Adalet Bakanı Akın Gürlek’in duyurduğu “Ailem Güvende” operasyonlarıyla birlikte “yabancı fon” tartışması da gündeme geldi. İstanbul, Ankara, İzmir, Aydın ve Mersin Cumhuriyet başsavcılıklarının koordinasyonunda, 15 ili kapsayan operasyonlarda 162 şüpheli, 9 dernek ve 13 işletme hakkında adli işlem gerçekleştirildi. Soruşturmalarda fuhşa aracılık veya yer temini, müstehcen içerik üretimi ve yayılması, çocukların bu içeriklere maruz bırakılması gibi iddiaların incelendiği açıklandı.
Operasyon kapsamında LGBTİ+ dernekleri ve çeşitli işletmelere de baskınlar düzenlenirken, çok sayıda kişi gözaltına alındı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ise soruşturmanın gerekçeleri arasında çocukların cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği konularında yaş ve gelişim düzeyleri gözetilmeksizin yönlendirildiği iddialarını, bu faaliyetlerin toplum nezdinde olağanlaştırılmasının önlenmesini ve çocukların, aile kurumunun ve toplumun ortak ahlaki değerlerinin korunmasını gösterdi.
Gürlek’in açıklamasında operasyonun dikkat çeken başlıklarından biri ise derneklerin yurt dışından aldığı fonlar oldu. Bakan, soruşturmaların mali boyutuna ilişkin yaptığı açıklamada, “LGBT ve ahlaksızlığı teşvik eden derneklere ilişkin; MASAK incelemelerinde bazı derneklere yurt dışındaki kamu kurumları ve yabancı kuruluşlardan yüksek tutarlarda fon aktarıldığı tespit edilmiştir” ifadelerini kullandı. Gürlek, söz konusu para hareketlerinin kaynağının ve soruşturmalara konu faaliyetlerle bağlantısının araştırıldığını belirtti. Ancak bu açıklama, Türkiye’de faaliyet gösteren ve iktidara yakınlığıyla bilinen vakıf ve derneklerin de Avrupa kaynaklı fonlardan yararlanmasını yeniden gündeme getirdi.
Türkiye Ulusal Ajansı’nın Erasmus+ ve Avrupa Dayanışma Programı kapsamında yayımladığı resmi hibe kayıtlarına göre, Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) ile Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV), 2020-2025 yılları arasında Avrupa Birliği kaynaklarından milyonlarca avroluk hibe aldı.
Kayıtlara göre TÜGVA’nın 2020-2025 dönemindeki proje hibeleri toplam 1 milyon 270 bin 568 avroya ulaştı. Aynı dönemde TÜRGEV’in aldığı hibelerin toplamı ise 1 milyon 7 bin 868 avro oldu. İki vakfın toplam aldığı hibe tutarı böylece 2 milyon 278 bin 436 avroya çıktı. Söz konusu ödemeler Erasmus+ ve Avrupa Dayanışma Programı kapsamında gerçekleştirildi.
Gençlik hareketliliği, eğitim, gönüllülük, gençlik değişimleri ve uluslararası işbirliği gibi alanlarda hazırlanan projeler için verilen bu hibeler, Avrupa Birliği’nin proje destek mekanizmaları kapsamında yer alıyor.
TÜGVA’nın aldığı hibeler arasında gençlik hareketliliği ve gençlik kuruluşlarıyla işbirliği projeleri bulunurken, 2025 yılında da vakfa yüz binlerce avroluk proje desteği sağlandı. TÜRGEV’in projeleri de benzer şekilde eğitim ve gençlik alanındaki Avrupa programlarından yararlandı. Resmi hibe kayıtlarında TÜGVA ve TÜRGEV’in yanı sıra iktidara yakınlığıyla bilinen çeşitli vakıf ve kuruluşların da Avrupa Birliği programlarından destek aldığı görülüyor.
Bu kuruluşların aldığı hibeler, proje karşılığında sağlanan ve ilgili programların kuralları çerçevesinde kullanılan fonlar olarak kayıtlara geçti.
“Ailem Güvende” operasyonunda LGBTİ+ dernekleriyle ilgili yapılan mali incelemede yurt dışı fonlarının özellikle açıklanması, buna karşın iktidara yakın kuruluşların Avrupa Birliği fonlarından yararlanmasının olağan proje desteği olarak değerlendirilmesi, siyasi tartışmanın da merkezine oturdu.
