Avustralya’da tarım alanlarını korumak amacıyla yaklaşık 91 yıl önce uygulanan biyolojik mücadele yöntemi beklenen sonucu vermedi. Şeker kamışı tarlalarındaki zararlı böcekleri azaltması için doğaya bırakılan kamış kurbağaları kısa sürede çoğalarak doğal yaşam alanlarına yayılmaya başladı.
KURBAĞALARI 1935 YILINDA DOĞAYA BIRAKTILAR
Kamış kurbağaları 1935 yılında şeker kamışı üretiminde sorun oluşturan zararlılarla mücadele amacıyla Avustralya’ya getirildi. Kurbağaların tarlalardaki zararlı böceklerle beslenmesi ve böylece ürün kayıplarının azaltılması hedeflendi. Doğaya bırakılmalarının ardından ise kurbağalar yeni çevre koşullarına uyum sağlayarak hızla çoğalmaya başladı.
Kurbağaların hedeflenen zararlıları kontrol altına alması beklenirken uygulama istenilen sonucu vermedi. Kamış kurbağaları bunun yerine farklı besin kaynaklarından yararlanarak yaşamını sürdürdü ve popülasyonunu artırdı. Doğal ortamda yayılmalarını sınırlayacak koşulların yetersiz kalmasıyla kurbağalar şeker kamışı tarlalarının dışına çıkarak yeni bölgelere ulaştı.
HIZLA ÇOĞALIP GENİŞ ALANLARA YAYILDILAR
İlk bırakıldıkları bölgeden çevredeki doğal yaşam alanlarına ilerleyen kamış kurbağaları zaman içerisinde Avustralya’nın farklı bölgelerine yayıldı. Yüksek üreme kapasitesi ve farklı çevre koşullarında yaşayabilmeleri, popülasyonlarının büyümesini hızlandırdı. Böylece tarımsal mücadele amacıyla getirilen tür, kontrol edilmesi güç bir istilacı popülasyona dönüştü.
Kamış kurbağalarının en önemli özelliklerinden biri zehirli olmaları. Kurbağaları avlamaya çalışan bazı yerli yırtıcı türler bu zehirden etkilenirken ekosistemdeki besin ilişkileri de değişime uğradı. Kurbağaların geniş alanlara yayılmasıyla birlikte yerli türler üzerindeki etkileri de Avustralya’daki istilacı tür sorunlarının önemli başlıklarından biri haline geldi.
