CANLI
Ana Sayfa🇹🇷 Türkiye🌍 Dünya📈 Ekonomi⚽ Spor💻 Teknoloji🎭 Magazin
Ana SayfaEkonomiASD Başkanı Sarıbekir: Ambalajla sağlığı
📈 Ekonomi

ASD Başkanı Sarıbekir: Ambalajla sağlığımızı, geri dönüşümle geleceğimizi koruyalım

Ekonomim.com·🕐 2 sa önce·👁 0 görüntülenme
ASD Başkanı Sarıbekir: Ambalajla sağlığımızı, geri dönüşümle geleceğimizi koruyalım
Bu yıl Dünya Gıda Güvenliği Günü "Yükten Çözümlere – Her Yerde Güvenli Gıda" temasıyla 7 Haziran'da, Dünya Çevre Günü ise 5 Haziran'da kutlanacak. Güvenli gıdaya erişim ile çevresel sürdürülebilirliğin birbirinden ayrılamaz iki konu olduğunu vurgulayan Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) Başkanı ve Sarten CEO'su Zeki Sarıbekir, ambalaj sektörünün her iki alanda da çözümün merkezinde yer aldığını söyledi.

Haziran ayı, çevre ve gıda güvenliği konusunda küresel farkındalığın arttığı iki önemli güne ev sahipliği yapıyor.Birleşmiş Milletler, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Dünya Sağlık Örgütü'nün belirlediği bu yılki Dünya Gıda Güvenliği Günü teması, gıda kaynaklı hastalık yükünün veriye dayalı, çözüm odaklı uygulamalarla azaltılmasına dikkat çekiyor.Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) Başkanı Zeki Sarıbekir konuya ilişkin şöyle konuştu:"Gıda güvenliği sadece bir sağlık konusu olmaktan öte; ekonomik sürdürülebilirlikten çevre yönetimine uzanan çok boyutlu bir mesele. Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre her yıl yaklaşık 600 milyon insan gıda kaynaklı hastalıklardan etkileniyor. Bu nedenle üretimden tüketime kadar tüm zincirin doğru yönetilmesi gerekiyor. Metal, cam, karton ve plastiğin farklı türleriyle her ambalaj malzemesi, sakladığı gıdanın gerektirdiği koruma düzeyine göre tasarlanır. Bu çeşitlilik bir tercih değil, gıda güvenliğinin bir gereğidir. Doğru ürünü doğru malzemeyle korumak zincirin temeli."Gıda güvenliğinin sadece üretimde değil, taşımadan rafa kadar tüm süreçte korunması gereken bir değer olduğunu belirten Zeki Sarıbekir sözlerie şöyle devam etti:"Gelişen teknolojiler ve doğru malzeme seçimi sayesinde ürünler hijyenik koşullarda korunuyor, raf ömrü uzuyor, gıda israfı azalıyor ve tüketici güvenliği sağlanıyor. Bu, ambalajın koruma işlevinin ölçülebilir tarafıdır."Sarıbekir, ambalajın gıda israfını önlemedeki rolüne de dikkat çekti:"Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’ne (FAO) göre dünyada üretilen gıdanın yaklaşık üçte biri, yani yılda 1,3 milyar ton, kayboluyor ya da israf ediliyor. FAO'nun çalışmaları, uygun ambalajın gıda zincirinin neredeyse her aşamasındaki kayıpları önlemede kilit rol oynadığını ortaya koyuyor. Bir ürünü korumak, aynı zamanda onu üretmek için harcanan suyu, enerjiyi ve emeği de korumak demektir. Gıda güvenliği ile çevre korumanın kesiştiği nokta tam da burasıdır."Sektörün son yıllarda geçirdiği dönüşümü açıklayan Sarıbekir, "Ambalaj sektörü, 'daha az malzemeyle daha çok koruma' ilkesi etrafında yeniden şekilleniyor. Bir ürünü en az malzemeyle nasıl koruruz, bu ambalaj kullanım sonrası kolayca geri dönüştürülebilir mi; inovasyon bugün bu iki sorunun aynı anda peşinde" dedi.Sarıbekir, burada gözden kaçan bir inceliğe de dikkat çekti:"Ambalaj malzemelerini azaltmak, ürünü korumasız bırakıp daha büyük bir israfa yol açabilir; çünkü çöpe giden bir gıda, onu koruyan ambalaj malzemesinden çok daha büyük bir çevresel maliyettir.Nitekim bilimsel yaşam döngüsü analizleri, doğru tasarlanmış bir ambalajın çevreye sağladığı korumanın üretim etkisinden daha ağır basabildiğini gösteriyor. Doğru ambalaj, 'en az' ambalaj değil; ürünü güvenle koruyan en verimli ambalajdır."Zeki Sarıbekir, sektörün geleceğini döngüsel ekonomi ve yapay zekanın şekillendirdiğini belirterek bu dönüşümün somut karşılığını anlattı:"Sürdürülebilirlik bizim için öncelikle bir sorumluluk; gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakma sorumluluğu.Yapay zeka da bu dönüşümün en güçlü kolaylaştırıcısı. Algoritmalar bir ürünü en verimli ve en kolay geri dönüştürülebilir şekilde koruyacak tasarımı hesaplayabiliyor; sensör tabanlı akıllı ayrıştırma sistemleri atıkları insan gözünün yakalayamayacağı bir hassasiyetle ayırarak geri dönüşümün kalitesini artırıyor; dijital ürün pasaportu gibi uygulamalar ise ambalajın içeriğini ve geri dönüştürülebilirliğini şeffaf biçimde kayıt altına alıyor."Ambalajların çevre kirliliğinin temel nedeni gibi gösterilmesinin doğru olmadığını belirten Sarıbekir, asıl meselenin kullanım sonrası atık yönetimi olduğunu vurguladı:"Sorun ambalajın kendisi değil, kullanım sonrası onu sisteme geri kazandıramamaktır. Çevre sorunu ambalajın varlığı değil, atığın yönetilememesidir. Doğru tasarlanan ve doğru toplanan bir ambalaj, döngüsel ekonominin en değerli ham maddelerinden birine dönüşebilir. Ancak bunun için tasarımdan toplamaya, ayrıştırmadan geri dönüşüm altyapısına kadar tüm halkaların birlikte çalışması gerekiyor. Bu; sanayinin, yerel yönetimlerin ve vatandaşın ortak sorumluluğudur."Türkiye'nin kaydettiği ilerlemeye işaret eden Sarıbekir, gidilecek yolu da gerçekçi biçimde ortaya koydu:"Türkiye, Sıfır Atık Hareketi'yle 2017'de yüzde 13 olan geri kazanım oranını 2025 sonunda yüzde 37,5'e taşıdığını açıkladı. Bu, kayda değer bir ilerleme. Ancak Avrupa Birliği'nde ambalaj atıklarının geri dönüşüm oranının yüzde 60’ı aştığını da görmeliyiz. Önümüzde ciddi bir mesafe var; özellikle atıkların kaynağında doğru ayrıştırılması konusunda toplumsal bir kültür dönüşümüne ihtiyacımız var. İyi haber şu ki, doğru sistemler kurulduğunda bu açık hızla kapanabilir."Sarıbekir, 2026'nın ambalaj sektörü için kritik bir dönem olduğunu belirterek sektörü doğrudan etkileyecek üç sürece dikkat çekti:"Türkiye, içecek ambalajları için Depozito Yönetim Sistemi'ni kademeli olarak yaygınlaştırıyor. Bu, atıkların kaynağında ayrı toplanması açısından önemli bir adım ve başarısı tüm tarafların ortak çabasına bağlı. Aynı dönemde Avrupa Birliği'nin yeni Ambalaj ve Ambalaj Atığı Tüzüğü PPWR, 12 Ağustos 2026'da uygulamaya giriyor ve geri dönüştürülebilirlik ile geri dönüştürülmüş içerik konusunda kademeli ama bağlayıcı yükümlülükler getiriyor. Avrupa'ya ihracat yapan üyelerimiz için bu, yakından takip edilmesi gereken bir gündem."Kasım ayında COP31 İklim Zirvesi'ne Antalya'da ev sahipliği yapacak bir ülke olmanın altını çizen Sarıbekir sözlerine şöyle devam etti:"Sürdürülebilirliği bir uyum maliyeti olarak değil, küresel pazarda rekabet avantajı olarak görmemiz gerekiyor. Hem çevreye hem işimize hizmet eden bu dönüşümde ASD olarak görevimiz, üyelerimizi daha düşük karbon ayak izine sahip üretim ve geri dönüştürülebilirlik kriterleri konusunda bilgilendirmek ve sektörümüzü ulusal ile uluslararası platformlarda temsil etmektir. Çünkü sürdürülebilir ambalaj artık bir tercih değil, küresel ticaretin gerektirdiği bir standart" dedi.Zeki Sarıbekir sözlerini iki günü birleştiren bir çağrıyla tamamladı: "Güvenli gıda ile temiz çevreyi artık ayrı başlıklar olarak ele alma lüksümüz yok; ikisi de aynı sorumluluğun parçası. Bu yüzden hedefimiz basit ama net: Ambalajla sağlığımızı, dönüşümle geleceğimizi koruyalım."

Kaynak: Ekonomim.comOrijinal Habere Git →
İlgili Haberler