Ana Sayfa›Dünya›Avrupa'da sandıklar kuruldu: İtalya'da r…
🌍 Dünya
Avrupa'da sandıklar kuruldu: İtalya'da referandum, Slovenya'da seçim
NTV Dünya·🕐 1 sa önce·👁 0 görüntülenme
Avrupa'da pazar günü sandık başında geçecek. İtalya, anayasa değişikliği için referanduma giderken, Slovenya'da halk genel seçimler için oy verecek. REFERANDUMUN KONUSU YARGI SİSTEMİNDE DEĞİŞİKLİK İtalya, Başbakan Giorgia Meloni hükümeti tarafından önerilen ve yargı sisteminde değişikliklere götürecek referandum için sandık başına gidiyor. Meloni'nin adalet sistemini "daha adil, sorumlu ve verimli" hale getirmeyi vaat ettiği referandumda seçmenlere, hakimler ve savcılar arasındaki yolların anayasal olarak ayrılması, Yüksek Yargı Konseyi'nin iki ayrı organa bölünmesi ve üyelerin geleneksel seçim yerine kura ile seçilmesi gibi çeşitli yönlerden Anayasa'da değişiklik yapacak bir anayasa yasasını onaylayıp onaylamadıkları soruluyor. Muhalefet partileri tarafından demokrasiye yönelik bir tehdit olarak nitelendirilen değişikliklere karşı sendikaların da desteğini alan "hayır" cephesi, oylamayı Meloni iktidarına karşı bir protestoya dönüştürmeye çalışırken; siyaset bilimciler, bu referandumun Meloni'nin ilk önemli yenilgisiyle sonuçlanabileceği uyarısında bulunuyor. MELONİ GENÇLERİ SANDIĞA ÇEKMEK İÇİN PODCASTE KATILDI Meloni, katılım zorunluluğu bulunmayan referandumda seçmenleri sandığa götürebilmek için rapçi Fedez’in podcast yayınına katılmak gibi yöntemler kullanarak özellikle genç seçmenleri sandığa davet etti. Başbakan, "hayır" oyunun sadece bozuk bir yargı sistemini koruyacağını savunarak sonuç ne olursa olsun istifa etmeyeceğini açıklasa da, İran Savaşı nedeniyle artan gaz fiyatları ve ekonomik belirsizlik hükümetin popülaritesini olumsuz etkiliyor. Düşük katılımın muhalefetin lehine olabileceği belirtilen süreçte, seçmenlerin bu oylamayı küresel belirsizlik ve yükselen fiyatlara karşı bir tepki alanı olarak kullanabileceği ifade ediliyor. Bazı uzmanlar bu referandum teklifinin anayasadaki güçler dengesini bozabileceğinden endişe duyuyor. Roma’da düzenlenen "Hayır" mitinglerinde demokrasiyi savunma çağrıları yapılırken, sendika temsilcileri bu değişikliğin yargıyı siyasi kontrol altına alma girişimi olduğunu iddia ediyor. Eğer Meloni bu seçimden istediğini alırsa başbakanlık yetkilerini artırmaya yönelik daha büyük hedefler belirleyebileceği, ancak olası bir yenilgi durumunda istifa etmese dahi siyasi olarak ciddi şekilde zayıflayacağı öngörülüyor. SLOVENYA'NIN SEÇİMİ AVRUPA'NIN RUH HALİ TESTİ Slovenya’da ise seçmenler, genel seçimler için sandık başına gidiyor. Mevcut merkez sol hükümet ile eski Başbakan Janez Jansa liderliğindeki sağcı popülist muhalefet arasında geçmesi beklenen seçim, bir “ruh hali testi” olarak görülüyor. Avrupa’nın siyasi ruh hali için bir gösterge niteliği taşıyan seçimde, Donald Trump hayranı olan Jansa'nın iktidara dönüp dönmeyeceği merak konusu oluyor. Anketler yarışın son derece çekişmeli geçeceğini gösterirken, ne mevcut Başbakan Robert Golob’un Özgürlük Hareketi partisinin ne de Jansa’nın Sloven Demokrat Partisi’nin 90 üyeli parlamentoda tek başına hükümet kuracak çoğunluğu elde etmesi beklenmiyor, bu durum hükümetin kurulması için küçük partilerin desteğini zorunlu kılıyor. Seçim kampanyasının son günlerine, Jansa’nın partisinin hükümeti yıpratmak amacıyla İsrailli özel istihbarat ajansı Black Cube ile anlaştığı iddiaları ve gizli kaydedilen videolar damga vurdu. Başlangıçta hükümeti yolsuzlukla suçlamak için kullanılan bu videolar, gazetecilerin ve insan hakları örgütlerinin bu operasyonun arkasında muhalefetin talebiyle hareket eden eski İsrailli ajanların olduğunu ortaya çıkarmasıyla Jansa’nın popülarite kaybına uğrayabileceği belirtiliyor Mevcut Başbakan Golob, bu durumu AB’ye yönelik bir tehdit olarak nitelendirirken, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da Slovenya Başbakanı’nın bir dezenformasyon müdahalesinin kurbanı olduğunu belirterek Golob’a destek verdi. Olası bir Jansa zaferinin ülkeyi yakın müttefiki Viktor Orban liderliğindeki Macaristan'ın yoluna sokmasından ve AB ile NATO içinde bir "sorun çıkarıcı" haline getirmesinden endişe ediliyor. Ayrıca bu seçim, 2024'te Filistin'i bir devlet olarak tanıyan ve İsrail yerleşim birimlerinden gelen ürünleri yasaklayan mevcut hükümetin dış politika çizgisinin devam edip etmeyeceğini de belirleyecek. Zira Jansa, Başbakanlığı döneminde İsrail’e verdiği güçlü destekle tanınıyor.
İtalya, Başbakan Giorgia Meloni hükümeti tarafından önerilen ve yargı sisteminde değişikliklere götürecek referandum için sandık başına gidiyor. Meloni'nin adalet sistemini "daha adil, sorumlu ve verimli" hale getirmeyi vaat ettiği referandumda seçmenlere, hakimler ve savcılar arasındaki yolların anayasal olarak ayrılması, Yüksek Yargı Konseyi'nin iki ayrı organa bölünmesi ve üyelerin geleneksel seçim yerine kura ile seçilmesi gibi çeşitli yönlerden Anayasa'da değişiklik yapacak bir anayasa yasasını onaylayıp onaylamadıkları soruluyor. Muhalefet partileri tarafından demokrasiye yönelik bir tehdit olarak nitelendirilen değişikliklere karşı sendikaların da desteğini alan "hayır" cephesi, oylamayı Meloni iktidarına karşı bir protestoya dönüştürmeye çalışırken; siyaset bilimciler, bu referandumun Meloni'nin ilk önemli yenilgisiyle sonuçlanabileceği uyarısında bulunuyor.Meloni, katılım zorunluluğu bulunmayan referandumda seçmenleri sandığa götürebilmek için rapçi Fedez’in podcast yayınına katılmak gibi yöntemler kullanarak özellikle genç seçmenleri sandığa davet etti. Başbakan, "hayır" oyunun sadece bozuk bir yargı sistemini koruyacağını savunarak sonuç ne olursa olsun istifa etmeyeceğini açıklasa da, İran Savaşı nedeniyle artan gaz fiyatları ve ekonomik belirsizlik hükümetin popülaritesini olumsuz etkiliyor. Düşük katılımın muhalefetin lehine olabileceği belirtilen süreçte, seçmenlerin bu oylamayı küresel belirsizlik ve yükselen fiyatlara karşı bir tepki alanı olarak kullanabileceği ifade ediliyor. Bazı uzmanlar bu referandum teklifinin anayasadaki güçler dengesini bozabileceğinden endişe duyuyor. Roma’da düzenlenen "Hayır" mitinglerinde demokrasiyi savunma çağrıları yapılırken, sendika temsilcileri bu değişikliğin yargıyı siyasi kontrol altına alma girişimi olduğunu iddia ediyor. Eğer Meloni bu seçimden istediğini alırsa başbakanlık yetkilerini artırmaya yönelik daha büyük hedefler belirleyebileceği, ancak olası bir yenilgi durumunda istifa etmese dahi siyasi olarak ciddi şekilde zayıflayacağı öngörülüyor.Slovenya’da ise seçmenler, genel seçimler için sandık başına gidiyor. Mevcut merkez sol hükümet ile eski Başbakan Janez Jansa liderliğindeki sağcı popülist muhalefet arasında geçmesi beklenen seçim, bir “ruh hali testi” olarak görülüyor. Avrupa’nın siyasi ruh hali için bir gösterge niteliği taşıyan seçimde, Donald Trump hayranı olan Jansa'nın iktidara dönüp dönmeyeceği merak konusu oluyor. Anketler yarışın son derece çekişmeli geçeceğini gösterirken, ne mevcut Başbakan Robert Golob’un Özgürlük Hareketi partisinin ne de Jansa’nın Sloven Demokrat Partisi’nin 90 üyeli parlamentoda tek başına hükümet kuracak çoğunluğu elde etmesi beklenmiyor, bu durum hükümetin kurulması için küçük partilerin desteğini zorunlu kılıyor. Seçim kampanyasının son günlerine, Jansa’nın partisinin hükümeti yıpratmak amacıyla İsrailli özel istihbarat ajansı Black Cube ile anlaştığı iddiaları ve gizli kaydedilen videolar damga vurdu. Başlangıçta hükümeti yolsuzlukla suçlamak için kullanılan bu videolar, gazetecilerin ve insan hakları örgütlerinin bu operasyonun arkasında muhalefetin talebiyle hareket eden eski İsrailli ajanların olduğunu ortaya çıkarmasıyla Jansa’nın popülarite kaybına uğrayabileceği belirtiliyor Mevcut Başbakan Golob, bu durumu AB’ye yönelik bir tehdit olarak nitelendirirken, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da Slovenya Başbakanı’nın bir dezenformasyon müdahalesinin kurbanı olduğunu belirterek Golob’a destek verdi. Olası bir Jansa zaferinin ülkeyi yakın müttefiki Viktor Orban liderliğindeki Macaristan'ın yoluna sokmasından ve AB ile NATO içinde bir "sorun çıkarıcı" haline getirmesinden endişe ediliyor. Ayrıca bu seçim, 2024'te Filistin'i bir devlet olarak tanıyan ve İsrail yerleşim birimlerinden gelen ürünleri yasaklayan mevcut hükümetin dış politika çizgisinin devam edip etmeyeceğini de belirleyecek. Zira Jansa, Başbakanlığı döneminde İsrail’e verdiği güçlü destekle tanınıyor.