Yerin altında 6.300 ton altın var, sahipleri geri istemeye başladı
Dünyanın finans merkezi New York'un derinliklerinde, Federal Rezerv'in koruması altında tam 6.300 ton altın bulunuyor. Bu devasa rezervin %98'i yabancı merkez bankalarına ve hükümetlere ait. New York, aslında sadece dev bir "emanetçi" görevi görüyor.
New York'taki kasanın asıl sahipleri listelendiğinde, Avrupa ekonomilerinin ağırlığı şoke ediyor.
Berlin, rezervlerinin yaklaşık üçte birini hala New York'ta tutuyor. 2013'ten beri geri dönüş programı uygulanmasına rağmen, tonlarca altın hala Amerikan topraklarında 'bekletiliyor'.
İtalya, uluslararası piyasalarda hızlı işlem yapabilmek için altınlarını yurtdışında tutarken; Hollanda ve Belçika, rezervlerinin yarısını geri getirmeye başladı.
Fransa, yabancı rezervlere bağımlılığını sınırlayarak altınını kendi ülkesinde tutmayı bir "egemenlik" meselesine dönüştürdü.
New York kasası aslında bir ticaret merkezi. Ülkeler altını fiziksel olarak taşımak yerine, aynı kasa sistemi içinde mülkiyeti devrederek alım satım yapıyorlar. ABD dolarının altınla olan doğrudan bağı, bu "emanetçilik" sistemini küresel finansın temeli haline getirdi.
Son on yılda rüzgar yön değiştirdi. Ülkeler artık sessizce altınlarını "evine" geri çağırıyor. Almanya yüzlerce ton altını Frankfurt'a, Hollanda ise kendi güvenli limanlarına taşıdı.
Küresel çatışmalarda varlıkların dondurulmasına tanık olan dünya, artık "mülkiyet egemenliği" sorunuyla yüzleşiyor. Siyasetçiler ve seçmenler, stratejik varlıklar üzerinde doğrudan kontrol talep ettikçe, New York'taki devasa rezervler erimeye devam ediyor.
