CANLI
Ana Sayfa🇹🇷 Türkiye🌍 Dünya📈 Ekonomi⚽ Spor💻 Teknoloji🎭 Magazin
Ana SayfaDünyaİsrail-Hizbullah çatışması: Siyasi çözüm
🌍 Dünya

İsrail-Hizbullah çatışması: Siyasi çözüm zorlaşıyor mu?

DW Türkçe·🕐 1 sa önce·👁 0 görüntülenme
İsrail-Hizbullah çatışması: Siyasi çözüm zorlaşıyor mu?
İsrail'in ateşkese rağmen Lübnan'daki askeri operasyonları Hizbullah üzerindeki baskıyı artırıyor. Uzmanlar, askerî kazanımların siyasi çözümü daha da zorlaştırabileceği uyarısında bulunuyor.

İsrail ile Lübnan arasında ABD'nin arabuluculuğunda Washington'da yapılan görüşmelerin dördüncü turunda taraflar ateşkesin uygulanması konusunda anlaştı.İsrailli ve Lübnanlı hükümet temsilcilerinin katıldığı görüşmenin ardından ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan ortak açıklamada, ateşkesin İran yanlısı Hizbullah milislerinin İsrail'e yönelik saldırılarını tamamen durdurmasına ve Güney Litani Bölgesi'nden tahliye edilmelerine bağlı olduğu vurgulandı.Ortak açıklamaya göre bölgede, Lübnan ordusunun "tüm devlet dışı aktörleri dışlayarak" kontrolü elinde bulunduracağı pilot bölgeler oluşturulması öngörülüyor. Ancak bu güvenlik bölgelerinin nasıl oluşturulacağı henüz netlik kazanmadı.Açıklamada "Bu adımlar, geniş kapsamlı barış ve güvenlik anlaşmasına yönelik ilerleme sağlanmasını mümkün kılacak" denildi.İsrail ile Lübnan arasındaki ilişkilerin geleceğinin, iki ülkenin hükümetleri tarafından belirlenmesi gerektiği vurgulanan açıklamada, "Devlet veya devlet dışı aktörlerin" Lübnan'ın geleceğini "rehin almaya yönelik her türlü girişiminin" reddedildiği ifade edildi. Açıklamada, "İsrail ve Lübnan, birbirlerine karşı düşmanca niyet içinde olmadıklarını bir kez daha teyit etti" ifadesine yer verildi. İsrail ve Lübnan arasındaki görüşmelere 22 Haziran'da devam edilmesi planlanıyor.Ancak Washington'daki görüşmeler sonrasında yapılan ateşkes açıklamasına karşın çatışmalar son bulmadı. Lübnan haber ajansı NNA, İsrail'in insansız hava araçlarıyla Lübnan'ın güneyine saldırılar düzenlediğini ve en az bir kişinin öldüğünü bildirdi. İsrail Savunma Bakanı İsrael Katz da Lübnan'daki askeri operasyonlarını sürdüreceklerini ve şimdilik birlikleri geri çekmeyeceklerini duyurdu.İsrail ile Hizbullah arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren geçici ateşkese rağmen yaşanan çatışmalarda Lübnan hükümeti savaşın bir tarafı değil. Görüşme masasında yer almayan İran destekli Hizbullah ise müzakereleri kapitülasyon olarak değerlendiriyor. Hizbullah, ABD, Almanya ve birçok Sünni Arap ülkesi tarafından terör örgütü olarak sınıflandırılıyor.Washington'daki görüşmeler öncesinde İsrail hafta sonunda Lübnan'ın güneyine yönelik saldırıları yoğunlaştırdı. Geçen hafta sonundan bu yana İsrail bayrağı, Lübnan'ın güneyindeki Beaufort Kalesi'nde dalgalanıyor.Bu saldırılar öncesinde İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ile Savunma Bakanı Katz, Beyrut'un güney banliyölerinde "Hizbullah'a ait terör hedefleri" olarak tanımladıkları bazı stratejik noktalara yönelik saldırı emri vermişti. İsrail hükümeti, saldırıların "ateşkes ihlallerine karşılık" gerçekleştirildiğini" duyurmuştu.Lübnan medyası Beyrut'un güney banliyölerinden kaçışların başladığını bildirirken, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun yaşananları "acımasız İsrail saldırganlığı" olarak nitelendirmişti.Lübnan'daki gerginliği, Beyrut'taki Friedrich Ebert Vakfı Ofisi Başkanı Merin Abbass şöyle anlatıyor: "Resmî olarak ateşkes yürürlükte olsa da çatışmalar fiilen devam ediyor."DW'ye konuşan ve Beyrut'ta bulunan Abbass, "Bugünden itibaren ayrıca Beyrut'un güney banliyölerinin bombalanacağına dair somut tehditler var. İlk tahliyeler başladı bile. Gerginlik hissediliyor" diyor.İsrail Savunma Bakanı Katz Washington'daki görüşmeler sonrasında yaptığı açıklamada Lübnan'ın güneyinde evlerini terk etmek zorunda kalan yüz binlerce kişinin şimdilik geri dönemeyeceğini belirtti.Bölgede yaşanan bu gerilim önemli bir soruyu gündeme getiriyor: İsrail, askerî operasyonlarla neyi amaçlıyor?İsrail'e göre hedef, Hizbullah'ı zayıflatmak ve nihayetinde silahsızlandırmak. İsrail yönetimi, Hizbullah'ın Kuzey İsrail'e yönelik roket ve insansız hava aracı saldırılarının hâlâ doğrudan tehdit oluşturduğunu savunuyor.Abbass, İsrail hükümetinin iç politikada da baskı altında olduğuna dikkat çekiyor."İsrail içinde Hizbullah'a karşı mücadelenin yeterince kararlı yürütülmediğine yönelik ciddi eleştiriler var" diyen Abbass'a göre, Litani Nehri'nin kuzeyine kadar ilerlenmesi, mevcut stratejinin İsrail açısından yetersiz görüldüğünü ortaya koyuyor.Aşırı sağcı Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir, İsrail'de Lübnan ile anlaşmaya karşı çıkan isimler arasında. Washington'daki görüşmelerde Lübnan hükümeti ile varılan anlaşmayı "ciddi bir hata" olarak değerlendiren Ben Gvir, kabinenin onayını istedi. Ben Gvir, Hizbullah'ın geri çekilmeyeceğini ve Lübnan ordusunun da varılan anlaşmayı uygulayamayacağını savundu.Hamburg merkezli Küresel ve Bölgesel Araştırmalar Enstitüsü (GIGA) Ortadoğu uzmanı Jan Wilkens de İsrail'in askeri operasyonlarının temel amacının Hizbullah'ı askerî açıdan zayıflatmak olduğunu düşünüyor.Ancak Wilkens, operasyonun siyasi maliyetlerine de işaret ediyor.DW'ye konuşan Wilkens, "Uluslararası hukuk açısından bakıldığında devlet egemenliğinin açık biçimde ihlal edilmeye devam ettiğini görüyoruz" diyor.Gözlemciler arasında, İsrail'in operasyonlarının Lübnan'da siyasi çözüm isteyen çevreleri zayıflattığı yönündeki endişeler artıyor.Uluslararası Stratejik Araştırmalar Merkezi (CSIS), saldırıların devlet kurumlarını zayıflatabileceği ve bunun da dolaylı olarak Hizbullah'ın "güvenliği ancak silahlı direniş sağlayabilir" tezini güçlendirebileceği uyarısında bulunuyor.Wilkens de benzer görüşte:"İsrail, Lübnan'a tek taraflı bir çözüm dayatmaya çalıştıkça, tarafların uzun vadede kabul edebileceği bir anlaşmanın zemini daralıyor."Friedrich Ebert Vakfı'ndan Abbass'a göre ise sorunun merkezinde temel bir güç dengesizliği bulunuyor:"Bir tarafta askerî açıdan çok güçlü bir İsrail, diğer tarafta ise nispeten zayıf bir Lübnan devleti var. İsrail, Hizbullah'a karşı mücadelenin sürmesini istiyor. Hizbullah üzerinde sınırlı etkisi bulunan Beyrut hükümeti ise öncelikle ateşkese uyulmasını ve yerinden edilenlerin evlerine dönmesini talep ediyor. Görüşmeler başladığından beri, bu pozisyonlarda neredeyse hiçbir değişiklik olmadı."Hizbullah'ın da müzakerelere fazla ilgi göstermediği görüşünde olan Abbass, Kuzey İsrail'e yönelik roket ve İHA saldırılarının, diplomatik süreci sabote etme girişimi olarak da yorumlanabileceğine işaret ediyor.Wilkens ise müzakerelerin giderek sahadaki askerî kazanımları siyasi olarak meşrulaştırma aracına dönüşmesi riskine dikkat çekiyor:"İlerleme, geniş uzlaşıya dayalı bir çözüm için müzakere alanını daraltıyor."Bu süreçte ABD kilit aktör konumunda. Washington yalnızca İsrail'in en önemli müttefiki değil, aynı zamanda her iki taraf üzerinde de etkili olabilen tek dış güç olarak görülüyor.Ortadoğu ve güvenlik politikaları üzerine çalışan Amerikan düşünce kuruluşu Washington Institute, Hizbullah'ın silahsızlandırılmasının aşamalı biçimde ilerletilmesini ve Lübnan ordusunun daha fazla desteklenmesini öneriyor. Lübnan ile İsrail arasında arabuluculuk ve koordinasyon mekanizmaları da seçenekler arasında gösteriliyor.Ancak Abbass'a göre askerî baskı tek başına çözüm getirmeyecek:"İsrail'in kendi halkını korumak ve kendini savunmak istemesini anlamak gerekir. Ancak Lübnan başkentinin mahallelerinin kapsamlı biçimde yıkılması bana göre orantısız olur."Wilkens ise gerilimin düşürülmesinin hâlâ mümkün olduğunu düşünüyor. Ancak bunun için öncelikle şiddetin sona ermesi gerektiğini vurguluyor:"Hizbullah'ın saldırılarını durdurması, aynı zamanda İsrail'in de Lübnan topraklarından çekilmesi gerekiyor. Ancak o zaman kalıcı müzakereler için bir zemin oluşabilir."Abbass ise uluslararası toplumun daha güçlü tepki vermesi gerektiğini savunuyor:"Bütün şehirler ve köyler yıkılırken yalnızca endişe dile getirmek yeterli değil. Çok daha net siyasi tepkilere ihtiyaç var."Bunun gerçekleşip gerçekleşmeyeceği ise henüz belirsiz.Kesin olan şu ki, askerî tırmanış sürdükçe siyasi bir çıkış yolu bulmak daha da zorlaşıyor. Şu anda en büyük tehlike de tam olarak burada yatıyor: İsrail, Lübnan ve tüm bölge için. Bölgede yaşanan çatışmaların son bulması İran ile ABD arasındaki müzakereler açısından da önemli. İran uzlaşmaya varılması için Lübnan'a yönelik saldırıların durdurulmasını istiyor.

Kaynak: DW TürkçeOrijinal Habere Git →
İlgili Haberler