bazıları konuşmak istemiyordu, konuşanların çoğunluğu da isimlerini vermek istemiyordu. Özel sektörde çalıştığını belirten 45 yaşındaki bir Diyarbakırlı, “Sizin için en önemli sorun hangisi?” sorusuna, “Elbette açlık, yani ekonomi öncelikle sorun. O olmadan diğerlerine gelemiyorsunuz” yanıtını verdi. Süreç konusunda umutlu olup olmadığı sorusuna da, “Pek umutlu değilim. Hukukun bittiği yerde nasıl bir süreçten söz edebiliriz ki! Bütün kurumların içinden geçilmiş” dedi. Munzur Üniversitesinde Afet Yönetimi okuduğunu belirten 24 yaşındaki bir genç ise, “Amedliyim” diyor ve devam ediyor: “İktidar adım atmak konusunda çok yavaş. Silahların susması ve hem Kürt hem de Türk halkı içinde çok önemli. Ama sürecin ilerlemesi için adım atılması gerekiyor.”Fotoğraf: Fatih Polat/EvrenselBu mitinge katılmak için Kars’tan geldiğini belirten 32 yaşındaki Doğan Budak, sorun sıralamasını “Önce Kürt sorunu, sonra ekonomi” diye ifade ediyor. Süreç konusunda iyimser olmadığını dile getiriyor ve “Öncelikle kayyım uygulamasının son bulması ve siyasi tutsakların bırakılması gerekir” diyor. “Yani, ‘Bir gün barış gelecekse, bu çamurda bata çıka Newroz’a gelenlerle gelecek’ diyebilir miyiz?” diye soruyoruz; tebessüm ederek, “Kesinlikle” diye yanıt veriyor.Fotoğraf: Fatih Polat/EvrenselMiting alanındaki katılımda gençlerin yoğunluğu dikkat çekiyor. Kadınlar her Newroz’da olduğu gibi yine renkli yöresel fistanları, erkekler de yöresel kıyafetleriyle dikkati çekiyordu. Yağmur altında çamura bata çıka Newroz alanına gelenlerin sürece dair iyimser ifadeler kullanmamasını ‘Bir dokun bin ah işit’ tablosu olarak yorumlamak ise hata olur. Bu yağmur çamurda bata çıka geldikleri Newroz alanında renkli ulusal kıyafetleriyle halay çeken bir halka “Umutsuz” deyip bütün hikayeyi bu biçimde özetlerseniz, “Sensin umutsuz” yanıtını alabilirsiniz.Fotoğraf: DHAİçerik yükleniyor...Fotoğraf: AAİçerik yükleniyor...Fotoğraf: ANKAİçerik yükleniyor...Fotoğraf: ANKAİçerik yükleniyor...Fotoğraf: DHAİçerik yükleniyor...Fotoğraf: QAD-Barış Meydanı (qad.institute)İçerik yükleniyor...
